Reklamı Kapat

Devlet içinde gizli yapı!

Devlet içinde örgütlenmiş gizli bir yapının/yapıların yasadışı birtakım faaliyetler yürütmesi…

Çok tartışılan bir konu oldu, yıllarca…

Hatırlayınız lütfen; Milliyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Abdi İpekçi cinayeti, Bülent Ecevit'in ‘kontrgerila’ iddialarının çok dile getirildiği bir dönemde işlendi.

Adına ‘gladio’ ya da ‘kontrgerilla’ deniliyordu, bu yapının…

Bu yapı (ya da yapılar) konusunda söylenenlerin ne kadar doğruyu yansıttığı hususu hâlâ çok su götürür bir mesele, elbette…

Ama ortada bir de yaşanmışlar ve de değerlendirmeler, demeçler, konuşmalar, röportajlar var…

***

İşte tarihten bir yaprak…

Emekli Org. Sabri Yirmibeşoğlu ‘konrgerilla’ tartışmalarına katılarak «Özel Harp›te çalışanlarla iftihar ettiklerini» açıklamıştı…

1955›te, 6-7 Eylül olayları sırasında Özel Harp Dairesi›nin atası sayılan Seferberlik Tetkik Kurulu›nda görevliydi, Yirmibeşoğlu.

Gazeteci Fatih Güllapoğlu›na (‘Tanksız Topsuz Harekat’, Tekin Y., 1991) söylediği şu sözler hiç unutulmadı: «6-7 Eylül de bir Özel Harp işidir. Muhteşem bir örgütlenmeydi. Amacına da ulaştı…”

***

Emekli Orgeneral Kemal Yamak, anılarını kaleme aldığı kitabında, özellikle Bülent Ecevit için pek de yenilir yutulur olmayan iddialar gündeme getiriyor. (Gölgede Kalan İzler ve Gölgeleşen Bizler, Doğan Kitap, s. 284-290) Kemal Yamak, 1971-1974 tarihleri arasında Özel Harp Dairesi’nin başında yer alan, daha sonra da pek çok kritik görevi üstlenen bir üst düzey komutan.

1973 yılında dönemin Başbakanı olan Bülent Ecevit’e ve Milli Savunma Bakanı Hasan Esat Işık’a, Özel Harp Dairesi konusunda brifing veriliyor. Sunuşu yapan Yamak, ancak toplantıda başta Genelkurmay Başkanı Orgeneral Semih Sancar olmak üzere üst düzey askeri erkân da bulunuyor. Yamak’ın tanıtımının ardından Ecevit’in tepkisi (Semih Sancar’a hitaben) şöyle: «Ne kadar iyi bir teşkilat, ne kadar ulvi bir görev Paşam. Acaba bu teşkilatlanmayı yaygınlaştırarak çoğaltsak, buna mukabil ordumuzun barış kadrosunda önemli bir azaltmaya gitsek nasıl olur?» Bunları anlatan Yamak’ın ifadesine göre, Ecevit ayrıca, milli bir görev yapan bu teşkilata gereken desteğin verileceğini söyleyerek teşekkürle toplantıdan ayrılıyor.

Ancak madalyonun bir de öteki yanı var. Soru şu; tüm bu yaşananların ardından nasıl oldu da Bülent Ecevit 1974’ten sonra Özel Harp Dairesi’ni işaret ederek, devlet içinde gizli bir yapılanma olduğunu söyledi ve «kontrgerilla» tartışmasını başlattı.

Kemal Yamak, anılarında şaşırdığı birkaç noktayı da şöyle anlatıyor: “Birincisi, nasıl olur da o tarihe kadar Türkiye’de hiçbir başbakana böyle bir dairenin çalışmaları hakkında bilgi verilmemiştir! Çünkü anlatılanlara göre Ecevit’e verilen brifing bir ilktir ve Başbakan’ın bu dairenin ABD’den aldığı yıllık ödenekten bile haberi yoktur...”

Yamak Paşa’nın anılarındaki en kritik noktalardan biri hiç kuşkusuz budur; “Özel Harp Dairesi’nin yıllık ödenekleri ABD’den gelmektedir!”

***

Yıllardır uluslararası “dizayn” faaliyetlerini kimi gizli kimi açık destekle yürüten ABD, bu konjonktürde hangi karanlık planlarla uğraşıyor dersiniz!

BANA NE AMERİKA’DAN!

 

*  27 Mayıs askeri darbesinin arkasında ABD’nin parmağı var mıdır, yok mudur?

*  12 Eylül askeri darbesinin arkasında ABD’nin parmağı var mıdır, yok mudur?

*  28 Şubat askeri darbesinin (post-modern darbe) arkasında ABD’nin parmağı var mıdır, yok mudur?

*  15 Temmuz darbe ve işgal harekâtının arkasında ABD’nin parmağı var mıdır, yok mudur?

Özetin özeti: Soru(n) şudur, Amerika’ya ne kadar bağlıyız, ne kadar bağımlıyız?

Milli Görüş lideri, Refah-Yol Hükümeti Başbakanı Prof. Dr. Necmeddin Erbakan, yıllar öncesinden yıllar ötesine nasıl seslenmişti; “Bana ne Amerika’dan, bana ne Amerika’dan…”

İşte bütün mesele budur…

METROBÜS DURAKLARINDAKİ TEHLİKE!

Metrobüs, nüfusu 20 milyonu aşan İstanbul’un en önemli toplu ulaşım araçlarından…

İETT’nin İstanbul’un ana arterlerindeki trafik yoğunluğunu azaltmak, hızlı ve konforlu ulaşım sağlamak amacıyla işletmeye aldığı sistem…

Beylikdüzü’ndenSöğütlüçeşme’ye kadar, toplam uzunluğu 52 kilometreyi buluyor ve 44 istasyonu var. Günlük ortalama 870 bin yolcu taşınıyor.   

Buraya kadar güzel…

Zaman zaman ben de kullanıyorum, metrobüsü…

Son zamanlarda dikkatimi çeken, sizin de dikkatinizi çekti mi bilmiyorum; hayır, hayır tıklım tıklım doluluğundan, arızalardan bahsedecek değilim.

Dikkatimi çeken ve de güvenlik açısından bence çok büyük tehlike arz eden durum şudur:

Metrobüse giderken ya da indiğinizde kullandığınız yaya geçitler var. Bunlardan biri merdivenli ve daha kısa… Diğeri ise daha uzun ve dolambaçlı olanı… Elinizde valiz varsa ya da yaşlı ve engelli iseniz bu merdivensiz yolu kullanıyorsunuz.

İşte bu merdivensiz uzun geçitlerin üzeri kapalı olan kısımları tam bir facia! Zira, başınızı kaldırdığınızda –paslanmış olan- paneller/kapaklar neredeyse başınıza düşecek gibi…

Fotoğrafta gördüğünüz, YenibosnaMetrobüs Durağı… Bu sadece birisi… Yerlerinden oynamış paneller, rüzgâr vurdukça sallanıyor. Kimi de zaten tamamen çıkmış-kopmuş… Bunların oradan geçenlerin kafasına düştüğünü düşünebiliyor musunuz?

 

 

 

 

 

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Adnan Öksüz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

03

Abdurrahman Serdar -

Rockfeller bir Gazeteciye verdiği mülakatında, Türkiyediki tüm ihtilal (DARBE) lerde Amerikanın parmağı ve kendilerinin payı olduğunu açıkça, çekinmeden beyan etmişti

Özel Harp Dairesi'nin ödeneği elbette ABD'den geliyor (dü). 1991 yılnda, 1. Körfez savaşından kaçarak ÖZALı ortada bırakan devrin Gn.Kur Başkanı TTORUMTAY'in oğlu, o günlerde MİTİn ödeneklerini henüz getirmiştı. O tarihten sonra ne oldu ? Boşuna dememişler, "gavur'un ekmeğini yiyen, gavur emrine uyar". Kemal Yımak Paşa iyi insandı. Semih Sancar Gn Kur Başkanı olmasaydı, belki Kıbrıs çıkarması da yapılmazdı. S.Sancarı Milli ve dürüst bir

komutan olarak anıyorum. O sırada nöbetçi subayı idim.

İstanbul'un nüfusunun 20 milyon oluğunu yazıyorsunuz. Dünyada kaçıncı geliyor, acaba. RTE Başbakan olduğu senelerde, İstanbul'un nufusunun çok yoğun olduğunu, trafiğinin çok sıkışık olduğunu ; hatta, nüfus ve plaka tahdidi getirilmesi gerektiğini, defaatla dillendirmişti. Onu da bu fikrinden caydıran, o bahsettiğiniz derin devlet midir ? Yoksa, arsa spekülatörleri ve herbiri, eskiden SANAYİCİ olan MÜTEAHHİTLER mi ? Sanayi hamlesi bu sayede mi yapıldı ? Yoksa Banka kredilerindeki sıkışma bu yüzden mi doğdu ?

Hükumetler, hala, İstanbulun şu rezaletine ve istikbaldeki muhtemel sefaletine göz ve kulak tıkamıya devam ediyor. Geçiştir, geçiştir...

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 26 Eylül 14:21
02

Demir Sangu - ERbakan hoca he zaman doğruları söyledi. 20 yıl 50 yıl sonrasını görerek konuştu. Bu durum sayın Erbakan'ın ne kadar da basiret ve firaset sahibi olduğunu göstermektedir. Keşke bir Erbakan daha çıksa...

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 26 Eylül 12:55
01

Faruk Özel - Metrobüs durakları resmen dökülüyor. Metrobüs duraklarının baitam aşağı ele alınması lazım...

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 26 Eylül 11:54


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?