Reklamı Kapat

Bir kıvılcım dengeleri bozabilir

Bismillahirrahmanirrahim.

DÜNYADAKİ hareketliliği görüyorsunuz. Savaşlar, iç çatışmalar, bombalar, saldırılar, tehditler, intikam noktasına ulaşmış düşmanlıklar… Hızlanan diplomatik trafik… Çanakkale’deki düşmanlarımızı göz önüne getirin! Hepsinin Türkiye ve İslam dünyasına karşı diş bilemekte olduğunu göreceksiniz.

Çok dikkatli ve uyanık olup olaylara ferasetle bakmamız gereken günlerdeyiz. Unutmayın! Farklı olaylar sonucu gelişen Birinci Dünya Savaşı, bir Sırplı öğrencinin Saraybosna’da Avusturya Veliahtı’nı öldürmesiyle başladı. Aynı karışık ortamı yaşıyoruz. Göz gözü görmüyor. Yeni bir kıvılcım büyük bir savaşın işaret fişeği olabilir.

Dünyanın jandarmalığına soyunan sömürgeci ABD, Türkiye’yi hedef tahtasına koydu. Çok yönlü manevralar içinde. Bir taraftan İdlib’de Türkiye’nin yanında ve barışçı bir görüntü verirken; diğer taraftan PKK’nın Suriye kolu YPG üzerinden Suriye’deki işgal alanını genişletmeye çalışıyor.

Bölgeye 500 TIR’lık silah ve askeri sevkıyat yaptı. Zırhlı araçlar, eğitilmiş personel, ağır silah ekipmanları, prefabrik barınma evleri, iş makineleri gönderdi. YPG’yi özel eğitime aldı. Yeni askeri üsler açmaya çalışıyor. Ciddi bir hazırlık içinde oldukları o kadar açık ki!

Gelişmeleri fırsat bilen İsrail iyice zıvanadan çıktı. Yakıyor, yıkıyor, saldırıyor, bombalıyor, öldürüyor… Bin bir entrika peşinde. Varlığını sağlamlaştırmaya, Kudüs’ün tamamını sahiplenmeye çalışıyor.

Filistinli kardeşlerimizin kanı “sebil” oldu! Neredeyse çatışmasız geçen günleri yok. Mart’tan beri süren Gazze sınırındaki “Büyük Dönüş Yürüyüşü”nde 183 şehit verdiler. Binlerce de yaralı.

 

ERBAKAN’I ÖRNEK ALIN

EMPERYALİST oyunlar; Irak, Suriye, Yemen gibi yerlerde Müslümanların birbiriyle çatışmasıyla sonuçlandı. ABD’nin Ortadoğu’da büyük hesapları var. Batı ülkeleri ABD’ye tam destek veriyor. Sömürgeci güçlerin İslam dünyasına karşı kini artarak sürüyor. Irak, Mısır, Suriye’den sonra gözleri İran ve Türkiye’de! Tedbirimizi almalı, göz göre göre Siyonizm’e yem olmamalıyız.

Akıl, işin sonunu görmektir. Çözümü, çıkış yolunu bulmamız için verilmiş bize. Türkiye, İslam dünyasının “ağabey”i konumunda! Osmanlı’nın mirasçısı… Tarihi devlet tecrübesine sahip! İslam dünyasını uyarma, rehberlik etme görevi birinci derecede Türkiye’de.

“Erbakan örneği” var önümüzde. İslam dünyasının sevgisini kazanmış bir lider. O, ihtilaflı konulara girmedi. İttifak edilen konulardan işe başladı. İslam dünyasının hiçbir ülkesi ve liderine tek kelimelik olumsuz söz etmedi.

Ortak noktalardan yola çıktı. Suud krallarıyla iyi ilişkiler geliştirdi. Çünkü kutsal topraklarla ilgili karar mercii onlardı. Filistin liderleriyle dostluklar kurdu. Çünkü Kudüs ve Mescid-i Aksa’nın dış politikadaki temsilcisiydiler. Pakistan, İran, Mısır, Nijerya, Bangladeş, Malezya, Endonezya gibi ülkelerle İslam Birliği’nin çekirdeğini oluşturan D-8’leri başlattı.

İrtibat halinde olmadığı İslam ülkesi yoktu. Hepsini emperyalist tuzaklardan kurtarmaya çalıştı. Hac ve umre için gittiği Mekke ve Medine’de birçoklarıyla buluştu. Manevi ve maddi destek oldu. Cihanşümul İslam kardeşliğinin gereği, gönlü İslam dünyasıyla birlikteydi. Pek çok konuda arabuluculuk rolü üstlendi. Müslümanların gönlünde taht kurdu.

 

ÇÖZÜM İSLAM BİRLİĞİ’NDE

BUGÜN için ilk yapılacak iş, Türkiye olarak, iç barışın kâmil anlamda sağlanması; İslam dünyasında ise ittifak halinde olunan konuların öne çıkarılmasıdır. İttifak halindeki konuları uygulamaya başlarsak, ihtilaf konuları azalacak, belki de ortadan kalkacaktır. Türkiye İslam dünyasına karşı görevini ihmal etmemelidir. Müslüman ülke ve liderlerin yanlışlarını söyleyerek dolaşmak yetmez. Kardeşleri olarak, “Onların arasını ıslah etmek, düzeltmek”le (Hucurat, 13) emrolunmuşuz.

Erbakan Hoca, Şeyh Edebali’nin Osman Bey’e Nasihatleri’nde ifadesini bulan halkla yönetici ilişkisini hayata geçiren lider oldu: “Bundan sonra güceniklik bize; gönül almak sana… Geçimsizlikler, çatışmalar, uyumsuzluklar, anlaşmazlıklar bize; adalet sana…”

Yöneticilik ateşten gömlektir. Halkının tamamını himaye etme, adil yönetme göreviyle yükümlüdürler. Adil yöneticiye, “Hiçbir gölgenin bulunmadığı mahşer günü arşın gölgesinde Allah’ın özel misafiri olarak barındırılma” (Buhari) müjdesi verilmiştir. Yöneticiyi kıyamet günü kurtaracak en başta gelen meziyet, adil olmasıdır.

Türkiye her türlü problemin üstesinden gelebilecek potansiyele fazlasıyla sahiptir. Hükümet, kendi geleceğini değil; ülkenin geleceğini öne almalıdır. “Gelecek seçimler için değil; gelecek nesiller için icraat yapmalıdır.” Yürekler toplu vurursa, düşmanlarımızın entrikaları kendi başlarına geçecektir.

Bir arada yaşadığımız her ferdi kardeş bilmeli; birbirimize gönlümüzü açmalıyız. Çanakkale’de Türk’ü, Kürt’ü, Arap’ı, Çerkez’iyle bunu yaptık; imkânsızlıklar içindeyken yedi düveli mağlup ettik. Omuz omuza verip gönül seferberliğine girişme zamanı! Zafer, iman ve azmini bileyenlere güler.

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Şakir Tarım - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?