Reklamı Kapat

Bir nesil daha heba oldu

AK Parti iktidarı yaklaşık 16 yıldır işbaşında. Bu, bir nesil demek… Demek bir nesil bütünüyle bu iktidarın kanatları altında yetişti. AKP işbaşına geldiğinde iki yaşında olan bebeler bugün 18 yaşında. Yani milletvekili olacak yaşa gelmiş durumda. Peki, bu nesil nasıl yetişti? Anneler, babalar evlatlarından memnun mu? Bu nesil ülkenin temel değerlerine bağlı mı? Nüfusun yüzde 99’u Müslüman. Peki, Müslümanların çocukları İslâmiyet’i layıkıyla biliyor ve yaşıyorlar mı, İslâmî ahlak ve terbiyeden ne kadar hissedarlar? Gençler, geçimlerini temin edecekleri bir meslek, sanat, zanaat öğrendi mi? Bu ve benzeri soruların cevabı maalesef hiç de iç açıcı değildir. Bir nesil daha heba olmuş durumda. “Bir nesil daha” dedik. Zira önceki yaklaşık dört nesil de kurtuluş mücadelesi veren neslin izinden gidememiş, ecdadının yüzünü ak edecek şekilde yetişmemişti. Daha doğrusu yetiştirilememişti. Evet, bu konuda söz otomatik olarak “eğitim”e çıkıyor. “Millî Eğitim”e diyemiyorum, çünkü eğitimin “millî”liği tartışmalıdır.

Yakın Tarih Ansiklopedisi için “Neler Okuttular?” başlıklı bir araştırma yapmıştım. Tek Parti-Tek Şef devrinde okutulan bütün ders kitaplarını satır satır inceledim. Ortaya tüyler ürpertici, dehşet verici bir tablo çıktı. O kitaplarda, İslâmiyet’in temel hükümlerine aykırı, hatta hakaretamiz ifadeler yer almaktaydı. Tarihî ve kültürel değerlerimize ters yığınla yazı vardı. O ders kitaplarını okuyarak yetişen nesil, nasıl yerli olacak, yerli kalacak, buram buram Anadolu kokacak, İslâm’a bağlı kalacaktı? 1950’den sonra okutulan kitaplar da öncekilerden farksızdı. Bunun tek istisnası, Sayın Vehbi Dinçerler’in Millî Eğitim Bakanlığı yaptığı devrede hazırlanan ders kitapları diyebiliriz. O devrede, gayr-ı millî tavırdan kısmen vazgeçilmişti. Ancak o da fazla uzun sürmedi.

Eğitim konusu, aslında bir yazıya sığmayacak kadar derin ve “bir dokun bin ah işit kâse-i fağfurdan” misali bin ah işitilecek ciddiyette bir konudur. Gidin öğretmenleri dinleyin, anne-babaları dinleyin, toplumun her kesiminden insanları dinleyin. Dinlemenin yanı sıra, ders kitaplarını alıp okuyun, öğrencilerin kılık-kıyafetine, davranışlarına bakın… Bütün bunların neticesinde, ya dizinizi dövecek, ya da gözyaşı dökeceksiniz. “Batılı tasvir, safi zihinleri idlaldir” denir. Bu bakımdan batılı tasvir etmek istemiyorum. Ancak durumun vahim olduğunu her vicdan sahibi kabul edecektir.

Evet, gençler “iki kanatlı” yetiştirilmelidir. Bu kanadın biri mutlaka ve mutlaka İslâmiyet olmalıdır. Diğer kanat olan fen ve teknoloji ise yine İslâmî değerlerin ışığında verilmelidir. Nüfusun yüzde 99’u Müslüman’dır. Yüzde 1’i ise gayr-ı müslimdir. Yani ya Hıristiyan ya da Yahudi’dir. Onlar, Lozan Antlaşması’na göre çocuklarına ana okulundan itibaren kendi inançlarını ve değerlerini öğretebilmektedirler. Buna mukabil yüzde 99’u teşkil eden Müslümanların çocukları için aynı durum mevzubahis değildir.

Müslümanların çocukları İslâmî terbiye ile yetiştirilmelidir. Kur’ân, hadis ve Peygamber Efendimizin (S.A.V.) o güzel ahlakı bütün okullarda temel ders olarak okutulmalı, öğretilmelidir. Diğer müspet ilimler de Allah-u Azimüşşân’ın esma ve sıfatları anlatılarak okutulmalıdır. Zaten bütün “ilimler” Cenab-ı Hakk’ın tekvini kanunlarının keşfidir. Ne tuhaftır ki, ders kitaplarında hiç Allah lafzı geçmemektedir. Yağmur yağıyor, tesadüfen! Arı bal yapıyor, tesadüfen! İpekböceği ipek imal ediyor, tesadüfen! Türlü meyveler yetişiyor, tesadüfen! Milyon kere milyon yıldızlar ve galaksiler, top güllesinden hızlı dönüyor, hiçbiri diğerine çarpmıyor, tesadüfen! Oh ne âlâ memleket!.. Bütün o nizamı kuran Nezzâm, bütün o sanatların Sanatkârı, bütün o nimetlerin Münimi, bütün o kanunların Hâkimi, Hakîmi ve Hakemi, bütün bu mevcudatın Hâlıkı, Mâliki tek cümleyle olsun yâd edilmiyor. Bütün o fiillerin faili, ya kör tesadüfe, ya da kendisi de bir sanat eseri olan tabiata havale edilmek isteniyor. Neticede bir nesil Tevhid-i Hakiki’den bîhaber yetişiyor. Bunun en acı neticesi kabrin öbür tarafında görülecektir. Ancak iş işten geçmiş olacaktır. Ne dersiniz, eften püften konuları konuşmaya devam mı edelim, yoksa şu nesli kurtarmanın çârelerini mi araştıralım?..

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Burhan Bozgeyik - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?