Reklamı Kapat

Bakü dersleri

Geçtiğimiz hafta Sayın Cumhurbaşkanımızın Azerbaycan ziyareti vardı. 

1918 yılında Nuri (Killigil) Paşa kumandasındaki Kafkas İslam Ordusu’nun Bakü’yü kurtarışı gündeme geldi. Bakü şehitliği ziyaret edildi. Bakü’nün kurtarılması konusu basında yazıldı, çizildi, televizyonlarda konuşuldu.

Bu konuda elbet bizim de söyleyeceğimiz çok önemli hususlar var. Kafkas İslam Ordusu’nun hattı harekâtının tamamını anlatacak değiliz. Lakin 1914’te Birinci Dünya Savaşı’na müttefik olarak girdiğimiz Almanların bize bu cephede de nasıl ayak bağı olduklarını mutlaka iyi bilmemiz gerek.

Bilindiği gibi o ittifak yıllarında Alman general ve subayları da ordumuzun en üst kademelerinde komutanlık görevleri yaparlardı. Kafkas İslam Ordusu kurulduğunda, Nuri Paşa kumandan olarak atanmış, gerek onun etrafında, gerekse orduya bağlı kolordu ve tümenlerde Alman general ve subayları da görevlendirilmişti.

Ordunun görevi bu bölgedeki Rus, Ermeni ve İngiliz bakiyelerini temizlemek ve orada daha sonra Osmanlı hâkimiyetine girecek bir hükümet kurmaktı. Batum’dan başlayan harekât hızla gelişti. Kars ve Bakü istikametine doğru yöneldi. Önemli bir petrol havzasında bulunan Bakü’ye doğru ilerlenmeye başlandığı zaman, ordudaki Alman generallerinin adeta fren yaptırmak için olağanüstü bir çabaya girdiklerini görüyoruz. Binbir bahane uydurarak Bakü’ye gidilmesine muhalefet ediyorlardı. 

Ordumuz Bakü’ye yaklaştığında Harbiye Nezareti’nden Başkumandan Enver Paşa imzalı bir emir telgrafı geldi. Şöyle diyordu:

“Neden Bakü’ye taarruza lüzum gördünüz? Neden bunu Başkumandanlığa haber vermediniz? Sizin yeriniz Kars’tır. Derhal Kars’a dönünüz! Başkumandanlıktan izin almadan bir daha böyle işlere kalkışmayınız!”

Aradan üç saat geçmişti ki, bu defa yeni bir telgraf geldi. Bu telgraf Enver Paşa’nın evindeki telgraf merkezinden çekilmişti. Yine Enver Paşa imzalı idi. Şöyle diyordu:

“Büyük Turan İmparatorluğu’nun Hazar kenarındaki zengin bir konak yeri olan Bakü şehrinin zaptı haberini en büyük sevinçle karşılarım. Türk ve İslam tarihi sizin bu hizmetinizi unutmayacaktır. Gazilerimizin gözlerinden öper, şehitlerimize Fatihalar ithaf ederim.”

İşin aslı şudur: 

Müttefikimiz, silah arkadaşımız Almanlar Bakü gibi bir petrol havzasını Osmanlı Devleti’ne yedirmek istememektedir. Kafkas İslam ordumuz  müttefikimiz Almanlara karşı hile kullanarak Bakü’yü kurtarmayı başarmıştır. Enver Paşa ve Genelkurmay Almanların kontrolündedir. 

Bakü harekâtının teferruatını anlatmak bize bir fayda vermez. Ama müttefikimiz Almanların yaptıkları oyunları bilmek ve anlamak bu günümüze ışık tutabilir. Biz Almanların Birinci Dünya Savaşı’nda bize karşı yaptıkları hile ve oyunları iyi öğrenmiş olsa idik, ders alır, bugünkü stratejik müttefikimiz Amerika’dan bunca kazığı yemezdik. 

Osmanlı’yı hiç de mecbur olmadığı halde, ittihatçıların zaafından faydalanarak dünya savaşına sokan, Sarıkamış’ta karda kışta acele harekâta sevk ederek faciaya sebep olan, Süveyş Kanalı’nda orantısız askeri gücümüze rağmen harekât yaptırarak İngilizlerle aramızda kan davası ikame eden, Çanakkale’de savunma planlarımızı değiştirerek yüzbinlerce şehit vermek zorunda bırakan, gürbüz askerlerimizi seçerek Galiçya ve Makedonya’ya gönderttirerek ve orada tutarak Suriye cephemizin çökmesine zemin hazırlayan, Kudüs’ün düşmesi dolayısıyla eğlenceler düzenleyerek asıl saflarını belli eden ve yukarıda yazdığımız türden daha nice hileler yaparak bir devlet batırmamıza sebep olan Almanlar.

Almanların bu kadar zararlarının yanında bazı gerçek destekleri de olmuştur. 

Ya bugünkü müttefikimiz Amerika? Hep zararımıza çalışmış, halen de çalışmaktadır. 

AKP’nin genç ve tecrübesiz kadrolarını kandırarak, Türkiye’yi hiç de mecbur olmadığı halde Haçlı seferlerine destek vermeye mecbur bırakan, İslam Birliği projelerini kendi elleri ile yok ettiren, Afganistan’daki zulümlerine bizimkileri ortak ettiren, Irak ve Suriye’deki kırmızıçizgilerimizi sildiren, kardeş Libya’nın parçalanmasında donanmamıza da görev veren, askerlerimizin başına çuval geçirerek ordumuzu dünyaya mahcup eden, ipleri kendi ellerinde terör örgütleri kurarak üstümüze saldırtan, PKK ve yandaşlarına silah, mühimmat, eğitim ve lojistik destekleri veren, Süleyman Şah Türbesi ve haklarımızı geri çektiren, güneyimizi terör örgütleri ile kuşattıran, silah siparişlerimiz için peşin aldıkları paraların ve silahların üstüne yatan, beraberce yaptığımız uçakları gasp ederek bize vermeyen, binlerce TIR dolusu silahı sınırlarımıza yığarak bizi ve komşularımızı tehdit eden, 15 Temmuz darbeleri organize eden, elebaşlarını besleyen, İsrail’in emellerine hizmet için kutsallarımızı hiçe sayan, misafir ettiği devlet büyüklerimizi aşağılayıcı muamelelere tabi tutan, elinde sopayı göstererek devlet büyüklerimizle diyaloga giren, uzaktan üfürmeyle, zaten zayıf bırakılan ekonomimizi zangır zangır titreten ve daha sayamadığımız bir sürü komplo ve oyunu aleyhimize çeviren, bir değil, iki değil, üç değil, devamlı olarak yöneticilerimizi aldatan, bizim topraklarımızdaki üslerden bizim aleyhimize faaliyetler organize eden stratejik müttefik ve dost Amerika!

Bakü’nün kurtarılışındaki kahramanlıkları yâd etmek, şehitlerimize rahmet dilemek, hamaset nutukları çekerek halkı mest etmek. Bunlar güzel şeyler. Ama bunlardan daha mühimi tarihten ders almak değil midir? Almış mıyız, almamış mıyız? Belli değil mi?

Hâlâ da bizimkiler Amerika müttefikleri olmadan pek ciddi adımlar atacağa benzemiyorlar. Hâlâ İslam Birliği’nden bahsedemiyorlar. Hâlâ bu sıcak bölgelerimizde en büyük sorunun Amerika ve yabancı güçler olduğunu dile getiremiyorlar. Hâlâ uyanmamış gibiler. İttihatçıların adeta Almanlar elinde oyuncak olduğu süreçteki o duruma düşmüş gibiler. İttihatçıların basiretsizce verdikleri fırsatla, Almanlar bir devlet batırmamıza sebep olmuşlardı. Bunlara da mı böyle bir fırsat verecekler?

Tarih okumuyorlar mı? Okuyorlar da düşmanlarımızın anlamamızı istedikleri gibi mi anlıyorlar? Yoksa hiç mi anlamıyorlar? Tarih bilen danışmanları da mı yok?

İşte bunları da biz anlamıyoruz.

ALDATAN DOSTLUKLAR

Tarih okumadın mı, hayret;

Kahırlarını ne diye çektin?

“Aldandım” diyeceksin elbet.

Bundan başka ne diyecektin?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ekrem Şama - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

02

Serdar Çabuk. - Hiçte zorunda olmadığımız halde 1. Dünya savaşına mı girdik. Çok komiksiniz. Savaşın büyük ödülü Musul u savaşmadan mı verecektin peki.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 12 Ağustos 16:36
01

Abdurrahman Serdar - Bizimkileri konuşturup elindeki kartı (hedefini) gördüler, ona göre yeni yeni oyun hazırladılar. Kıdım kıdım - 1. körfez Harbinden beri - uzun vadeli Planlarını (BOP) uyguluyorlar, gaye vasıtayı meşru kılar düşüncesi ile. Yahudiye karşı dik duran İslam Devlet Liderleri tek tek yok edildi. Sıra İranda gibi görünüyor. Bakalım, Türkiyeye ne zaman gelecek

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 24 Eylül 21:33


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?