Reklamı Kapat

Kartal uçtu, Kanarya düştü...

İki büyük kulübümüz neredeyse kurulduklarından bu yana iki kuş ismi ile anılırlar. İlk kurulan Beşiktaş kartaldır, üçüncü kurulan Fenerbahçe ise kanaryadır. İşte bu iki kuştan biri kendi sahası ve kendi seyircisi önünde 3-1 gibi ne bir galibiyet elde ederken, diğeri rakip alanda dörtlük olduysa sekize gidilmediği için dua etmelidir.  Şayet böyle olduysa bir zamanların Benfica ve Silma maçları bile unutuldu.

Önce Arena'ya gidelim. Şenol Güneş sahaya rakip kim olursa olsun yapılmayacak iş yapmış ve forvetsiz bir takım sürmüştü. Nasıl mı? Bir kanatta Lens, ki, futbolun çoktan terk ettiği şişman, ortada üçüncü sınıf Larin, diğer kanatta ise iki senedir oynamayan Gökhan Töre...Bunların arkasında top yapabilen, top taşıyabilen elemanlar vardı ama, bunlar kiminle alış veriş yapabililerdi ik? Ne var ki kale ve geri dörtlü emniyet altında idi... Rakip mi? İsimsiz bir Norveç ekibi... Ne var ki, topluca oynayabilen, iyi kapabilen bir topluluk. Fiziksel yapısı da güçlü... Yani zor yorulur cinsinden... Nitekim ilk yarı golsüz kapandı. Sonra mı? İleri hatta bir futbolcu girdi, ki, adı Babel idi, hemen golü de yaptı. Sonrasında savunmadan çıkan Roko kaa ile bence maçın üç punalık tarafını belirledi. Ancak karşı taraf, iki çakma karanlık oyuncusunun verdiği eksiklikle, doku kişi de olsa direndi durdu. Bu arada büyük takım kalesinin mutlaka ama mutlaka güvence altında tutulmasını gerektiğini bu defa da Karius ispatladı. Boş kaleye Lens'in, nasıl da oldu, attığı golle maç bitti. Son dakika golü ise rakibe, kim bilir, belki de bir ikili averaj şansı sundu. Şenol hocanın Ljajiç'i ve Gökhan Gönül'ü oyundan alması ise Fenerbahçe maçı yatırımı idi. Ama şu Caner ne adam be! Kanadından rakibin fizik gücünü de, savunma tedbirlerini de yıktı geçti.

Sonra mı? Zagreb'e gittik. Yan tribünleri dolu ama, kale arkaları boş bir stat... Dinamo Zagreb teknik direktörünün maçtan önce yakıştırması olan, "Fenerbahçe çok büyük takım" dolmuşuna gelmemiş stat yani... O zaman hemen büyük takıma bakalım. Son maçından sonra yine dört değişiklik... Reyes nereden çıktı yahu! Skartel sakatmış... Hadi yiyelim... Son maçın yedeği ama golücüsü Elyif takımda, Jailson makas... Orta alan Topal sigortası ile son maçın müthiş(!) pasörü Benzia'dan kurulu... Öndemi mi? Sormayın gitsin... Ne zamandır unuttuğumuz Alper var... Son bir iki maçın son dakikalık santrforu Frey ve de ayakta kalmış tek oyuncu Atıff... Ve de bu takım için maçtan önce yayın kuruluştaki yorumcunun şu sözleri, "Fenerbahçe bu maçı domine ederek oynar..." Etti de... Direkler ve altı pasın içinden kaçanlar da gol olsa skor tabelası kontak yapardı. Devam mı? Beni ağır şekilde eleştiren okurlarım şimdi daha da dikkat! Benzia çıkıyor yerine ikinci ön libero Jailson giriyor. Skorda  denge var ya, korumak amaçlı... Alper çıkıyor, bitime ikinci uç adamı Slimani giriyor. Öyle ya iki santrforla çabucak 4-4 yapılabilir... Bitti mi? Yahu bu Barış'ı bu maçta oyuna sokup da harcamak da neyin nesi?

Gözlüklerinizi çıkartıp futbolu öyle izleyin derim... Pardon unutuyordum. Benzia ne çalım attı değil mi, 50.dakikalarda falan...

Akhisar mı? Karşısında deneyimli bir takım vardı. tarihinde ilk defa Avrupalı rakibe karşı oynamış bir mütevazi takım için ne denilebilir ki?

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Kemal Belgin - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Covid-19 aşısı bulunursa yaptırır mısınız?