Reklamı Kapat

Müslümanlar, faizsiz bir dünya kurmak zorunda

Kur’an-ı Kerim, insanları İslam’a çağırırken, toplumun ıslahı için çare ve çözümler sunarken, insanların faydasına muhtevi hükümler koyarken; Peygamber Efendimiz (S.A.V.), Kur’an-ı Kerim’i insanlara açıklarken, insanların hem bu dünyalarını hem de ahiretlerini kurtaracak reçeteyi sunarken belirli bir metod ve sistem dâhilinde hareket etmiştir. İslâm dini, toplumu sosyolojik ve psikolojik olarak hazırlamak ve uygun ortamı oluşturmak için tedrici bir metodla hareket etmiş, hükümlerin karara bağlanmasını belirli aşamalardan geçirmiştir. İşte, faizin haram kılınışı ile içki ve kumarın haram kılınışı bu şekilde dört aşamalıdır:

Birinci aşamada, zekâtın Allah katında değerli olduğu, faizin ise Allah katında artmadığı anlatılmakta ve öğüt verilmektedir: “İnsanların malları için de artsın diye verdiğiniz herhangi bir faiz, Allah katında artmaz; fakat Allah’ın rızasını dileyerek verdiğiniz herhangi bir sadaka (zekât) böyle değildir. İşte onlar sevablarını kat kat artıranlardır” (Rum Suresi, 39).

İkinci aşamada, faiz yiyen Yahudilerin Allah’ın (C.C.) lanetine, gazabına uğratıldıkları anlatılmış ve “Yahudilerin yaptıkları zulüm ve birçok kimseyi Allah yolundan alıkoymaları, kendilerine yasaklanmış olduğu hâlde faiz almaları, insanların mallarını haksız yere yemeleri sebebiyle önceden kendilerine helâl kılınmış temiz ve hoş şeyleri onlara haram kıldık. İçlerinden inkâr edenlere de acı bir azap hazırladık” (Nisa, 160-161) buyrularak dolaylı yönden bir anlatım şekli benimsenmiştir. Tıpkı, içkinin ve kumarın haram ediliş merhalesindeki, “Sana içkiyi ve kumarı sorarlar: De ki: Onlarda hem büyük günah, hem de insanlar için bazı faydalar vardır. Günahları ise faydalarından daha büyüktür” (Bakara, 219) ayetinde olduğu gibi.

Üçüncü aşamada, “Ey iman edenler, kat kat arttırılmış ribayı (faizi) yemeyin. Allah’tan korkun, ta ki kurtuluşa eresiniz” (Al-i İmran, 130) ayetiyle yüksek faiz yasaklanmıştır. Tıpkı içkinin yasak ediliş merhalesindeki, “Ey iman edenler, siz sarhoşken ne söyleyeceğinizi bilinciye kadar namaza yaklaşmayınız” (Nisa, 43) ayetinde olduğu gibi.

Dördüncü aşamada ise, faiz tamamen haram kılınmış ve faiz alan kişinin Allah’a ve Resulüne savaş açtığı vurgulanarak şöyle buyrulmuştur: “Ey müminler, Allah’tan korkun ve (cahiliyette işlediğiniz) faiz hesabından arta kalanı bırakın (almayın), eğer gerçek müminler iseniz... Eğer böyle yapmazsanız, Allah ve Resulüne savaş açtığınızı bilin. Eğer tövbe edecek olursanız, ana paralarınız sizindir. Böylece siz ne başkalarına haksızlık etmiş olursunuz, ne de başkaları size haksızlık etmiş olur” (Bakara, 278-279).

İçkinin haram kılınışı dördüncü aşamada, “Ey İman edenler, içki, kumar, dikili taşlar, fal okları, ancak şeytanın işi birer murdardır. Onun için bunlardan sakının ki muradınıza eresiniz” (Maide, 90) ayetiyle hükme bağlanmıştır. Gerek faizin, gerekse içkinin haram kılınışındaki bu tedrici metod, Rabbimizin sosyal hastalıkları nasıl tedavi ettiğinin en güzel örnekleridir.

Kur’an-ı Kerim’de, faiz yiyen kişilerin mahşerde “şeytanın çarptığı kimseler” gibi kalktığı haber verildikten sonra, “Kim faizciliğe dönerse, işte onlar cehennemliktir, onlar orada ebediyen kalacaklardır” (Bakara, 275) buyrulmuştur.

İslam’da büyük günahlardan olan faiz, kitap, sünnet ve icma ile haram kılınmıştır. Faizin büyük günah olduğunda hiç şüphe yoktur. Buhari ve Müslim’de geçen hadis-i şerifte Peygamber Efendimiz (S.A.V.), helak edici yedi şeyden birisinin de faiz olduğunu bildirmiştir. Yine Hz. Ömer’in (R.A.) rivayet ettiği bir hadis-i şerifte faizin büyük günahlardan olduğu belirtilmiştir. Başka bir hadiste, “Allah, faiz yiyene de, vekiline de lanet etmiştir” (Müslim) buyrulmaktadır.

Kur’an-ı Kerim’de, faizin büyük bir günah olduğu, faiz yiyen kişilerin ahirette şeytanın çarptığı kişiler gibi kalkacağı, tövbe edip faizi bırakmazlarsa ebedi cehennemde kalacakları ve faizcilerin Allah’a ve Resulüne savaş açtığı açıkça belirtilmiştir.

Öyleyse gerek fertler gerekse Müslüman devletler, faizsiz bir sistemin mümkün olduğuna inanmalı, faizsiz bir dünya kurmak için var güçleriyle çalışmalı; Allah ve Resulüne savaş açmanın bedelinin zillet olduğunu idrak etmelidir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Siyami Akyel - Mesaj Gönder



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?