Yatırımları durdurmak

Türkiye, üretmeden tüketmenin ve bundan dolayı rahat hayat sürmenin acı sonuçlarını yaşıyor.

Türkiye, yarıdan fazlası ithalata dayalı ihracatının döviz ihtiyacında oluşturduğu kısır döngünün sonuçlarıyla yüzleşmeye çalışıyor.

Türkiye ekonomisinde sıcak paranın yaşattığı bahar günlerinin artık kışa evrildiği gerçeğine çok zor olsa da, alışmak gibi bir sürecin üstesinden gelip gelemeyeceğini düşünüyor.

Ve Türkiye borcu borçla kapatma döneminin artık sonuna yaklaştığını herkesten sakladığı gibi kendisinden de gizleyerek bir çıkış yolu arıyor.

Hani eskiden çok etkili ve yetkili bir isim “Eğer israfın önünü alabilseydik vatandaştan vergi almamıza gerek kalmazdı.” demişti ya, bu söz bile milletin olup-biteni anlaması için yeterli olmadı. İşte yaşadığımız bu kriz, israfın da tetiklemesiyle bizi kritik bir noktaya getirdi bıraktı.

Hal böyleyken şu tespitleri de yapmış olalım.

ABD Doları silah olarak kullanıyor mu? Evet.

Trump doğrudan ekonomimizi hedef mi aldı?

El hak bu da doğru.

Kredi derecelendirme kuruluşları üzerimize mi oynuyorlar?

Evet, bu da yerinde bir tespit.

Tamam da bütün bunlar sadece bugüne ait sonuçlar değil ki. Dün öyleydi, bugün öyle, yarın da bu şekilde davranmaya devam edecekler. Herkes sütünün gereğini yapacak.

Bütün bunları bir kenara not edelim de, asıl biz şu sorulara cevap arayalım.

Böylesine çetrefilli oyunlardan bu denli etkilenecek bir ortamı onlara altın tepside sunanlar kimler?

AB-Maastricht kriterlerine kendimizi uyduracağız diye tarımda çalışan nüfusu, plansız, programsız bir şekilde düşürüp, büyükşehirlerin nüfusunu patlatanlar, bundan dolayı da ülkeyi temel gıda maddelerinde bile dışa bağımlı hale getirenler kimler?

Aldığı borçları yeni iş alanları oluşturacak ve üreterek kalkınma sağlayacak mecralara harcamak yerine, hayatı daha rahat yaşamamıza yarayan beton yatırımlarına gömenler kimler?

Haritada yerlerini bulmakta zorlandığımız coğrafyalardan canlı hayvan getirerek, bu ithalatların her türlü maddi-manevi sıkıntılarını bu millete yaşatanlar kimler?

Devletin ekonomideki denetleyici vasfını iyice zayıflatan, piyasayı dengelemek için elinde neredeyse ithalat silahından başka hiçbir aracı bırakmayan ve böylece kendi eliyle de dövize bağımlılığı devam ettirenler kimler?

Bütün bu soruların cevapları belliyken seçimlerden önce bugünleri görüp tedbir amacıyla “Üretime dönük olmayan bütün yatırımlar durdurulmalı” açıklaması yapanlara her türlü hakareti reva gördüler. Onları yatırım düşmanı ilan ettiler. Hatta hadsizlikte zirve yaparak hainlikle bile suçladılar. Şimdi de aynı kişiler iktidarın “başlamayan yatırımları durduracağız” açıklamasından sonra bu yeni duruma ayak uydurup güzellemeler yapma yarışına girdiler.

Bilmeden, araştırmadan, insanların ne dediğine bakmadan, kin ve nefretle onları yatırım düşmanı ilan edenlere, eğer dinleme ihtimalleri varsa, söylenecek söz belki de şudur; bari bundan sonra dertleri sadece üzüm yemek olan o insanları dinlerken önyargılarınızdan kurtulun.

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Mustafa Kaya - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Anket Andımız referanduma götürülmeli mi?