Sakarya Şehitleri ve Ayasofya

* Sakarya şehitlerine, zaferden sonra Ayasofya camii ibadete kapatılacak, müze yapılacak, Şeriat kaldırılacak, Hilafet ilga edilecek demiş olsalardı?..

* Ciddî ve olgun toplumlar arivistlere imkân ve fırsat vermez.

*Ciddî politikacılar ve idareciler popülist olmaz, popülizm yapmaz.

* Japonya’yı Japonya yapan yirmi beş hasletten biri, 1945’ten 1974’e kadar Filipinlerin bir adasında 29 sene boyunca saklanan, teslim olmayan Japon askeridir. Niçin yirmi dokuz sene tek başına ormanda bin çile çekerek saklandın sorusuna, “Bana verilen son emir, ‘teslim olmak yok’tu” cevabını vermiştir. (İnternete bakınız.)

* Türkçeyi iyi bilenler yapmak fiilini çok az kullanırlar. Yemek yapmak demezler yemek pişirmek derler. Çay demlemek... Dolma sarmak... Bina inşa etmek...

* Atatürkçü geçinen 27 Mayıs darbecileri, en samimî Atatürkçü Celal Bayar’a kan kusturdular. Yaşlı olmasaydı idam edeceklerdi.

* Çoğunluğu oluşturan Müslümanlara din hürriyeti vermeyen, onların nicesini inançlarından ve dinî faaliyetlerinden dolayı ağır ceza mahkemelerinde süründüren, zindanlarda çürüten bir rejim gerçek cumhuriyet değil, egemen azınlık vesayet cumhuriyetidir.

* Bütün teknokratların edebiyat, tarih, sanat, mimarlık, şehircilik, hukuk, felsefe kültürüne sahip olması gerekir. Sadece cebir geometri ile hizmet edilemez.

* Altın orana sahip olmayan anıt binalar, güzel değildir.

* Herhangi bir şehirde Selimiye camiinin yüzde yüz aynısını yapsalar, asıl gerçek Selimiye’nin milyonda bir kadar değeri olmaz.

* Osmanlı’nın son eserlerinden Sultanahmet Hapishanesi (Dersaadet Cinayet Tevkifhanesi), dinsizlerin en prestijli yapılarından daha güzeldir.

* Olgun, mürüvvetli ve salih Müslüman’ı, çarşıda pazarda herkesin arasında göstere göstere yemek yerken, dondurma yalarken göremezsiniz.

* Ruh asaletine sahip zengin ile, sonradan görmüş türedi zengin bir olmaz.

*Nesep soyluluğu önemli değildir, önemli olan ruh soyluluğudur.

* Ruhları ihtizaza getiren, gönülleri heyecan ufuklarında uçuran o nefis ilahî okunurken o kaba saba herif, çeneleri birbirinden ayrılacak şekilde esnedi. Esnerken ağzını eliyle kapatmadı.

* Birine: Yemek senin düşmanın değil, saldırma, nazikçe ve kibarca ye.

*VİP salonunda cappuccino içerken frambuazlı pasta yiyordu.

* Bol yıldızlı lokantada yediği biftek, domuz pirzolasıyla aynı ızgarada pişirilmiş.

* İslam ve Ümmet için toplanan yüz milyarlarca doların kaçta kaçı gerçek hizmetlere harcandı, kaçta kaçı buharlaştı?

* Talebe yurdunda öğrencilerin iyi vasıflı güçlü Müslüman gençler olarak yetişmesi için helâların ve duşhanelerin zeminleri en değerli granitle kaplanmış. Öyle ya, granit değerli olursa, gençler de öyle olur.

* Mürşid kâmil olmazsa, derviş de olmaz.

* Sarhoş sürücü durağa dalmış, oradaki beş masum kişiyi öldürmüş, diğerlerini ağır yaralamış.  Yaşlı, orta yaşlı, genç, çocuk, bebek dememiş. Ecel bu, ne zaman geleceği belli olmaz.

* Dünyanın en nefis çayını ikram ettiler. Adam, bir iki dakikada kaynar kaynar içip bitirdi. Onun yemek borusu teneke mi kaplı? (İyi çay yudum yudum, aheste beste, tadını alarak içilir.)

* Kendini beğenmiş bir faziletfüruşa: Bendeniz faziletsiz, meziyetsiz, çok günahkâr, hatalı, kusurlu bir kimseyim. Zat-ı âlinizle âşık atamam. Müsaade ederseniz gidebilir miyim?

* Övülünce Estağfirullah dedi ama gözlerinde gurur ve kibir şerareleri görülüyordu.

* Herkes kendi yuvasına... Köylü köyüne... Fare, deliğine... Onlar devlethanelerine, bendeniz fakirhaneme...

* Çok uzak bir şehirde bir tekke varmış, şeyhi gerçek şeyhmiş, müritlerini çok güzel yetiştiriyormuş. Hepsi ilim, irfan, ahlak, fazilet, mürüvvet, nezaket, kibarlık, fütüvvet sahibi imiş. İlk fırsatta oraya gidip şeyh efendinin ellerini öpüp duasını alacağım.

* İçeride nâehil biri konuşuyordu. Girmedim.

* Rahmetli şeyh Muzaffer Ozak çok güzel sohbet, vaaz eder, hutbe okurdu. Uzatsa da insanlar bıkmazdı. Rahimehullah.

* Gıybet edince onun gerçek Nurcu olmadığını anladım, bir bahane ile meclisten ayrıldım. Hem Nurcu olacak, hem gıybet edecek. Böyle bir şey mümkün müdür?

* O kendini beğenmiş kişi Nakşî değil, sahte Nakşidir. Gerçek sahici Nakşî kendini beğenmez.

* Merhum ve mağfur Erbilli Esad efendi hazretlerinin Ateş redifli gazelini terazinin bir kefesine koysalar, öbür kefeye onu şehid eden zalimlerin küllisini koysalar, Hazretin gazeli ağır basar. Allah ona ve mü’minlere rahmeti, afvi, keremi ile muamele buyursun.

* Evliyaullahı sevmek, sevene büyük manevî fayda sağlar.

* Mü’minlerin en hakiri, zaifi, en alt derecede olanı; kâfirlerin en büyüğünden çok daha büyüktür.

* Be adam ben geldim deme. Geldim kelimesinin sonundaki m harfi yeterlidir. Şu ben kelimesini azaltsana!

* Elhamdülillah geçinip gidiyorum. Yeter ki, gemi batmasın.

*Kaza-i mübrem durdurulamaz. Titanic gemisine sanırım altı kere telsizle, yolunun üzerinde tehlikeli buzdağları olduğu bildirilmişti ama...

* Fikir hürriyeti olduğu için yazıyorum: Büyük deprem geldiği zaman şu binalarının yüzde altmışı mı, sekseni mi çürük olan dev İstanbul’un hali ne olacak?

* Karılara kızlara saldıran, onlara tecavüz edenlere çok ağır cezalar veriliyor ama müstehcen yayınlarla onları azdıranlara, kudurtanlara hiçbir ceza verilmiyor. Bu ne adalettir.

* Herkes silah edindi, memlekette huzur, sükûn, güvenlik kalmadı. Gün geçmiyor ki, bir düğünde neş’elenen sarhoş maganda bir masumu kör kurşunuyla yere sermesin.

* Bendeniz çok akıllı değilimdir ama geminin kaptanına, uçağın pilotuna kahır bedduası edecek kadar da beyinsiz ve salak değilimdir.

* Birinden birini seçmek gerekiyorsa, aldatan olmaktansa aldanan olmayı tercih ederim.

* Helal ile haramın arasındaki farkı biliyorsa, helali seçiyor, haramdan kaçıyorsa o gerçek Müslüman’dır. Devamlı olarak haram yiyenin Müslümanlığından şüphe ederim. Haramı helal bilirse kâfir olur.

* Sultan Vahdettin’in âhına ne zaman sıra gelecek? Ne çok âh birikimi var bu ülkede.

* Siz gündemden çıkarttınız diye Ayasofya’nın âhı vebali düşmez.

* Fatih’in Ayasofya’yı camilikten çıkartacaklar hakkındaki lanet duasını düşün ve titre.

* Ellerinde hürriyet, imkân, fırsat olduğu halde emr-i mâruf ve nehy-i münker yapmayanlar büyük çöküşte enkaz altında kalacaklardır.

* İlmihalini öğren, itikadını tashih et, namazı dosdoğru kıl, zekâtı dosdoğru ver, iyi ahlaklı ol, emr-i maruf ve nehy-i münker yap, ahireti hiç unutma, nefs-i emarenle büyük cihad yap, azma, kudurma, dilini tut, büyük yolculuğa hazırlan, azık topla... İnşallah kurtulursun.

* Hacı Maydanoz beye: Cuma günü ezandan sonra niçin dükkânını, işyerini kapatmıyor, işe ticarete devam ediyorsun?

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Mehmed Şevket Eygi



Anket Andımız referanduma götürülmeli mi?