Suriye kurtlar sofrasında

Bismillahirrahmanirrahim;

SEKİZ yıl önce Suriye iç savaşını başlatan sömürgeci güçler; bugün, girdikleri ülkeyi paylaşma noktasına geldiler. Ortadoğu’yu kontrolüne almak isteyen ABD, DAEŞ terör örgütünü bahane ederek bölgedeki diğer terör örgütlerini Suriye’de konuşlandırdı. Suriye’de hayat felce uğradı. Halkın çoğunluğu farklı şehirlere veya farklı ülkelere göç etmek zorunda kaldı. 1 milyon civarında insan hayatını kaybetti.

Aralarında güç birliği oluşturamayan Müslüman ülkeler sömürgeci güçlerin oyuncağı durumunda. Aynı oyunlar farklı ülkelerde denenmesine rağmen bir türlü ders alamıyorlar. Efendimizin (S.A.V.), “Müslüman aynı delikten iki kere ısırılmaz” buyruğuna rağmen. Yalan üzerine senaryolaştırılmış, Irak’ta kimyasal silahların bulunduğu bahanesi; şimdi de Suriye için konuşulmaya başladı.

Trump’ın Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton sinyalini verdi: “ABD, Suriye hükümet güçlerine yeni ve daha güçlü bir darbe indirmeye hazırdır.” (27.08.2018) Bozacının şahidi şıracı misali, Fransa durur mu? İlk destek Cumhurbaşkanı EmmanuelMacron’dan: “Suriye kimyasal silah kullanırsa askeri müdahaleye hazırız.”

Biz bu sahneyi 2003’te de görmüştük. ABD, “Kimyasal silahlar var” yalanıyla İncirlik üzerinden Irak’a saldırmıştı. Olanları biliyorsunuz! Zamanın ABD Dışişleri Bakanı ColinPowell 2004’teki BM toplantısında, kimyasal silahların varlığının “yalan” olduğunu itiraf etti.

Zamanın İngiltere Başbakanı TonyBlair de 2004’te vicdani bir açıklama yaptı: “Irak’ta kimyasal silah bulunduğunun ‘yalan’ çıkması sebebiyle özür diliyorum.” İslam dünyası yalan üzerine kurulmuş senaryolarla vuruluyor.

TÜRKİYE NE YAPMALI?

İKİ milyara yaklaşan koskoca İslam dünyası böyle mi olmalıydı? Başlarındaki yöneticiler armut mu topluyorlar? Mademki, görevin hakkını veremeyecektiniz; o masum insanların başında işiniz ne? Sömürgeci güçlerden devamlı sopa yemek hoşunuza mı gidiyor?

Hele Türkiye! Dünyaya nizamât veren şanlı ecdadın o basiret ve celadetinden bir eser kalmadı mı bizde? Hükümet Suriye sürecini ABD’nin ağzına bakarak yürüttü. Her şey lehimizdeydi. Türkiye ve Suriye yöneticileri ortak bakanlar kurulunu topluyor; aileler birlikte piknik yapıyor; sınırların açılması konuşuluyor; hatta iki ülkenin birleşmesi gündeme geliyordu. Böylesine hazır ortamı İslam dünyasının lehine çevirememek affedilmez dış politika hatasıdır!

Hükümete yakınlığıyla bilinen Sabah gazetesi yazarı Mehmet Barlas, Ankara’nın Suriye iç savaşına, ABD’den gelen değerlendirmeler etkisiyle karar verdiğini yazdı: “Suriye’nin bütünlüğünü savunmamız gerekirken, Esad takıntısı ile sonunda bizi de vuracak bölücülüğe destek vermemizin sonuçlarını düşünememiştik.” (07.09.2018)

Ah hükümet ah! Saadet Partisi sorumluluk şuuruyla, Şam’da Esad’la görüşerek, bazı adımlar atmaya razı etti. Fakat hükümet gelişmeye ilgisiz kaldı. Yetmedi. Hükümete yakın medya Saadet Partisi’nin sesini bastırmaya çalıştı. Bu gerçekler kayda girdi. Tarih hükmünü verecektir.

Hâlâ yapılacak şeyler var. “ABD ne isterse yapar” kompleksini bırakın. ABD’nin Vietnam hezimetini, Afganistan’daki perişanlığını unutmayın! Sömürgeci ABD, İslam dünyasının işbirlikçi yöneticilerinin sırtında yükseliyor. Atın sırtınızdan ABD’yi!

KURT SÜRÜSÜ PUSUDA

EY İslam dünyası! Filistin, Afganistan, Cezayir, Bosna, Tunus, Sudan, Irak, Libya, Suriye, Mısır gibi ülkelerde yaşadıklarımız yetmedi mi? Yeni felaketleri mi bekleyeceğiz? Ölü toprağını ne zaman atacağız üzerimizden? Mahşerde mi uyanacağız? Koskoca bir ümmetin zillet içinde yaşaması yakışık alır mı?

Uyan dünya! Üzerinden bir Erbakan geçti. Erbakan Hoca’nın hiçbir İslam ülkesi ve liderleri aleyhinde tek olumsuz sözü yok. Peki, bunlar hatasız mı? Hayır! Timsah misali, ağzını açmış hepimizi yutmak üzere pusuda bekleyen Siyonizm belası var karşımızda. Kurt, hepimizi parçalamayı azmetmişken; birbirimizi zayıflatmaya girişmek akıl kârı mı? Niçin birliğimizi oluşturmuyoruz?

ABD’nin entrikalarını sağır sultan bile duydu. YPG’nin işgal ettiği Suriye’nin kuzeyinde kurduğu Tel Baydar Hava Savunma Üssü’nü kullanacağı yeni operasyonlar hazırlığında. Rusya bölge ülkesi olma statüsüyle Astana süreci ve Tahran Zirvesi’nde yer alsa da; güvenilir değil. Tahran’da ateşkes kararının alınmasının akşamında Suriye’yi vurdu. Pastadan pay almanın peşinde! İsrail, İran’ın vurulması için Avrupa’yı ikna turlarına girişti. Sömürgecilerin yol haritası açık. Sırada İran ve Türkiye var.

Ey Müslüman ümmet! Tarihin yüklediği görev senin omuzlarında! Sonuç sana bağlı. Kalk ve davran! Dostunu, düşmanını bil! Sömürgecilerden hayır yok. Müslüman ferasetini takın. Kardeşlerinle kucaklaş. Şeytanın hilesi zayıftır. İman ve azmin karşısında kibir kuleleri yerle bir olacaktır. Unutma! Beklenen sensin!

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Şakir Tarım - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Anket Andımız referanduma götürülmeli mi?