Kimi adını kimi tadını sever

Kimi adını sever, kimi tadını sever. Sevgi varsa, sonu iyi biter. Ülkemizde gayr-i müslimlerimiz hariç nüfusun tamamı İslam, Kur’an, Hazreti Muhammed, Müslüman kelimelerini sever.

“Ben, ateistim” diyenlere, “Seni gâvur seni” deseniz küplere biner ve “Ben Müslüman’ım” deyiverir. Bu hafta içinde Facebook’ta gördüm, kadının biri Twitter’dan, “Ateistliğimi herkese duyuruyorum, bundan çekinmiyorum. Allah’ın bildiğini kimden saklayayım” anlamında bir yazı yazmış.

Sayıları yüzü geçmeyen ama Türkiye’de alınabilecek eğitimi sonuna kadar almış hatta Batı eğitimini de özümsemiş bazı aydınlarımız, “Ben kültür Müslüman’ıyım” diyorlar. Eee, “Kültür Müslüman’ıyım” diyerek, farklı giyinme, farklı görünme ihtiyacı gibi farklı bilinme ihtiyacını karşılıyorlar ama içinden bal gibi “İslam” kelimesini seviyor.

Yağmurların ormanlara daha çok yağması, ormanların yağmuru sevmesinden mi, yoksa yağmurların ormanları sevmesinden mi, yoksa sevgiler karşılıklı mı? Burunlar olmasaydı, bülbüller konmasaydı, güller açmayabilirdi.

“İslam”ın adını seven de, tadını seven de İslam sınırları içine girmiş demektir. Afganistan, Myanmar, Moro, Doğu Türkistan, Kafkaslar, Irak, Suriye, Afrika’da İslam yolunda canını veren birçok yiğidimiz, adını sevdiği bu din hakkında hiçbir bilgiye sahip değiller.

Adına âşıklar. Adının verdiği  tad, bir insanı canını vermeye sebep oluyorsa ya tadını da alırsa neler olur. İşte o zaman fitnenin, zulmün, sömürünün, toplu katliamların, insanları cehenneme gönderme merkezlerini dağıtır ve dünya huzur denizi olur da mutluluk dalgaları bütün gönülleri kaplar. Hocalarımız, camilerinin kürsü ve minberlerinden cemaate bakarken hepsini İslam aşığı insanlar olarak görse.

Adına âşık oldukları İslam’ın ayet, hadislerini önce hoca kendi iliklerine kadar yedirse sonra o ballı kaymak yemiş ağızla cemaate konuşsa. Orta öğretimde görev yapan din dersi hocası, fizik, kimya, coğrafya, matematik, astronomi dersleri verenler de dereleri, dağları, ovaları, denizleri, yıldızları, madenleri, taşları kuşları anlatırken bunların özellik ve güzellikleri tasvir edilirken bunları yaratan, fizik ve kimyanın kanunlarını koyan, her birinin geometrisini ve hesabını belirleyen hakkında bilgi vermeden kendisi aşkla dolu olarak anlatsa, dünyamız âşıklar dünyası olur ve kan akması durur, devletler, ordularıyla hırsızlık yapmaktan kurtulur.

Fırat, Amerika’daki Amazon, Çin’deki Yangtze nehirlerinde abdest alırken nehirden aldığı suyla yüzünü yıkadıktan sonra yüzünden dökülen suyu ırmağa dökmenin ve kirletmenin mekruhluğu nedeniyle yüzsuyunu toprağa döker, otları sular, hiçbir insana yüzsuyu dökmez. Yüzünü yalnız secdeye koyarak, Allah cellecelalühe boyun eğer.

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Mahmut Toptaş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Anket Seçim barajı ile ilgili ne düşünüyorsunuz?