Bu haksızlığı ve zulmü kimse önleyemedi!

12 Eylül askeri darbesinden hemen sonraki günler…

Darbeden sonra Türkiye çapında müthiş bir gözaltı ve tutuklama furyası başladı.

Milli Görüşçüler de hedefteydi.

O dönem Erzincan’da, Akıncıların önde gelen ne kadar ismi varsa hemen tümü gözaltına alınıp sorgusuz sualsiz kodese tıkıldı.

Bunlardan birisi de Kadir Akarkaya idi...

Kadir Akarkaya, yıllardan bu yana devlette çalışan bir isim, bürokrat. 

12 Eylül darbesinden bugüne uzanan uzun yolculuğun bir özetini paylaştı. Okuyalım mı; 

- “Kenan Evren ve avenesi darbeden hemen sonra beni tutukladılar. 1,5 ay askeri ceza evinde tutuklu kaldıktan sonra cezaevinden çıkarak birkaç gün içinde görevime başladım. Darbeciler, bir yıl içerisinde üç defa -bürokratlık vasfını almadan- yine müdür olarak değişik illere beni tayin ettiler yani tabir-i caiz ise sürdüler.”

- “Aradan 17 yıl geçti. 28 Şubat sürecinde, 1997’de Bursa’da yine bürokrattım. O yönetim zihniyeti beni yine bir yıl içerisinde üç farklı yere sürdü. Yine ünvanımı almadan bürokrat olarak sürdüler. Sonra Bursa’daki aynı görevime döndüm.”

- “Bundan sonraki sürece daha da dikkatinizi çekmek istiyorum; 2015 yılı milletvekilliği seçimlerinde AK Parti’den aday adayı olmak için mevcut görevim olan Bursa, Basın Yayın ve Enformasyon İl Müdürlüğü’nden (BYGEM) istifa ettim. Aday olamazsam geri dönmek üzere… Çünkü yasaya göre tekrar geri dönebilme hakkım vardı. Kısmet değilmiş aday olamadım.”

- “Eski görevime döndüm. Görevime döndüğümün 5. günü paralelcilerin baskısı ile bazı siyasetçiler ve bürokratlar tarafından -bürokratlığım alınarak- Ankara’ya kızağa çektirildim. O gün bu gündür yapılan bu haksızlığı ve zulmü kimse önleyemedi.”

- “Şimdi ben de tıpkı Cumhurbaşkanımızın seslendiği gibi sesleniyorum: Ey ahali! 12 Eylül’ü yapan Kenan Evren mi daha diktatördü? Yoksa ben ve benim gibi dava ehli insanlara reva görülen bu ve benzeri hukuksuzlukların mimarı siyasiler ve bürokratlar mı?”

- “Zulüm zülümdür! Hasan da Hans da yapsa aynı... Kendi adıma söylemem gerekirse, iki defa BİMER’e, iki defa CİMER’e, iki defa da Cumhurbaşkanımıza özel mektup yazdım fakat ben artık şuna kâni oldum ki, etrafındaki insanlar yazdığım onca mektubu Sayın Cumhurbaşkanımıza iletmediler. İnanın ki Reis bu mektupları okuyabilse onların canına bir bir okuyacak…”

***

Bir bürokratın yıllar süren hazin öyküsü kendi dilinden bu şekilde… Kim bilir başka ne öyküler var!

TOP FAHRETTİN ALTUN BEY’DE…

Yeni dönemde, Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü (BYGEM), Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’na bağlandı.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’na Prof. Dr. Fahrettin Altun atandı.

Fahrettin Altun Bey, “Kadir (Akarkaya) bey gelsin bir görüşelim! Getirin bakalım şu dosyayı!” der mi, demez mi?

Bunu da günler gösterecek…

ABD’NİN TELKİNLERİ NE KADAR ETKİLİ?

Tarih; 12 Eylül 1980, Cuma.

Askeri darbenin yapıldığı gün…

Dışişleri Bakanlığı Genel Sekreteri olan ve aynı zamanda Milli Güvenlik Konseyi toplantılarına da katılan Büyükelçi (İlter) Türkmen’in telefonu çalar.

Arayan, o tarihte ABD Ankara Büyükelçisi olan James Spain’dir. ABD Büyükelçisi, İlter Türkmen’e, “Şu ana kadar sadece 1 numaralı (MGK) bildirisinde demokratik süreçle ilgili çok genel geçer bir ifade bulunduğunu…” iletir.

Bu konuşmanın ne anlama geldiği aynı gün öğleden sonra ortaya çıkar; darbe lideri Kenan Evren, aynı gün öğle, saat 13:00’te bir kez daha televizyonların karşısına çıkar ve bu kez demokrasiye dönüş meselesine daha çok vurgu yapar…

Zira İlter Türkmen, ABD Büyükelçisi’nin telkinlerini hem Genelkurmay Başkanı Orgeneral Kenan Evren hem de Milli Güvenlik Konseyi (MGK) Genel Sekreteri Haydar Saltık’a aktarır…

***

Buradan şu sonuç çıkar mı; ABD, Türkiye’de askeri bir darbeye karşı çıktı, bundan dolayı da bir an önce demokrasiye dönülmesi gerektiğine işaret etti.

Hayır, böyle bir sonuç çıkmaz!

Doğrusu şudur; Amerika, işine geldiği gibi davranır. Çıkarları hangi doğrultuda ise rotayı oraya çevirir. Ve de Türkiye’de ne kadar darbe olduysa, tümünde hiç kuşkunuz olmasın ABD parmağı vardır. Nokta!

***

Yukarıdaki anekdotu ben uydurmadım; “ABD’nin Türkiye hakkındaki darbe yazışmaları, gizli belgeler!” ortaya serildi de oradan öğrendim! BBC Türkçe’den İrem Köker, gizliliği kaldırılan ABD Dışişleri Bakanlığı belgelerine ulaştı ve 12 Eylül askeri darbesine ilişkin birçok ayrıntı da böylelikle açıklığa kavuştu.

MESAJ PANOSU

12 Eylül askeri darbesinde iki defa gözaltına alındım. Milli Gençlik Vakfı (MGV) yönetiminde olduğum için 16 gün kamyon kasasında tutuldum. Milli Gazete’nin muhabiri olduğum için 1980’de yeniden gözaltına alındım ve 43 gün nezarette kaldım. Sıkıyönetim mahkemesinde yargılandım. Bu sıkıntılardan da asla üzülmedim...

(HALİL İBRAHİM ATAMAN)

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Adnan Öksüz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

03

Ali - Adam zaten akp sen vekil adayi olmak istemiş ki bu durumu hak etmiş. Adalet olmayan yerden adalet arayip üstelik adaletsizlige vekil adayi olmak pek akil isi değil...

Yanıtla . 2Beğen 14 Eylül 14:49
02

Şeyhmüslüm Altınsoy - Bir milli görüşçü olarakhalenTayyip Erdoğan'ın yapılanlardan haberi yok diyorsan sana yapılanlar azdır. Çünkü ülkede bu kadar zülüm ve yanlışlıklardan habersiz olmaması onun masum olduğu anlamına gelmez. Eğer sn ülkeyi yönetmeye talip isen senin düneminde olup bitenlerden sorumlusun... Etrafına bir baksın Ak Parti kuruluşunda yanında olan kaç kişi bıraktı hepsini gönderdi onların yerine kendisini vatan hainşği ile suçlayan kendisine söylemediği söz bır5akmayanlrı getirdi. Bunlardan ne bekliyor tabiki günlerini gün edecekler. Vurgunlarını yapacaklar. Sorumlusunu da Erdoğan gösterecekler. Düşmandan dost ayıdan post olmaz süzünü dikkate alıp dün kendisine düşman olanları dostları ile değirtimenin sonucunu yaşiyor. Vesselam..

Yanıtla . 2Beğen 14 Eylül 10:47
01

abuzer - zulmü yapanın akp ve tayyip erdoğan olduğunu söyleme cesareti göstermediğiniz müddetçe zulümler artarak devam edecektir

Yanıtla . 4Beğen 14 Eylül 08:38

Anket Seçim barajı ile ilgili ne düşünüyorsunuz?