Reklamı Kapat

Sınırsız…

Günümüz insanının en çok rağbet ettiği konuşmacılar ya psikologlar ya kişisel gelişimciler ya da benzer alanlardaki danışmanlar oluyor. Günümüz insanı, o denkli kendisinden uzaklaşmış ve yabancılaşmış vaziyette ki, insan doğasını yani kendini yeniden keşfetmek ihtiyacını hissediyor.

Kendi sesini duymaz oluyor, kendi derdine yabancılaşıyor, dolayısıyla da bir desteğe veya yardıma ihtiyaç duyuyor. Bu bile dünyayı her alanda avucunun içine almış olan mevcut müesses nizamın ne kadar insana uzak ve yapay olduğunu, merkezinde insan olmadığını gösteriyor muhtemelen. Tüm insanlığın benzer bir dertten mustarip olmasının başka bir sebebi olamaz herhalde.

Bir psikolog veya kişisel gelişim uzmanı, hiç duymadığınız, bilmediğiniz, aklınızın bile ucundan geçen şeyler söylemiyor halbuki. Yapay bir yaşantıya, sonu gelmez endişe, hırsa ve karmaşaya gömülen günümüz insanı, önündekini bile görmez oluyor ve uzmanlar da unuttuğunu hatırlatıyor sadece.

Mesela en çok kullanılan ifadelerden birisi “empati yapın” değil mi? Bunu yüzyıllardır, bin yıllardır biliyor halbuki insanlar. “Kendine yapılmasını istemediğin şeyi başkasına yapma” diye halk arasında formüle edilmiş basit bir gerçeği bile unutuyoruz. Çünkü, kurulan ve zorla içine dahil edildiğimiz modern yaşantının ve nizamın içerisinde başkasına hayat hakkı yok, kazanmaya ve bu uğurda da her türlü şeyi yapmaya ayarlı bir kör rekabet var. Tek ölçüt (nasıl kazanılırsa kazanılsın) başarılı olmak, sonuca odaklı davranmak… Bu uğurda ahlaki veya insani her mesele sadece birer detay. Hem de ihmal edilebilir detaylar!

Eğer ki insanların önüne “olmazsa olmaz” olarak “benmerkezli” olmayı koyunca, haliyle kendini “dünyanın merkezi” sayan bir sürü tip çıkıyor. Bunlar, gündelik hayatın içine dağılınca bile bir sürü sorun ve tatsızlık çıkıyor ortaya. Kendinden başka kimseye değer vermeyen, saygısız, düşüncesiz, neredeyse ahmak bir topluluk oluşuyor. En basit bir erdem olan “başkasının hakkına riayet”i bile görmeyen bir yığın!

Bu durumu besleyen bir zihin kanalı olarak ekonomiyi görmek gerek. İktisat fakültelerinde (elbette ki küresel ekonomi nizamının, yani kapitalist zihnin) ilk öğretisi olarak “ihtiyaçlar sınırsız, kaynaklar ise sınırlı” türünden bir “saçmalık” üretiliyor. Tamamen çarpık ve hastalıklı bir önerme! Tam da kapitalist barbarlığa ve açgözlülüğe yaraşır bir garabet! Bunu öğrenen kişi, baştan temeli yanlış atmaya başlıyor zaten.

Neden hastalıklı ve çarpık? Basit bir akıl yürütme yapalım. “Kaynaklar sınırlı” deniyor mesela. Dünyanın doğal kaynaklarını ele alalım. Mesela su kaynakları sınırlı mı? Sadece yeraltı sularını, barajlardaki mevcut tüketilebilir vaziyetteki su stokunu vs düşününce sınırlı. Gerçekte ise sınırsız değil mi? Yağmur ve kar vasıtasıyla doğadaki döngü bu kaynağı bir bakıma sınırsız bir şekle sokmuyor mu? Buradaki sıkıntı insanın açgözlülüğü ve israfı, kaynakları kirletmesi vs değil mi?

Aynı şekilde, mesela güneş (bilmemkaç milyar yıl sonra söneceğini bir kenara koyarsak) sınırsız bir kaynak değil mi? Güneşi kullandıkça azalıyor mu? Rüzgar bitiyor mu? Toprak, eğer ki usulüne uygun davrandığınızda mahsul vermeyi sürdürmüyor mu? Velhasıl-ı kelam, dünya, şayet canına okumazsanız her bir yanından nimetler, yani kaynak sunmayı sürdürmüyor mu?

“İhtiyaçlar sınırsız”mış. Yemeğe oturduğu zaman insanın yiyeceği yemeğin, içeceği içeceğin bir sınırı yok mu? Sonsuz tüketen bir insan var mı? İnsan hangi ihtiyacında sonsuza dek tüketebilme kapasitesine sahip? Sınırları, limitleri olan insanın tutup da sonu gelmez bir iştah ve arzu ile hareket etmesi, başlı başına insan doğasına aykırı değil mi? Sınırsız kaynağa sahip bir dünyaya bile sığamayan, onu bile yaşanamaz duruma sokan insanlığı psikologlar veya kişisel gelişim uzmanları da kurtaramaz.

Böylesi sakat bir zihniyetin insanlığa fayda sağlayacağını düşünmek için çıldırmış olmak gerekir. O zaman da psikolog ve psikiyatrların en çok danışılan kimseler olması anormal kaçmıyor.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Burak Kıllıoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?