Reklamı Kapat

Dinî şuur olmadan millî şuur olmaz

Dünya Siyonizm’inin hiçbir din ve millet gözetmeden her ırktan ve her dinden insanlar üzerinde yürüttüğü aynileştirme faaliyetleri neticesi milletler gerek zihnen ve gerekse bedenen adeta iletim teknolojilerinin esiri ve global markaların tüketim kölesi haline getirilmiş durumdadır. Bu yeni sanal köleliğin oluşturduğu bağımlılık eski devirlerde hakiki manada var olan kölelerin efendilerine olan bağlılıklarının çok üzerinde ve ötesindedir.

Bu gün Siyonizm’in tekelindeki Batılı haber ajansları gerektiğinde deveyi pire ve pireyi de deve yapacak iletişim ağına sahiptirler. Onların es geçtiği hiçbir mesele dünya gündeminde yer işgal edemez. İş alanında da durum aynıdır. Her ülkede suyun başını tutmuş durumdadırlar.

Malum olduğu üzere son zamanlarda Amerika, Türkiye’ye karşı yürüttüğü düşmanca faaliyetlerini artık gizli kapaklı yürütmüyor. Her yerde Türkiye’nin önünü kesmek için çalışıyor. Ama İslam dünyası bir bütün olarak maalesef başına taş düşmeden bu durumu anlamıyor, anlamazlıktan geliyor. Nitekim Türkiye’yi yönetenler daha düne kadar ABD’yi stratejik ortak olarak lanse ediliyordu. Esasen Amerika hep düşmanımızdı. Çünkü Siyonizm’in en sıkı kontrol ettiği ve en etkili olduğu ülke burasıdır ve Müslümanlara karşı en yaman düşman da Siyonist Yahudilerdir. 

Peki Amerika ve topyekûn emperyal devletler düşmanlıklarını açık ettiler de ülkemizin insanlarından bir tepki mi gördüler? Bir taraftan Sayın Cumhurbaşkanı en tepeden Amerikan mallarına karşı boykot çağrısı yaptı. Diğer taraftan sivil tolum kuruluşları ardı arkası kesilmeyen boykot çağrıları yaptılar. Beri taraftan Amerika’nın yaşattığı iddia edilen döviz kâbusu sonrası millet bayağı zarara uğradı ve birçok kişi iflas noktasına geldi. Ama bütün bu çağrılar, tepkiler ve yaşanan sıkıntılar Türk halkının tercihlerinde gözle görülür hiçbir değişiklik meydana getirmedi. Hadi İslam dünyasının geri kalmışlığının mecbur ettiği bazı ürünleri es geçelim. Ama yeme içme konusunda dahi Amerikan esiri olmuş durumdayız. Sağlığa tümden zararlı Amerikan beslenme kültürü her gelen yeni nesille birlikte biraz daha fazla artmaktadır. Bunun için Amerika ile yaşanan krize rağmen ta sokak aralarına kadar yayılan Amerikan menşeli fesfud mağazalarının hiçbir tanesi kepek indirmedi. Türkiye’deki gazlı içeceklerin Amerika kolası veya sigarası pazar hakimiyetini sürdürmeye devam ediyor. Ev hanımlarının temizlik ürünü marka tercihlerinden Amerikan markalı ürünlerde bir pazar payı daralması yaşanmadı.

İşte tam burada İmam Gazali’yi anmamak mümkün değil. Allah kendisine rahmet eylesin İmam Gazali döneminde yaşanan haçlı saldırıları sonucu Kudüs’ün haçlılarca işgal edilmesi konusunda bir şey yazmamış ve bu nedenle eleştirilmiştir. Ama aynı dönemde İspanyol kâfirlerin elinden Endülüslü Müslümanları kurtaran Murabıtlar Devleti’nin kurucusu Yusuf b. Tahşin’i tebrik etmek için yola çıkmış ama İskenderiye’ye vardığında Yusuf b. Taşhin’in vefat haberi kendisine ulaşınca geri dönmüştür. Bu iki olay arasında açıkça birbirine zıtlıklar görülse de İmam Gazali kendi içerisinde tutarlıdır. Zira o, yaşadığı dönemde haçlılara savaş kaybeden Müslümanları diriler değil, yeryüzünde yürüyen ölüler görmekte ve şöyle demektedir: “Bu yaşayan ölülerle cihada çıkılmaz.”

İmam Gazali bunun için de yazdığı eserlerinde özellikle İslami şuuru artırmaya büyük önem vermiş ve yaşayan ölüden farkları olmadığına inandığı o günün Müslümanlarını uyandırmak için onlarca eser yazmıştır. En önemli eserine de “İhyau Ulumu’d-Din” (Dini İlimlerin Diriltilmesi) adını koymuştur. İmam Gazali’nin vefatı hicri 505 miladi olarak 1111’dir. Yani daha İslam tarihinin erken dönemleridir ve İslami ilimlerin zirvede olduğu dönemdir. Ama onun buna rağmen bu ismi koyması üzerinde derin düşünme gerektirecek bir konudur.

Tekrar konumuza ve başlığımıza dönersek  gerek ABD ve gerekse diğer düşmanlarımızla topyekûn bir hesaplaşmaya kalkacaksak önce şuurlu Müslümanlar yetiştirmek zorundayız. Allah’tan başkasına boyun eğmeyen, nefis terbiyesi yapmış, hiçbir gücün satın alamayacağı hamlıktan çıkmış, yanmış, pişmiş olgun Müslüman.

Nefsinin esiri olan, keyfinin istediğinden başka bir güç tanımayan, dinden ve imandan uzak bir nesille düşmanla topyekûn bir mücadeleye girilemez. Nefis terbiyesi yapmamış, lüksünden ve konforundan hiçbir şey kaybetmeye tahammül göstermeyen bir nesille hiçbir yere varılamaz. Hiçbir musibet onların gözünü açmaz. Onun için ülkesini ve milletini seven herkes, İslami şuura sahip nesiller yetiştirmek için hemen harekete geçmelidir.

Şunu bilelim ki, düşmanlarımız bugün sahip oldukları devasa güçlerine  rağmen aslında ürkek ve çok korkaktırlar ve en küçük bir karşı koyuş onları paniklettirip hata ettirecek ve yok oluşlarına sebebiyet verecektir. Bize düşen, küçük bir gayret. Rabbimiz onları şöyle tarif ediyor: “Onlar (Yahudilerle münafıklar) toplu bir halde size karşı savaşamazlar; ancak tahkim edilmiş yerlerde, yahut duvarlar (siperler) arkasından savaşırlar. Aralarında çarpışmaları ise şiddetlidir. (Ey Rasûlüm), sen onları toplu sanırsın, halbuki kalpleri dağınıktır; bu, onların akılları ermez bir kavim olmalarındandır.” (Haşr, 14).

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Kasadar - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

03

Adnan Altiparmak - Egitim sistemi milli suur degil nasil kole olunur ,,egitimi veriliyor..

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 03 Eylül 23:34
02

A.altiparmak - Insallah kavusuruz sizin arzu ettiginiz nesillere.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 03 Eylül 19:44
01

Numan - Kaleminize sağlık hocam.imamı gazali hz.ismindfn sonra hz. veya ra koysanız daha iyi olur kanaatindeyim.çünkü kendisi miraçta peygamberler divanına davet edilmiştir.musa as ile bizzat görüşmüştür.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 03 Eylül 08:45


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?