Reklamı Kapat

Üç ayrı harf

Bembeyaz bir kâğıt aldı. Hokkadan mürekkebi çekip kâğıda dokundurdu. Bir harf yazdı. Kâğıdın tam ortasına. Harfin tüm kenarlarını, yuvarlaklarını belirginleştirdi kalemiyle. Kalın bir şerit çizdi etrafına. Harfe dokundu. Onun güzelliğine inandı. Tek bir harfin insanı nasıl mutlu edebildiğine şaşırarak. Harf büyüdü gözünde. Ellerine sarıldı bir sarmaşık gibi, hanımeli gibi. Biraz daha baksa yaz yağmurunun yağacağına inandı. Tüm yeşil yapraklarının pırıl pırıl parlayacağına. Beyaz taç yapraklı sarı gövdeli minik çiçekler patlatacağına. Harfin üzerindeki o boşluğa sırtını vererek oturdu bir kiraz ağacına oturur gibi. O kadar yüksekti ki, şehrin tüm güzelliğini, tüm sularını görebildi. Alabildiğine uzanan yaylaları, tarlaları keyifle izledi. Rehavet çöktü gözlerine. Bir hamak alıp harfin iki ucuna astı. Hamakta sallandı, gökyüzünü izleyerek.

Tek bir harfin ona sunduğu bu güzelliği görünce dayanamadı, bir harf daha yazdı yanına. Harf açıldı, silkelendi. Tozunu toprağını döktü. Üç katının üçünden de ayrı renkte sular aktı. Harf yıkandı, pırıl pırıl oldu. Renklerin içinde kaybolup giden bir buhar gibi durdu orada. Harfe baktı. Gözlerini alamadı renklerinden. Bir dağda kekik kokularına karıştı aklı. Elini uzattı, kırlara değdi. Gökyüzüne baktı uzanıp şekilli bulutlara. Ahlat ağacının kırık gölgesine baktı. Minik yapraklara, ham armutlara baktı. Ellerini güneşe siper eder gibi kaldırdı. Harfin tüm gizemlerini gördü orada. Harf ışık zerreleri olup üzerine yağdı. Gülümsedi, mutlu oldu ve üçüncü harfi yazdı oraya. Bir çember gibi açıldı harf. Dehliz gibi göründü ona. Sonsuza yuvarlanan bir kovuk gibi. Oradan kaysa Alice’in harikalar diyarına inecekti sanki. Oturdu harfin başına. Bir kuyu gibi göründü harf. İçinde ne vardır kestiremedi. Gözlerini sildi, ellerini ovuşturdu. Ayaklarını uzattı harfin içine. İlk yazdığı harfe baktı. Bir taş parçası fırladı harfin esnek gövdesinden. Hani tam da hamakta sallandığı yerden. Belki de o hamağın içinden. Sırtına çarptı. Dengesini kaybetti ve üçüncü harfin boşluğunda buldu kendisini. Derin bir sonsuzluğa düşerken etrafta hiçbir şey göremedi. Aşağıya baktı. Boşluktan fazlası yoktu. Yukarıya baktı, gittikçe ufalan bir ışık huzmesi vardı.  Ah dedi, o son harfi yazmayacaktık.

Derinlere inerken bu huzmeye tutundu. Nefes aldı, nefes verdi. Nefes verdi.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hatice Çay - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


İstanbul Markaları

Milli Gazete, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Özel araçlarda sigara yasağı uygulamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?