Kaçan Kovalanır, Kovalanan Kaçar

Hayatta bazen istediklerimizin olmadığını veya hiç beklemediğimiz ve istemediğimiz şeylerin bize nasip olduğunu düşünüyoruz. Peki, acaba neden? Veya ne yapmak gerekiyor böyle durumlarda?

1. Burada ilk dikkat etmemiz gereken şey, her şeyi istememektir. Veya bir başka ifade ile doğru şeyleri istemektir. Bunun için de temel ölçülerimizi, şartlarımızı ve ihtiyaçlarımızı göz önüne almak icap ediyor. Yani bir başka ifade ile her aklımıza geleni ya da her canımızın istediğini talep etmek doğru değildir.

2. Kişi sevdiği ile imtihan edilir. Bunun iki boyutu vardır: Birincisi; insanın, peşinden koştuğu şeyleri ciddiye alması, diğer şeyleri umursamamasıdır. Yani aslında elimizde olan ya da olmayan şeylerden çok bizim bu şeylerin ardına ne kadar düştüğümüz önemlidir. Yani biz, bir şeyi problem etmezsek; o şey problem olmaz. Elde edemesek de çok üzülmeyiz.

3. Kişinin sevdiği ile imtihan edilmesinin ikinci boyutu ise ilahidir. Yani Mevla; neyi, niçin istediğimizi, istediklerimizin hakkını verip vermediğimizi ve isterken kendi rızasını ne kadar gözettiğimizi imtihan etmek ister.

4. Özellikle insanlara, gereğinden fazla değer vermek, onları ifsat etmemize neden olur. İnsanlara fazla değer verirsek, hatalarını görmezler. Sürekli onları kollayıp gözetirsek, sorumluluklarını ihmal ederler yani hazıra ve rahata alışırlar ve hep bir şeyler beklerler. Bu yüzden insanlara gereği kadar değer vermeli, adalet ve hak ölçüsünde muamele etmeli, yaptıklarının birer bedeli olduğunu/olması gerektiğini öğretmeliyiz.

• Bazen insanlara hatalarını söylememek, onlara hatasız olduğu hissi verir.

• Bazen bedel istememek, yaptıkları veya elde ettikleri şeylerin bir karşılığı olmadığını düşünmelerine sebep olur.

• Bazen alttan almak, onlara gurur ve cesaret verebilir. Bu yüzden gerekli hallerde insanlara hatalarını söylemek, bedel talep etmek ve alttan almamak icap ediyor.

5. Ardına düştüğümüz şeyleri elde edememenin bir nedeni de vaktinin gelmemesi veya bunun karşılığında başka bir şeyin verilmesidir.

• Bazen istediklerimiz, beklemediğimiz anda gelir ama bunda hayır vardır.

• Bazen de beklemediğimiz yerlerden ve talep etmediğimiz şeylerdendir nasibimiz.

• Bazı istediklerimizin karşılığı ise günahlara kefaret ya da belalardan korunmak olarak verilir.

• Bazı taleplerimizin ecri ise mahşere ertelenmiştir. Yani kul; her istediğinin, istediği anda, istediği gibi olmasını arzu eder. Oysa Mevlâ, kul için en iyi olanı murat eder ve dahası veren de vermeyen de O’dur. Bu yüzden sabır tavsiye edilmiştir.

6. Ayrıca Allah, istediklerimizde ne kadar samimi olduğumuzu ve ne kadar bedel ödeyeceğimizi görmek ister. Bunun için de taleplerimiz geciktirilir.

7. Yine Mevlâ, kulun kendisine muhtaç olmasını ve dua etmesini arzu eder. Bu yüzden de bazı isteklerimiz hemen verilmez. Mevlâ, kendisine iltica etmemizi ve yalvarmamızı; acizliğimizi itiraf etmemizi murat eder.

8. Taleplerimizin geciktirilme ya da başka şekillerde verilme sebeplerinden birisi de Allah’ın, kulu sevindirmek istemesidir. Bazen beklediğimizi elde edemeyiz ve ümidi keseriz. Sonra beklemediğimiz anda istediklerimiz bize verilir. Çok seviniriz. İşte Mevlâ, bizi sevindirir ve kendisine şükretmemizi ister. Bazen de istediklerimizden daha güzeli bize verilir. Yani taleplerimiz, bizim için daha hayırlı ve güzel şeylerle değiştirilir. Zira Allah, kulunun halini en iyi bilen ve en iyi gözetendir.

Özetle ifade etmek gerekirse; talep meşrudur. Kula düşen ise elinden geleni yapıp tevekkül etmektir. İsyan etmek ya da aşırı talep etmek veya elde edemediği için üzülmek nafiledir.

İsyan, sadece vebali artırır.

Üzülmek sadece kendimize zarardır.

Ne isyan ne de üzüntü, olacak olana engel olmadığı gibi olmayacak olanı da oldurmaz. Yine bütün bu yanlış tutumlar, olacak olanın zamanını öne almaz ya da ertelemez.

Yani olacak olan olur ama biz olacak olanı beklerken ya imtihanı kaybeder ya da kazanırız. Veya ya huzurla yaşarız ya da kendimizi huzursuz ederiz.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Turgut Akyüz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket 20-65 yaş arasında birisi olarak Maske alabildiniz mi?