Reklamı Kapat

Soylu’nun korunmaya mı ihtiyacı var?

Siyasi tarihimizde görmediğimiz bir çıkış geldi Devlet Bahçeli’den.

Hatta biraz da siyasi etik çiğnendi diyebiliriz.

Daha önce Devlet Bahçeli ve partisinin iktidar partisi mensubu eski bakan ve milletvekillerine ilişkin çok ağır salvolarına şahit olduk ama destek mesajı ilk denilebilir.

Her ne kadar ittifak ortağınız olsa da farklı bir partinin milletvekili hakkında “arkasındayız” diye açıklamak yapmak, öncelikle o vekilin mensubu olduğu partiye ve o partinin yetkililerine saygısızlıktır.

Adalet ve Kalkınma Partisi ve de Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan hem parti başkanı olarak hem de Cumhurbaşkanı olarak bir vekiline gerekli desteği vermiyor mu?

Ya da verdiği destek yetersiz mi kalıyor da Devlet Bahçeli, böylesi bir çıkış yapma ihtiyacı hissetti?

Süleyman Soylu, bakanlığı sırasında oldukça fazla eleştirilen bir isimdi.

Sürekli kendi yetki alanlarının dışına çıkmayı tercih ettiği için de tepkilerin muhatabı oluyordu. Hatta kendi yetki alanlarına ilişkin de “ihsas-ı rey” denebilecek tavırlar içerisine girince alt kadroların bundan etkilenmesi kaçınılmaz oluyordu.

Bugünlerde, bakanlığı döneminde “ekonomi” ile ilgili yaptığı “uçacağız” çıkışı sosyal medyada fazlaca dolaşıyor.

Bilenler bilir, bir dönem Sedat Peker’in çok ağır suçlamalarına muhatap olmuş ama o dönem Devlet Bahçeli ve partisinden Soylu’ya böylesi bir destek açıklaması gelmemişti.

Süleyman Soylu’nun asıl hedefinin Bahçeli sonrası için MHP genel başkanlığı olduğu söylemleri bugünden itibaren daha fazla köpürtülecektir şüphesiz. Bu zemini de Devlet Bahçeli ve partisi hazırlamıştır.

MHP’de bünye böylesi bir çalışmayı kabul eder mi bilinmez ama tartışmaların daha da alevlenmesi kaçınılmaz olmuştur.

Gelelim ağır sözlerin muhatabına…

Bu açıklamaların direkt muhatabı olsa olsa iktidar partisi ve yetkilileridir. Açık bir şekilde, “Siz eski bakanınıza ve mevcut vekilinize gerekli desteği vermiyorsunuz, gerekirse ben veririm” dendi.

Biraz espri biraz da gerçek karışımı dillendirilen, “Erdoğan, Süleyman Soylu’yu görevden almak için Bakanlar Kurulu’nu tasfiye etti” söyleminin kısmen de doğru olduğu anlaşılıyor.

Son çıkışla bir sorun çözülmedi, yeni bir siyasi adımın ilki atıldı diyebiliriz…

Şunu da unutmamak gerek; “Devlet, içişleri bakanlığı görevini yapan her ismi ömrünün sonuna kadar koruması altına alır.”

Soylu’nun korunmaya mı ihtiyacı var?

DEVAM SAYIN ALİ YERLİKAYA…

Kendi evlatlarımız için endişe ediyoruz!

Komşumuzun çocuğu için endişe ediyoruz!

Ülkemizin geleceği için endişe ediyoruz!..

Devlet isterse bir tane dahi uyuşturucu taciri sokaklarda do-la-şa-maz!

Çok fazla değil, bundan 15-20 yıl öncesinde Anadolu’nun ücra köşelerinde ulu orta sigara dahi içmek gençler için ayıp kabul edilirdi. Şimdilerde ise aynı topraklara ne zaman yolumuz düşse içimiz adeta kan ağlıyor. Köylerdeki bakkallarda buzdolapları alkol şişeleri ile dolu. Uyuşturucu ve alkol kullanımında köylerimizdeki manzaralar büyükşehirlerden aşağı kalmıyor.

Mazbut Anadolu şehirlerimizdeki manzaralar ise İstanbul’u geride bırakacak düzeylerde.

Uyuşturucu bataklığına düşen her bir gencimizi gördüğümüzde bir neslin elimizden nasıl kayıp gittiğine de şahitlik ediyoruz.

Elbette bu manzaranın birinci sorumlusu yetkili makamlarda oturanlar.

Çözüm bulacak olanlar da onlar.

Son günlerde Millî Gazete okuyanlar rahatlıkla fark etmiştir; ülke genelinde büyük bir uyuşturucu operasyonu başlatıldı.

Her gün onlarca zehir taciri derdest edilip sokaklardan toplanıyor.

Seçimlerden sonra yaşanan değişiklik sonrasında İçişlere Bakanlığı koltuğuna Ali Yerlikaya oturmuştu. Yerlikaya, bir süre sonra bakanlık bürokrasisinde de önemli değişiklikler yaptı. Belli ki; Sayın Yerlikaya ve ekibi de uyuşturucu konusunda bir hayli hassas. Kararlı ve samimi bir mücadele sonrası gençlerimiz zehir tacirlerinin elinden birer birer çekilip kurtarılır.

Umudumuz ve dualarımız bu yönde. 

Soylu’nun korunmaya mı ihtiyacı var?

BU DENKLEMİ ÇÖZEN BERİ GELSİN

Siyasi iktidarın yüzdesel olarak en büyük destekçilerinden biri sanıyorum emekliler.

Yaşanan ağır ekonomik krizin de en büyük mağdurları yine emekliler.

Yaklaşık 1,5 yıldır sürekli söz verilirken ekonomik durumları hakkında hiçbir adım atılmadı.

En son önceki gün Bakanlar Kurulu toplantısında emeklilerin durumu görüşülecekti, toplantı sonrası Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarında emekliler yoktu.

Anlaşılan, yine bekleme odasına alınmışlar.

Sürekli söz veriliyor, “ilgili bakanlıklar çalışma yapıyor” deniliyor.

Bu tabir, siyasette alt komisyona havale etme deyimidir. Yani sizi bekleme odasına aldık demenin kibarcasıdır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ömer Adil - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

Kendikendi Nekonuşmak - her isim sıfat değildir; yazdıklarından Ömer de Adil de olmadığın anlaşılıyor.

Yanıtla . 0Beğen . 1Beğenme 08 Ekim 08:30


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Erdoğan tarafından 'yüzde 5' ek zamla duyurulan 10 bin TL'lik emekli maaşı sizce yeterli mi?