Gizle

Allah Teâla’nın üzerine yemin ettiği on gece

“Andolsun fecre ve on geceye.” (Fecr, 1-2).

Allah Teâlâ bu ayetlerde fecre ve on geceye yemin etmektedir. Cumhur ulemanın görüşüne göre buradaki on geceden kasıt Zilhicce ayının ilk on gecesidir. (İbn Kesir, 4/535). Yine, “Bilinen günlerde Allah’ın ismini zikretsinler” (Hac, 28) ayetinde geçen “bilinen günler” ifadesi ile kastedilen de İbn Abbas’ın (R.A.) ifadesine göre Zilhicce’nin ilk on günü veya teşrik günleridir.

Fecir, günün başlangıcıdır ki gecenin sükûnu onunla son bulur, her tarafta hareketlenme ve çalışma başlar. Müminle münafığı birbirinden ayıran sabah namazı bu vakitte kılınır, rızıklar bu vakitte genişletilir ve dağıtılır. Yine oruç tutanlar bu vakitte oruçlarına başlarlar. Bunun için fecir vaktinin çok büyük ehemmiyeti ve fazileti vardır ve bunun için yüce Rabbimiz bu vakte yemin etmiştir.

Cenab-ı Hakk’ın yemin ettiği on geceye gelince bunlar Zilhicce ayının ilk on gecesidir. Ramazan-ı Şerif’in son on gecesi nasıl ki çok faziletli ise Zilhicce ayının da ilk on gecesi çok faziletlidir. Ramazan-ı Şerif ayının son on gecesinde bin aydan daha faziletli Kadir Gecesi olmasına karşılık Zilhicce ayında Arefe günü vardır. Rasulullah (S.A.V.) Efendimiz Arefe gününün faziletini şöyle açıklamıştır: “Güneşin içinde doğduğu en hayırlı gün Arefe günüdür”

Bu on günde yapılan amellerin fazileti hakkında Abdullah ibni Abbas’ın (R.A.) rivayetine göre Allah Resulü şöyle buyurmuştur:

“Kendisinde salih amel işlenen günlerin Allah’a en sevimlisi bu günler yani (Zilhicce’nin ilk) on günüdür.”

Sahabeler: “Ya Rasulallah! Allah’ın yolunda yapılan cihat da mı (o günler kadar sevimli) değildir?” diye sordular.

Rasulullah (S.A.V.) şöyle buyurdu:

“Evet, Allah’ın yolunda yapılan cihat da! Ancak canı ve malı ile cihada çıkıp da onlardan hiçbir şeyi geri döndürmeyen (yani şehit olan) hariçtir.” (Ebu Davud 2438, Buhari 928, Tirmizi 754, İbniMace 1727).

Cabir bin Abdullah’ın (R.A.) rivayet ettiği hadis-i şerifte ise Allah Resulü şöyle buyurmuştur:

“Dünya günlerinin en faziletlisi Zilhicce’nin ilk on günüdür…” (Tergib ve Terhib 3/22).

Hz. Hafsa (r.anha) annemiz şöyle demiştir:

“Dört şeyi Resulullah (S.A.V.) bırakmamıştır. Aşura orucu, Zilhicce’nin (ilk) on günü ve her aydan üç gün oruç tutmak.” (Nesai).

Bu günlerde ve özellikle de Arefe gününde oruç tutulmalıdır.

Rasulullaha (S.A.V.) Arefe gününde oruç tutma hakkında sorulunca şöyle buyurmuştur:

“Geçmiş senenin ve gelecek senenin günahlarına kefarettir.” (Müslim 1162).

“Allah’ın, Arefe günü tutulan orucun, ondan önceki seneye ve ondan sonraki seneye kefaret etmesini umarım.” (İbniMace 1730).

Ancak hac vazifesini ifa eden hacılar arasında yorgun düşme ihtimali bulunanların Zilhicce’nin sekizinci ve dokuzuncu günlerinde, özellikle vakfenin yapıldığı Arefe gününde oruç tutmaları mekruh sayılmıştır.

Kurban kesecek olan kişinin Zilhicce ayı girince kurbanını kesinceye kadar tıraş olması ve tırnaklarını kesmesi Mâlikî, Şâfiî ve bir kısım Hanbelî fakihine göre mekruhtur. Ancak biz Hanefilere göre mekruh değildir. Bununla birlikte Hanefilerin de bu günlerde kurban kesinceye kadar tıraş olmayı ve tırnak kesmeyi terk etmeleri daha uygun olur.

Bu günlerde sadaka vermek de çok büyük ikramlara kavuşmaya sebep olur.

 

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Mustafa Kasadar - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

02

Abdullah - Teşekkür ederiz hocam vermiş olduğunuz bilgiler için, Allah razı olsun

Yanıtla . 1Beğen 14 Ağustos 10:04
01

Ts-61 - Allahü teala sizden razı olsun Sn. Hocamız.!!

Yanıtla . 1Beğen 13 Ağustos 23:13

Anket Seçim barajı ile ilgili ne düşünüyorsunuz?