Reklamı Kapat

Modernizmin dayatmalarına teslimiyeti tenkit-I

İslâm âlemi yaklaşık 250 yıldır, Batı’nın değerlerine, kan ve sömürü üzerine kurduğu ve adına medeniyet denilen “tek dişi kalmış canavara” teslim olmuş; Batı’dan gelen ne varsa, sorgulamadan kabullenme artık hastalığa dönüşmüştür.

18. yüzyıldan sonra Osmanlı’da Batıcılık cereyanı Batı’nın bilimdeki terakkisinin örnek alınmasıyla sınırlı kalmış, Batı’daki gibi dinin sorgulandığı bir süreç yaşanmamıştır. Osmanlı şer’i bir devlet olduğu için din devlet eliyle korunmuş, dinde reforma izin verilmemiştir. Buna mukabil “Batıcılık”, Avrupa’nın baskısıyla diğer alanlarda belli oranda başarılı olmuştur. Özellikle Islahat Fermanı’yla gayr-i müslimlere tanınan ayrıcalıklar, eski gücünü kaybetmiş Osmanlı’ya, Avrupa’nın baskısıyla kabul ettirilmiş ve Müslüman tebaayla gayr-i müslim (Yahudi ve Hıristiyan) tebaa eşit sayılmıştır.

Muazzam Osmanlı Devleti’nin yıkılıp, yerine Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulması, tamamen Batı değerlerinin sahiplenildiği, yüzyıllardır uygulanıp gelen İslami değerlerin bir kenara bırakıldığı ve kadim geçmişin yok sayıldığı bir dönemin başlangıcı olmuştur. Yani Cumhuriyet, Batı hayranlığının zirve yaptığı, Batı taklitçiliğinin ve Batı’ya öykünmenin medeniyet kabul edildiği bir dönemdir.

Cumhuriyet’in ilk yıllarında başlayan modernitenin bize dayattığı adına değer denilen ne varsa tamamı Batı’dan ithaldir ve bu hastalık günümüze kadar hız kesmeden devam etmiştir.

Batı değerlerine meftuniyet ve binlerce yıllık İslamî değerleri bir kenara bırakma eğilimi Cumhuriyet’in ilk yıllarında kendisini iyice göstermiş, resyonalizm, ilerlemecilik ve çağdaşlık kılıfı altında İslâmî değerlerin tamamen tasfiyesi şeklindeki uygulamalara dönüşmüştür. Bu dönüştürme çabalarını beş ana başlıkta toplayabiliriz:

1- Yönetim Sistemindeki Batılılaşma: 1924 Teşkilat-ı Esasiye Kanunu’nun 2. maddesindeki “Türkiye Devleti’nin dini, din-i İslâm”dır” maddesinin 1928’de çıkartılması, Hilafet’in ilgası, milletvekillerinin “vallahi” şeklindeki yeminleri yerine “namusum ve şerefim üzerine yemin ederim” ibaresinin eklenmesi gibi uygulamalar, binlerce yıllık sürüp gelen İslâmî geleneğin tasfiyesi ve bunun yerine Batı değerlerinin ikamesidir.

2- Hukuk Sisteminde Batılılaşma: Şer’i Hukuk yerine “Medeni Kanun” denilen ve Batı’dan alınan kanunlarla karma bir hukuk sistemi oluşturulmuştur. 22 Nisan 1926’da kabul edilen Borçlar Kanunu İsviçre’den, 1 Mart 1926’da kabul edilen Ceza Kanunu İtalya’dan, 1927’de yürürlüğe giren Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu’nu İsviçre’den, 4 Nisan 1929’da Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu da Almanya’dan alınmıştır. Şer’iyye ve Evkaf Vekâleti lağvedilmiş, Şer’i Mahkemeler kaldırılmıştır. Yine “Ahkâm-ı Şer’iyyenin Tenfizi” maddesinin kaldırılarak “şeriat hükümlerinin yürütülmesi” Batı’dan alınan kanunlara bırakılmıştır.

3- Eğitim Sisteminin Batılılaştırılması: Eğitim sisteminin Batı’ya uydurulması için Tevhid-i Tedrisat Kanunu’nun kabulü, İslâm/Arap harflerinin kaldırılıp Yunan/Latin harflerinin kabulü, medreselerin kapatılması, tekke, zaviye ve türbelerin kapatılması eğitim sistemindeki Batılılaşma sürecidir.

4- İçtimai Hayatın Batılıştırılması: İçtimai/sosyal hayatın batılılaştırılması için büyük çaba sarfedilmiş, Şapka ve Kıyafet İnkılâbı, Takvim, Saat ve Ölçülerde Değişiklik, hafta tatilinin Cuma gününden Cumartesi-Pazar’a alınması, “şeyh, molla, efendi, paşa, ağa, hafız” gibi ünvanların kullanılmasının yasaklanmasıyla modernitenin dayatması içselleştirilmiştir.

5- Avrupa Birliği ve Dış İlişkilerde Amerikancılık: Cumhuriyet’in ilk yıllarından sonra olmak üzere Avrupa Topluluğu ile başlayan ve Avrupa Birliği ile devam eden Batı’ya ayak uydurma çabası hız kesmeden devam etmektedir. Avrupa Birliği uyum yasaları için birçok İslâmî değer sözde Batı’nın medeniyet dayatmasına kurban edilmiştir. Yine Amerikan mandacılığıyla başlayan anlayış dış ilişkilerde Amerikancılıkla devam etmiştir. (Devam edecek.)

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Siyami Akyel - Mesaj Gönder



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?