Reklamı Kapat

Cuma Macerası

Cuma günü, saat 13... Evimin önüne indim, sahildeki Küçükayasofya camiine namaza gideceğim. Sonra Kumkapı’daki Mihman Özbek lokantasında öğle yemeği yiyeceğim.

Eyvah!.. Yolun sokağın ortasına üç otomobil park etmiş, yol kapalı. Otomobillere telefon numarası bırakmamışlar... On dakika kadar çırpındık, otomobillerin sahiplerini bulamadık, yakınlardaki bir polise söyledik. Yolu açmak için bir şey yapmadı. Bin zahmetle diğer taraftaki bariyerleri indirttik, zar zor aradaki bir mescide yetiştik.

Namazdan sonra Mihman lokantasına gittik. Nişanca camiinin önünde, cadde boyunca, her yerde sıra sıra otomobiller park etmiş. Biz de otomobilimizi boş bir yere koyduk.

Yemekten sonra bir de baktık ki, otomobilimiz çekilmiş. Nereye çekilmiş?.. Birkaç telefonla öğrendik. Fazla yol yürüyemeyen bendeniz sokakta kalmıştım. Neyse bir dost eve kadar götürüverdi. Yardımcım, ta Topkapılara otomobili almaya gitti. Üç saat sonra geldi. Doksan lira ceza kesmişler.

Şimdi soruyorum:

* Evimin önündeki yolun ortasına üç otomobil park etmişti, polis onları niçin görmedi? Niçin yolu açmadı?

* Kumkapı’da yüzlerce, binlerce otomobil içinden niçin benim arabamı çekip götürdüler?

* Böyle bir şey eşitliğe aykırı değil midir?

* Cadde boyundaki yüzlerce binlerce otomobil içinden canlarının istediği birkaçını çekiyorlar, ötekilere bir şey yapmıyorlar.

* Binlerce otomobil içinden bir ikisini çekmekle trafik sıkışıklığı çözülüyor mu? Bu bir çare ve çözüm müdür?

* Trafiğin kilitlendiği saatlerde ortada niçin bir tek polis ve belediyeci yok?

* Cadde kenarına otomobil park etmek yasaksa, yüzde binde birine değil, hepsine ceza kesmek gerekmez mi?

Eşitlik prensibini çiğnedikleri için  verdiğim parayı  helal etmiyorum, haram olsun!..

Evimin önünde yolu tıkayan otomobiller için hiçbir şey yapmadılar, o hakkım da haram olsun.

Yol tıkalı, hasta olsam doktora, hastahaneye nasıl gideceğim?

***

Hırsızların hakları ve güvenceleri, hırsızlığa uğrayanların haklarının üzerinde ise o ülke batmış demektir.

***

Seneler boyunca bazı şahıslar ve kurumlar vahim ve ağır suçlar işliyor. Devlet ve yargı bunları biliyor ama görmezlikten geliyor, üzerlerine gitmiyor,  yapılması gerekenleri yapmıyor. Birden, âniden, günün birinde ansızın üzerlerine gidiyor. Bu sizce normal midir?  Suçları görmezlikten gelmek doğru mudur?

***

O şehirde akşam güneş batınca karı pazarları kuruluyor, gece yarısından sonra uyuşturucu satışları artıyormuş. Bu sizce normal midir?

***

Birileri kurtulmak için büyük çapta rüşvetler verecektir. Rüşvet piyasasında dönen dolaplara dikkat. Pazarlıklar yapılıyor. Beş milyon verelim... Olmaz... Durum vahimdir, bu iş elli milyona çözülür...

***

Gaziantep eski milletvekili Şamil Tayyar, Fetullahçı büyük iş adamlarının kurtulmak için milyonlarca dolar rüşvet verdiğini, bu işin piyasasının, borsasının oluştuğunu söylemişti. İnterneti açınız ve bu rüşvet piyasası ile ilgili haberleri okuyunuz. Neler oluyor?

***

Yeni büyük GEZİ kalkışması için bütün planlar hazırdır. Önleme, bastırma planları da hazır mıdır?

***

Yeni GEZİ, milyonlarca lise ve üniversite genci, KRİPTO ile yapılacaktır. Haberiniz var mı?

***

Herifin veya karının aklının yarısı işkembesinde, diğer yarısı apış arasında. Bu haliyle kalkmış âleme ders veriyor, nasihat ediyor.

***

Bir okul çocuğu 400 lira masraf ederek küçük oyuncak bir otomobil yapmış, üzerine binmiş, bütün medya bunun resmini bastı, çocuğumuzun büyük başarısı dedi. Bu esnada, milyonlarca Güney Kore otomobili bütün dünyada cirit atıyor.

***

Müstehcen, ahlaksız, azdırıcı, kudurtucu yayınları yasaklamak, basın özgürlüğünü çiğnemek olmaz. Alabildiğine basın hürriyeti olsun ama müstehcen neşriyat olmasın. Millet Meclisimiz müstehcen yayınları önlemek için niçin harekete geçmiyor, kanun çıkartmıyor?

***

Düşünce, felsefe, kültür kitapları dünya dillerine çevrilen bir tek Türkiye düşünürü var mıdır? Bilen varsa lütfen haber versin.

***

Tanıdıklarımın biri Sarıyer tepelerinde bir köyün civarına piknik yapmaya gitmiş. Etraf çöplük gibiymiş, pislikten geçilmiyormuş. Vatandaşa, piknik yaptıktan sonra çöpleri toplamak, mıntıka temizliği yapmak kültürünü kim aşılayacak?

***

Konvansiyonel yalanların en büyüğü: Laiklik demokrasinin olmazsa olmaz şartıdır. İngiltere’de laiklik yok, tam tersine din devlet birliği var ve en fazla demokrasi de orada. Bu yalancılar herkesi ahmak ve sersem mi sanıyor?

***

Taşrada gezmek isteyenlere: Kimsenin gitmediği huzurlu ve temiz yerler bulup oralara gidin. Herkesin gittiği yerlere sakın gitmeyin. Kalabalık ve izdiham olan yerde huzurlu gezinti ve piknik yapılamaz.

***

Aman ne eğlendik, aman ne eğlendik... Ya öyle mi?

***

Bir gence: Bu kafayla, bu zihniyetle senin adam olman çok zordur. Kafanı değiştir.

***

Restorasyondan sonra, kadınlar kısmının kafesleri kaldırılan camilere, o kafesler tekrar konulmalıdır. İslam hanımları huzur içinde ibadet etmelidir. Feministlerin dinimizi tahrif etmelerine imkân ve fırsat tanınmamalıdır.

***

Eve sucu damacana ile memba suyu getiriyor. Yolda birine kızdı, küfür etti. Su elden gitti. Yanında küfür edilen, kötü söz söylenen su bozulur. Japon Emoto’nun kitabını okuyunuz.

***

15 Temmuz darbesi geliyorum diye çok bağırdı ama duyan olmadı.

***

Torununu kışkışlayan nineye bile maaş bağlanıyor. Devlet bütçesi bunca yükü kaldırır mı?

***

Kültürlü olmak isteyen gence: Son iki ay içinde okuduğun kültür, düşünce kitaplarının isimlerini söyler misin?

***

Kültür kitabı okumayacaksın ve sonra kültürlü olacaksın... Sen geri zekalı mısın?.. Olacak şey midir bu?

***

Milyonlarca taşra çocuğuna, İstanbul Osmanlı görgüsü kültürü ahlakı inceliği nezaketi kibarlığı mürüvveti nasıl öğretilecek? Bu konuda bir kitap var mıdır? Bu konuda kurslar, dersler var mıdır?

***

Yüze gülüp arkadan çekiştiren birilerine: Siz bu terbiyesizliği nereden öğrendiniz?

***

Çok terbiyeli birine sormuşlar: Siz bu terbiyeyi nasıl elde ettiniz?.. Terbiyesizliklerimden demiş.

***

Bir yalakaya: Ekselansın o aksırığı ne kadar şahaneydi değil mi?

***

Palavracı bir yazara: Birini ağır şekilde suçlamışsın ama hiçbir gerekçe göstermemişsin. Ceza hukukunun ana prensibi, “Kanunsuz suç ve ceza olmaz” ilkesidir. Suçlarken, tutarlı ve geçerli gerekçeler gösterirsen seni alkışlayacağım.

***

Hükümetin sigara ve içki konusundaki kısıtlayıcı, caydırıcı siyasetini doğru buluyorum. Türkiye’miz bir sarhoşlar ülkesi olmamalıdır. Okullara kadar giren uyuşturucu da mutlaka önlenmelidir. Büyük uyuşturucu baronları yakalanmalıdır.

***

Zavallıya pahalı bir ilaç vermişler. Zararlı yan tesirleri şifalı etkisinden on kat fazlaymış.

***

Darvinizm ispat edilememiş, aksine çürütülmüş bir teori ve ideolojidir. Ateistler ve din düşmanları tarafından kullanılmaktadır. Darvinizm, Marksizm, Siyonizm, Feminizm...

***

Sanat kıymeti olmayan o taklit binaya harcanan para ile çok güzel, altın oranlı, harika, nefis bir cami yapılabilirdi. Niçin böyle yapmadılar da sanatsız, altın oransız bir bina yaptılar, anlamak çok zor.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mehmed Şevket Eygi



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?