Reklamı Kapat

Yeni sistemin kodları - 1: Hükümet sistemi

 

Bir devletin hangi hükümet sistemi ile yönetildiğini anlamak için yürütme organının yapısına, yürütme organının nasıl kurulduğuna ve yasama ile yürütme arasındaki ilişkilere göz atmak gerekmektedir. Yasama ve yürütme kuvvetleri bir organda birleşebileceği gibi (kuvvetler birliği sistemleri) birbirinden ayrı (kuvvetler ayrılığı sistemleri) da olabilirler.

Kuvvetler ayrılığı bakımından devletlerin üç farklı hükümet sistemi uyguladığı söylenebilir: Parlamenter sistem, yarı başkanlık sistemi ve başkanlık sistemi. Parlamenter sistemde yürütme organı, yasama organından doğmaktadır. Yürütme organını devlet başkanı/ Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu oluşturmaktadır. Başbakan ve ağırlıklı olarak Bakanlar Kurulu yasama organı içerisinden belirlenmektedir. Parlamenter sistem bakımından başbakanın milletvekili/parlamenter olması olmazsa olmazdır. Yürütmenin yasama organı içerisinden belirlenmesi, yürütme organının yasama organının güvenine dayanması ve yasama organına karşı sorumlu olması neticesini doğurmaktadır. Devlet başkanı/ Cumhurbaşkanı siyaseten yetkisiz ve sorumsuz olup yetki ve sorumluluk Bakanlar Kurulundadır. Bu durum yasama organının Bakanlar Kurulunu gensoru yöntemiyle düşürebilmesine imkân tanımaktadır. Ayrıca yürütme organı da yasama organını feshedebilme imkânına sahiptir. Parlamenter sistemin anavatanı Birleşik Krallık olup birçok devlette bu sistem uygulanmaktadır. Bu sistem içerisinde farklı devletler farklı mekanizmalar uygulamak suretiyle sistemde ortaya çıkabilecek tıkanıklıkları engellemeye çalışmaktadırlar.

Yarı başkanlık sisteminde devlet başkanı/Cumhurbaşkanı halk tarafından seçilmekte ve önemli anayasal yetkilere sahip bulunmaktadır. Fransa’nın hükümet sistemi olan yarı başkanlık sisteminde yürütmede ayrıca Başbakan ve Bakanlar Kurulu da yer almaktadır. Bu sistemde Bakanlar Kurulu yasama organı içerisinden doğmakta ve bu nedenle yasama organına karşı siyasî sorumluluğa sahip bulunmaktadır. Bu durum Bakanlar Kurulunun yasama organının güvenine dayanmasını gerekli kılmaktadır. Bakanlar Kurulunun, yasama organının güvenini kaybetmesi durumunda gensoru ile düşürülebilmesi mümkündür.

Başkanlık sisteminde ise yürütme organı, yasama organı içerisinden doğmamaktadır. Başkanlık sisteminde başkan tek başına yürütme organını teşkil etmektedir. Yürütmenin yasamadan kaynaklanmaması yürütmenin yasamaya karşı sorumlu olmaması neticesini doğurmaktadır. Yürütme organının siyasî sorumluluğu olmakla birlikte bu sorumluluk sadece başkanı seçenlere karşıdır. Yasama organının yürütmeyi görevden alabilmesi neredeyse mümkün olmadığı gibi yürütme organının yasama organını feshedebilmesi de söz konusu olmamaktadır. Yasama ile yürütme kuvvetlerinin sert bir şekilde ayrıldığı bu sistemde yürütmenin yasama faaliyetlerine katılabilmesi mümkün değildir. Ayrıca başkanlık sisteminde yasama ve yürütme kuvvetlerinin birbirlerini denetleyebilecekleri denge ve fren mekanizmalarına yer verilmiştir. Bu mekanizmalar arasında üst düzey kamu görevlilerinin atamalarının senato tarafından onaylanması ve Kongrenin kabul ettiği kanunların başkan tarafından veto edilebilmesi bulunmaktadır. Başkanlık sisteminin anavatanı Amerika Birleşik Devletleri (ABD) olup başkanlık sisteminin uygulandığı diğer ülkelerde çeşitli sebeplerden dolayı başkanın yasamayı feshedebilmesi gibi ABD’de bulunmayan bazı yöntemlere yer verilmektedir.

16 Nisan 2017 anayasa değişikliği ile Türkiye’nin hükümet sisteminde önemli bir değişiklik söz konusu olmuştur. Cumhurbaşkanlığı sistemi olarak adlandırılan yeni hükümet sistemi hem başkanlık sisteminin hem de parlamenter sistemin özelliklerini ihtiva etmektedir. Yürütme organının sadece Cumhurbaşkanından oluşması ve Cumhurbaşkanının siyasî sorumluluğunun bulunması bakımından yeni hükümet sistemi başkanlık sistemine benzemektedir. Yürütmenin ve yasamanın karşılıklı fesih yetkisi ile donatılmış olması ise yeni hükümet sistemini başkanlık sisteminden ayıran bir özelliktir. Ayrıca milletvekili seçimi ile Cumhurbaşkanlığı seçiminin aynı anda yapılması meclis çoğunluğu ile Cumhurbaşkanının aynı siyasî partilere mensup olması gerektiği fikrini ya da bu yönde bir zorunluluk ilişkisi olduğu yaklaşımını seçmenlerin zihninde oluşturmayı amaçlamaktadır. Türkiye’nin yeni hükümet sistemi bazı yönleriyle başkanlık sisteminden ayrılıyor olsa da büyük ölçüde bir başkanlık sistemi örneğidir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Batuhan Ustabulut - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


İstanbul Markaları

Milli Gazete, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Meclis lokantasında yemek ücretlerinin artırılmasını doğru buluyor musunuz?