Piyasaları ürkütmemek lazım! 

Galiba ekonomide en çok “piyasalara” dikkat etmek gerekiyor.

Zira piyasalar hoşlarına gidecek bir laf duyduklarında dolar hemen baş aşağı gitmeye başlıyor.

Ama piyasalar bir laftan da “azıcık da olsa nem kaparsa” doları kimsecikler tutamıyor.

Mesela “Merkez Bankası hiç olmadığı kadar etkin olacak” lafı duyulduğu anda piyasalar zevkten dört köşe oluyor!

Ve dolar kuyruğunu havaya dikip baş aşağı seyretmeye başlıyor.

Fakat devlet bankalarının yanı sıra özel bankaların da ellerini taşın altına koymalarının gerektiği söylenmeye başlayınca piyasalar bir acayip tedirgin oluyor.

Dolar da hemen kafayı yukarıya doğru dikiyor.

Piyasalar bu konuda madem bu kadar hassas o halde yetkili ve etkili makamlarda bulunanlar konuşurken biraz daha dikkatli olmalılar.

Yani piyasaları ürkütmemeleri lazım!

Yapılan açıklamalarda piyasaların nasırına basılmazsa hem doların başını alıp gitmesinin önüne geçilmiş olur hem de enflasyon ile beklentiler daha bir gerçekleşme şansı bulur.

Ekonomik konularda “emir-komuta” yöntemi ile işleri halletme yerine ekonominin gereklerini göz önüne almak sanırız faydalı olacaktır.

Kabul etmek gerekir ki ekonomik konular ve dolayısıyla piyasalar biraz nazenin yapılanmalar.

Emir ile onları hizaya sokabilmek pek mümkün değil. Emretmek yerine sırtlarını sıvazlamak gerek. Türkiye ekonomisinin neye ihtiyacı var? Özellikle dış krediye ihtiyacı var değil mi?

Böyle bir zorunluluk söz konusu olduğunda kredi açacaklara bir takım şartlar koşmak yerine onların isteklerini dikkate almak kuşkusuz daha mantıklı bir davranış olacaktır.

Hal böyle olunca da piyasaların “nabzına göre şerbet vermek” kaçınılmaz hale gelmektedir.

Bunu kim başarabilir bilemiyoruz ama birileri ekonomide söz sahibi olanları piyasanın nasırına basmama ve ürkütmemeleri konusunda mutlaka uyarmalıdır.

Ekonomide söz sahibi olanların dikkatleri “borç veren değil borç alan” ülke konumunda olduğumuz konusunda bir kez daha çekilmelidir.

Atıp tutarak ya da asıp keserek piyasaları dize getirmek mümkün olmayacağına göre huylarına göre giderek, sırtlarını okşayarak sonuç almaya çalışılmalıdır.

Madem piyasalar “Merkez Bankası hiç olmadığı kadar etkin olacak” lafından hoşlanıyor o halde söylemler hep bu çizgide olmalıdır.

Dememiz odur ki köprüyü geçinceye kadar birilerine dayı demekten çekinilmemelidir.

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Zeki Ceyhan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Anket Andımız referanduma götürülmeli mi?