Kül adamlar

Şaştığım, herkesin önünde suç işleyen bir örgüt için niçin otuz yıl beklendi.

Zarif dinimiz, ahlakımız, geleneklerimiz herkesin gözleri önünde hunharca katledilirken neden yıllarca göz yumuldu.

Bir sürü felaket haber yayıldı.

Küçük çocuklar kaçırıldı, ailelerinden koparıldı, tecavüzler edildi.

Fakat takım elbiseli, eldivenli, kibar görünümlü insanlara, toplumsal cinayetlerini daha hızlı işlemeleri için göz yumuldu. Şimdi haberler ardı ardına gelmekte. Gözler önünde yapılandan daha vahşet olayları duyduğumuzda, neden önlem alınmadı, niçin engel olunmadı onca insan ve aileleri acılar içerisinde kıvranırken niçin kulaklar üzerine yatıldı. Kara para, haksız kazanç, zengin müritlerden rant elde etme. Kadınlara düşmanlık, işkenceler, kişiliklerini yok etmeler.

Kadınları aşağılamak için yapılan her türlü ahlaksızlık.

Öyle korkunç olaylar oldu ki.

Ünlü bir doktor lösemiye yakalandığı gerekçesiyle bu masum halktan kan örnekleri topladı.

O kanlar ne oldu, nereye gitti, ne yapıldı, hangi amaç için kullanıldı hep meçhul kaldı.

Bizim millet olarak takım elbise, gravat takıntımız vardır.

Takım elbiseli Drakula külü adamlar milleti daha çok soyup soğana çevirir, daha fazla yolsuzluk hırsızlık yapar, kadınlara zayıflara daha fazla işkence eder. 1994 yerel seçimlerini hatırlıyorum. O gece bir arkadaşın evinde seçim sonuçlarını bekliyoruz.

Zafer haberi gelince genel merkeze gitmeye kalktık.

Fakat tebrikleri iletmek için bile içeri alınmadık. Devrim kendi çocuklarını bir kez daha yemişti.

Kıyafetlerimiz aykırı sakıncalı bulunmuştu. Fakat Adnan Hocanın grubu; yakışıklı, uzun boylu, manken suratlı gençler takım elbiseleri ile geldiklerinde kapılar sonuna kadar açılıp tebriklerini sunmaları için saygıyla eğilerek onları içeri buyur etmişlerdi.

Milletvekili Selçuk Özdağ, “Adnan Hoca grubunun devamlı TBMM’ye gelen elemanları vardı. Bunlar milletvekillerini ziyaret eder, Adnan Oktar’ın ne kadar vatansever olduğunu anlatıp propagandasını yapar, kitaplarını verirlerdi.”

Adnan Oktar ekibinin FETÖ ile AK Parti arasında arabuluculuk teklifinde bulunduğunu belirten S. Özdağ:

“17-25 Aralık operasyonundan sonra, yanıma gelen bu grubun önemli elemanları, Erdoğan’la, F.Gülen grubunun arasının düzeltilmesi gerektiğini, yıllarca birlikte olan iki kardeş yapının birlikte ülke için faydalı olacağını belirttiler, ‘Biz, bu konuda arabuluculuk yapmak istiyoruz’ dediler”.

Yani her zaman devletin zirvesiyle görüşebilecek kadar da saygın bulundular. İşin asıl acı kısmı burası.

Sefere çıkanlar, zafer günü terlerinden ötürü itelenirken pahalı elbiseli kül adamlar değil engel; hep güler yüz, itibar gördüler.

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Mine Alpay Gün - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Anket Seçim barajı ile ilgili ne düşünüyorsunuz?