Gizle

Milletin dirilişi ezan ve salâ

Muhterem Müslümanlar.

Son bir asır zamandır bir kısım çevreler ezan ile ilgili olarak ileri geri konuşmaya başladılar.

Bunlardan bir kısmı ezan Türkçe okunsun derken bir kısmı da ses sanatkârlarına ezan okutulup banda alınsın, ezanlar banttan okunsun gibi lâflar ediyorlar. Hoş bu lâflar yeni ediliyor değil. Bir asırdır bu tür beyanlar tekrar tekrar ısıtılıp gündeme getirilmiş hatta 18 yıl gibi uzun bir süre de tatbikat safhasına konulmuş, bu tatbikata uymayanlar öldürülmüş, yurtlarından sürülmüş, işkencelere tâbi tutulmuşlar.

Peki, hakkında fırtınalar koparılmaya çalışılan ezan nedir?

Ezan, İslâm’ın esaslarının ilânıdır.

Hicretin birinci yılında meşru olmuştur.

Ezanın meşruiyeti Kur’ân ve sünnet ile sabittir. (Maide Sûresi, âyet: 58, Cum’aSûresi, âyet.9) Ezanın hükmü icabettir. İcâbet de iki türlü olur.

1- Söz ile icabet: Müezzinin dediğini tekrar ederek yapılır.

2- Fiili icabet: Kalkıp namaz kılmakla olur. Ezan okunması bitince Müslümanlar vesile (ezan) duasını okurlar. Ezan beş vakit kılınması farz olan namazlar için okunur.

Teypten, radyodan, TV’den, plâktan ve benzeri aletlerden okunan ezanlar sahih (geçerli) değildir. Namaz için ezan okuyacak zatın abdestli olması, okurken kıbleye dönmesi, yüksek bir yerde okuması, yüksek ses ile okuması ezanın adab ve sünnetlerindendir. Ezan okunurken ezanı okuyana ve dinleyenlere selâm verilmez, verilen selam alınmaz; ezana icabetten başka hiçbir şey ile meşgul olunmaz. Ezandan en çok şeytanlar korkar.

Muhterem Müslümanlar

Peygamberimiz Efendimiz: “Ezan okunmaya başlanınca, şeytan zıplayarak ezanı duymayacak yerlere kadar kaçar” diye haber vermiştir.

Birkaç kelime olan ezan bütün imân meselelerini içine alır. Ezan, Allah-ü Ekber diye başlar. Allah’ın varlığını ve kemal sıfatları ile muttasıf olduğunu bildirir. Sonra tevhide geçilir. Allah’ın şeriki olmadığı ilân edilir. Sonra peygamberlik ispat edilir. Peygamber Efendimizin risaletine şehadet edilir. Sonra namaza davet olunur. Felaha (kurtuluşa) davet olunur. Felâhtan murad daimi hayattır. Ahirete işaret vardır. Sonra te’kit için ilk cümleler tekrar edilir. Ezan, dünya Müslümanlarının İstiklâl Marşı’dır.

Tıpkı ezanlar gibi salâlar da şehadetlerin de istiklalimizin temeli olduğunu hep haykırmıştır. Salâlar okunduğu zaman her okunuşta inanmış yüreklere inşirah salıyor. Minareler bizim özgürlüğümüzün ve tevhidin sembolüdür.

Minarelerimizden yükselen salâlar daima milletimizin moralini yükseltmiş, mâneviyatını güçlü tutmuştur. Tarih de şahit olmuştur ki, 15 Temmuz akşamı minarelerden yükselen salâ sesleri tank, silah ve uçak seslerine gâlip gelmiştir. İstiklalimizin ve istikbalimizin temeli olduğunu haykırmıştır. Salâ sesleri hainlerin yüreklerine korku salmıştır.

Salânın bir amacı da vatana sahip çıkma duygusunu canlı tutmaktır.

Karanlıklar caddeyi, daireyi, kışlayı, devleti işgal tarafına gidiyorlarsa kabahat kimindir? Hani ışığın hızı saniyede 300.000 km. diye okullarda öğretmişlerdi. Peki, karanlığın hızı ne kadar? Onun hızı da aynıdır. Işık ne kadar hızla çekilirse karanlık da o kadar işgal edecektir. Anlaşılıyor ki kabahat karanlığın değil; kabahat çekilen ışığındır. Demek ki, biz güç hâline dönüşmemiş bir çoğunluk hâlindeyiz. Bu gücü ülkemizde 15 Temmuz’da gördük ve gösterdik. Şimdi, bizi ins ve cin şeytanlarından ve darbecilere karşı koruyan ezana ve salâya her gün beş vakit tekrar ederek sahip çıkma ve icabet etme zamanıdır. Bunu herkese hatırlatalım. Ezanı dinleyeceğiz, müezzinin söylediklerini mırıldanarak da olsa tekrar edip Vesile Duası’nı okuyacağız; böylece bunu etrafımıza duyuracağız.

Muhterem Müslümanlar

Ezan maddi ve mânevi boyutuyla sadece Müslümanlar üzerinde değil, Müslüman olmayanlar üzerinde de ciddi tesirler bırakmış bir çağrıdır. Namaz vakitlerinde minarelerden ruhlara akan bir nağme, hidayete gelmeseler bile ruhlarında derin izler bırakmış ve bu nağmelerin tesiriyle ezan hakkında çok övücü sözler sarf etmişlerdir. Dış güzelliğini ahenginden, iç güzelliğini ise Tevhid’in ilân edicisi olmasından alan ezanla ruhlar her gün bir başka dirilişe uyanır.

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Mevlüt Özcan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Anket Seçim barajı ile ilgili ne düşünüyorsunuz?