Srebrenitsa

Tarih: 11 Temmuz 1995

Yer:  Srebrenitsa

Mağdur: KİMLİKSİZ çünkü mazlumların kimliği olmaz, zira mazluma dili, dini, ırkı sorulmaz. Mazlumlar insan, mahza insan.

Suçlu: BATI VE BATILI ZİHİN DÜNYASI. Zalimi tanıyoruz. Zalim son 300 yıldır hiç değişmedi. Zalimi biliyoruz.

Suçu: İNSANLIĞA İHANET

Unutmayacağız. Unutturmayacağız. Biz şaşırmadık ancak yeni nesillere Batı güzellemesi yapan iğdiş edilmiş bütün zihinlerin yüzüne, son yılların en büyük yüz karası olan insanlık suçunu sürekli çarpacağız. Söyledim ya unutmayacağız. Yer gök yaktığımız ağıtlarla sarsılacak, kızımın adı Bosna, Kudüs, Srebrenitsa olacak. Sorduklarında kızıma, “Ne demek ismin?” Kızım; Batılı zihinlerce insanlığa sürülen en büyük kara lekenin, insanlığa kast etmenin nişanesi diye cevaplayacak. Kendinden emin ve geleceğe umutla bakarken, biri Batı deyince sinirleri kabaracak ve güzel mavi gözlerinde birden öfke dalgaları belirecek. Asla unutmayacak, mavi kelebekleri, yeşil tabutları, binlerce çaresiz bakışları asla unutmayacak. Unutursa annesi sütünü helal etmeyecek. İnsanlık bir temiz yürekte varlık mücadelesini yılmadan, bıkmadan, usanmadan ve nihayetinde yıkılmadan kızımın şahsında verecek.

Unutmayacak Anneler; ninniler Srebrenitsa’yı anlatacak. Orada uzakta olmayan bir yerde nasıl canlara kıydıklarını sessiz çığlıklarıyla anlatacak.

Unutmayacak Anneler; hunharca ve hayvanca tecavüzleri unutmayacak… Kızlarına bunun hüznünü yansıtacak.

Unutmayacak Anneler; aç kalan, açıkta kalan, çaresizce ellerinden alınan yavrularını unutmayacak. Çocukların anne diye haykırışlarını unutmayacak anneler, Bir nesil değil bin nesil bu zulmün hüznü ile büyüyecek.

Bizler 10 Muharrem geldiğini kana kana su içtiğimizde annemizden yediğimiz zılgıttan bilirdik bu topraklarda. Bu insanlar Evlad-ı Ali’ye yapılan zulmü nasıl unutmadılar ise, 11 Temmuz’u çocuklarım annelerin gözyaşlarından, babalarının öfkelerinden, renkli elbise giymelerine müsaade edilmemesinden anlayacak.

Unutmayacak Babalar; konuşulamayacak kadar iğrenç muameleleri unutmayacak. Gözleri önünde vahşete kurban giden ailelerini, onurlarının ve namuslarının nasıl çiğnendiğini unutmayacak.

Unutmayacak Babalar; o gün gülmeyecek yüzleri, hiç düşünmeyecek gezmeyi tozmayı yahut ailesine iyilikte bulunmayı, o gün gelince bir hüzün kaplayacak gönlünü… Nasıl olur bir insan bir insana bunu nasıl yapar diye durmadan dövecek göğsünü…

Unutmayacak Babalar; oğlu “düşman kim?” diye sorunca meseleyi önce 11 Temmuz 1995’ten başlatacak. Önce insanlığa yapılan bu ihanetin bu düşmanlığın rezilliğini ve utancını anlatacak.

Unutmayacak Babalar; bir öfke fırtınası kopacak koca yüreklerinden, Unutmayacak Babalar isyan diyecek bir isyan dileyecek.

Bosna, Kosova, SREBRENİTSA bir vatan toprağı. Tıpkı Şam, Halep, Bağdat, Mekke ve Medine gibi.

Bir özlemin, bir ayrılışın hazin hikâyesidir bu aslında. Rivayet odur ki Kosova’yı terk etme kararı alınca İstanbul yönetimi Kosovalılar, “Padişah hazretlerine selam söyleyin burası İstanbul’dan önce İslam toprağı oldu” demişler. Kosova ne kadar bizim ise İstanbul o kadar Kosovalılarındır, Şam ne kadar bizim ise Konya o kadar Şamlılarındır. Batum ne kadar bizim ise Trabzon o kadar Batumlularındır. Burası gönül coğrafyasıdır. Gönlün bir sınırı, bir sonu yoktur.

Gelecekte bir bir hesap soracağız. Öfkemiz aklımızı örtmeyecek ve sizlere adil davranacağız. Zira suçluda olsa insanlığa ihanet de etse insan bizim için insandır. Bu yüzden sizlere asla kötü muamelede bulunmayacağız. Sizleri affetmeyeceğiz. Ancak sizin gibi zalim de olmayacağız. Umut varım yönsüz ve yersiz bir coğrafyanın tanımını başardık. Gönülde yön olmaz, gönülde yer olmaz, biz bütün insanlığın yaşadığı coğrafyayı gönül coğrafyası olarak tanımlamaktan yanayız. Batı yine Batılılığını yapa dursun merhametimiz onları da kucaklayacak. 11 Temmuz 1995 yapılan o vahşetin faillerine acımayacağız ancak adil olacağız. Rüzgâr ekenler zamanı gelince fırtına biçecekler. Bunun umudu ile yaşamaya devam edeceğiz.

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar İdris Cevahir - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

02

Ruhi - Rabbimiz islam Aleminin yardimcisi olsun

Yanıtla . 0Beğen 12 Temmuz 16:10
01

Ruhi - ZALIM ZALIMDIR HIC DEGISMEDI DEGISMEYECEKTIR

Yanıtla . 0Beğen 12 Temmuz 16:09

Anket Seçim barajı ile ilgili ne düşünüyorsunuz?