Reklamı Kapat

“Gerçek” ile “gerçeklik” arasındaki kaos

Son yüzyılın okumasını yapma fırsatı bulamadık. Çok hızlandı zaman. Dönüp arkamıza bakmaya zamanımız yoktu. Arızalardan birikmiş bir yığının tepesindeyiz şimdi. Yüksekte zannediyoruz kendimizi. Asla yakalayamayacağımız bir menzili özlüyor, düşlüyor ve peşinden koşuyoruz. Mutsuzuz. Hiçbirşeyi beğenmiyoruz. Yeni bir telefon aldığımızda bile yakında çıkacak olan yeni modeli yüzünden keyfimiz kaçıyor. Peki nasıl oluyor tüm bunlar?

Daha önceleri arzular ve ihtiyaçlar bahsini açtığımızı hatırlıyorum. İnsanın tatmin olması zordur ama mutlu olabilir fikrinin üzerine konuşmuştuk. Sıkıntı şu ki; kararı biz veriyoruz gibi görünse de bize hikayeyi anlatan maalesef başkası. Biz bize anlatılan tutarlı hikayeleri amentü haline getirdiğimizde kendi kanaatimizle var olmuyoruz maalesef. Karışmasın kafanız. Açıklayacağım…

“Gerçek” ve “gerçeklik” aynı kökten geliyor gibi görünse de birbirinden farklı iki kelimedir. Biri olan, diğeri oluşturulandır. Olan somut, oluşan soyuttur. Olanı keyfine göre değiştiremezsin, oluşturulanı hayal gücünle besleyebilirsin. İşte kendimizi kandırmaya başladığımız yer tam burası. Biz hiç gerçeğin peşine düşmedik. Gerçeklik diye bize pazarlanan ürünlerin arasından vitrinden üzerimize göre seçer gibi seçtik hadiseleri. Bir süre sonra gerçekle olan bağımız gittikçe zayıfladı. Gerçeklik ve varsayımlar üzerinden tartışmaya başlayalıberi zaten boşa kürek çekiyorduk.

Adaletin tesis edilmesi gerçek, adalet olmaksızın münferit olaylar üzerinden idam istemek gerçekliktir. Bu oluşan gerçeklik başka bir gerçeklik pazarlanana kadar gündemimizde durmasını sağlar ancak. İdam yerine adalet istesek, yani gerçeğin peşinde olsak bunun sistemle bir alakası olduğunun farkına varmak ve sistemi idare edenlerden hesabının sorulmasının da adaletten bir cüz olduğunu anlayabileceğiz.

Gerçek; doğru ve can yakıcı soruların cevabıdır. Seni harekete geçirmeyecek, çözüm için öneri sunmayacak her soru son yüzyılda biriktirdiğimiz çözümsüz yığının bir parçası olur ancak. Mesela; 56 ülke bir araya gelip –içinde Müslüman ülkeler ve Latin Amerika ülkeleri de var- Filistin’de İsrail diye bir devlet kurabiliyorsa; 57 üyesi olan İslam İşbirliği Teşkilatı neden Filistin devletini kurduğunu ilan edemez? Devrelerinizi kontrol etmenize gerek. Yahut soruyu tekrar okumanıza. Tam da bahsettiğimiz durum aslında. Filistin’in; bir devlet başkanının olması, başbakanının olması, Ankarada büyükelçiliğinin olması gerçeklik; Filistin’de Filistinlilerin kontrolünde sınırları çizilmiş bir yer bulunmaması, coğrafyanın neredeyse tamamının –Gazze hariç– İsrailin işgalinde olması ise gerçektir! İsraili tanımamak, işin edebiyatına kaçmak da gerçeklik olarak kabul edilebilir. Gerçek ise İsrail diye işgalci bir devletin varlığını kabul etmektir. Yenilgiyi kabul etmek. Bu bize yeniden toparlanmak için gereken hareket kabiliyetini sağlayacaktır. Gerçek bizden yanadır.

Gerçek can acıtır, doğru. Diş sıktırır, yumruk sıktırır, doğru. Ama yok sayılamaz. Geçici çözümler bulup kendimize anlattığımız masalların zararı sadece bize dokunmuyor. Yaşadığımız zamanı da kirletiyor. Bizden sonraki nesillere bırakacağımız mirasımızı kirletiyor. Gerçeklik algısından ne kadar çabuk kurtulur, kendimize ne kadar çabuk ulaşabilirsek, problemlerimizi çözmeye o kadar yaklaşabiliriz. Gerçeğin peşine düştüğümüzde yapılacak seçimlerin de tadından yenmez. Anladınız siz onu…

Örnekleri çoğaltabiliriz. Nefes aldığımız her an, karşılaştığımız her olayda bu çatışmanın izlerini görmeniz mümkün. Sizde kendi örneklerinizi bulup yazın bana. Bir sonraki yazıyı bu örneklerle işleyelim. Ne dersiniz?

O vakte kadar;

Kalbinizin sahibine emanet olun efendim…

Eyvallah!!!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Habeşli Bilal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Özel araçlarda sigara yasağı uygulamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?