Yazmak yaymaktır

TRT’nin yanında bir özel televizyonun da yayına girdiği yıllarda akşam haberlerinde o güne kadar duyulmayan bir haber yayınlandığında, “Keşke haber yapmasalardı” dedim, ikinci gün aynı haberin bir benzeri bir başka ilden geldi.

Her gün akşam haberlerde boğaz köprüsünde intihar haberlerini görüntülü olarak seyrederken ne olduysa oldu birden köprüde intihar denemeleri kesiliverdi.

Damardan şarkı söyleyen, salonda ciğer kebabı kokan bazı şarkıcıları dinleyenler, kendilerini jiletlerlerdi ve gazeteciler de onları çekip haber yaparlardı.

Ne oldu, Jilet fabrikaları mı iflas etti, ciğerler mi nasır tuttu, şarkıcılar mı nabza göre şerbet şarkıları söylüyorlar da jiletçiler yok oldu.

En yaygın haber ajansının kaliteli muhabirlerinden birine sordum, o da bana, “Bazı olayları kameraya alırken, diğer haber ajanslarının muhabirleriyle bazen deneme yaptık, kameraları kapatırsak kavga duruyor, kameraları açarsak kavga yeniden alevleniyor” dedi.

Bu hafta içinde iki tane magazin gazetecisi isterlerse jiletleri ve jiletlileri tekrar ortaya çıkarabilirler.

Çıkarmadıkları için, çıkanları da haber yapmadıklarından bu jiletleme olaylarına son verdikleri için hepsine teşekkür ederim. İstanbul merkez vaizi iken kırk gün arayla İstanbul Müftülüğü’nde fetva nöbetimiz olurdu.

Sabah saat dokuzdan saat on altıya kadar telefonla, bizzat gelerek fetva soranlara cevap vermekti görevimiz.

Sorulan soruları ve verdiğimiz cevapları, gün ve tarihi de yazılarak  “Fetva Defteri” ne yazıyoruz.

Çoğunluğu telefonla soruyor.

O telefonlardan birinde öyle bir soru soruldu ki bugüne kadar hayal romanları, film senaryoları yazanların aklına gelmemiş. Ben cevabımı verdim ama Fetva Defterine yazmadım. Kendimden başka ikinci bir adama söylemedim.

Herkesin kolaylıkla yapabileceği ama bugüne kadar akla gelmeyen bir günah çeşidi.

Yazmak, yaymak demektir.

Fransa’da bir papaz, hem kafir hem münafık olarak yaşamış.

Ölünceye kadar kilisede papazlık yapmış. Kilisenin içinde, kilisenin imkanlarını kullanarak Allah’ın olmadığını kendince ispat eden bir kitap yazmış. Kitabı öldükten sonra yayınlanmış.

Belediyenin temizlik işçileri, çöp bidonlarını doğrudan çöp arabalarına gece karanlığında yüklemek yerine, bir zamanlar yapıldığı gibi grev gereği sokaklara çöpleri dağıtsalar, çöp dağlarının üzerinden gidilse, gazeteciler de haber yapsalar daha mı iyi olur demeye gerek yok.

Çöplerin gece insanlar yattıktan sonra toplanmasını, gözlerin pisliği görmemesini, trafiğin engellenmemesini istiyoruz.

Günahlar da insanların en kötü atıklarıdır. Yayılmadan, kötü kokusu etrafa saçılmadan çaresine bakılmalı ve tedavisi yapılmalı.

Yazılan yayılır.

Onun için, Hakk’ın çizdiği yolda, halkın faydasına olacak, güzel, ufuk açıcı, yol gösterici, tanıştırıcı, birleştirici, doyurucu, projeler, teklifler, şiirler, nesirler, haberler, tartışmalar, açıkoturumlar, seminerler, konferanslar yazılmalı, yayınlanmalı.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mahmut Toptaş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?