Penaltı derdi ve 3 Temmuz’dan...

DÜNYA Kupası’nda son sekiz takımın son ikisini belirleyen akşamda İsveç ve İngiltere çeyrek finale yürüdüler. Önce bunlara kısa bir bakış atalım.

İsveç statik oynayan bir takım... Fiziksel olarak rakibinden üstündü. İsviçre ise top yapabilen bir kaç elemana sahip olduğundan, genel görüşe göre, nasılsa bir yerlerden rakibin içine sızıp maçı alırdı. Öyle olmadı ama... İsveç tam da rakibinin oyun kurgusuna yakın bir oluşumla işi bitirdi ve sonraki maçı beklemeye koyuldu.

Evet, İngiltere kendi liginden derlediği takımla sahaya çıkıyordu. Karşısında ise, kendi ligi dahil, dünyanın dört bir tarafındaki ekiplerde oynayanlardan kurulu bir Kolombiya vardı. İngiliz takımı artık o eski bildiğimiz İngiliz futbolunu oynamıyordu. Sanki zorunlu olarak yeni modellerden birine yakınlaşmaya çalışıyordu. Hatta öylesine ki, zaman zaman üçlü savunmaya bile döndüğü görülüyordu. Kane ilerdeki en etkili silah olarak hem top bekliyor, hem de aramaya gidiyordu. Kolombiya ise tonla tanınmış oyuncudan kurulu idi. Nerelerde oynamıyorlardı ki o futbolcular. Kalecisi bile İngiltere’de idi... Tam bitti derken, Kolombiya bir İngiliz vari kafa golü ile maçı uzatmaya taşıdı. Ve o da 1-1 bitti. Sonra penaltılar... İşte İngilizlerin en korktuğu bölüm gelmişti. Ama Kolombiya’nın yıldızları oyun içindeki topla iyi olan arkadaşlıklarını bu atışlarda sergileyemeyince İsveç karşısında İngiltere’yi buldu.

VE 3 TEMMUZ...

Malum 3 Temmuz bir kere daha geride kaldı. Benim aklımda ne mi kaldı? O sabah saat 08.30 sıralarında telefonum çalmıştı. Günlerden pazar idi. Arayan foto muhabiri dostum, kardeşim Şevket Uygun idi... “Kemal, Aziz Yıldırım’ı tutukladılar...” demez mi? Suratına telefonu kızarak kapatmıştım. Amma da atıyor diye... Şevket hayatında hiç yalan söylememişti. Kalkınca şu televizyonu bir açayım dedim. O da ne? Aziz Yıldırım polis arabasına bindirilip götürülüyordu. Amaaaan dedim, biraz sonra salarlar... Aradan çok kısa bir süre geçti. Baktım bu defa bir başka Fenerbahçeli sorumlu polis arabasına bindiriliyordu. Eyvah, şimdi mesele var diye bağırmışım. Kim mi? Paranın başındaki adam Tamer Yelkovan... Neyse, bu ayın sonunda Yüksek Divan Kurulu var... Sahi, üniversitenin açılışı neden bir yıl ertelendi ki? İşiniz çok zor Ali Bey!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Kemal Belgin - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

Fener68 - İyi de beyefendi, o hesaplardan 1 krş. usulsüzlük bulamadılar.. el insaf.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 12 Temmuz 17:43


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?