Reklamı Kapat

Saadet'e muhafazakâr demokrat kindarlık

Bismillahirrahmanirrahim

Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah (C.C.)'a hamd ederim. Salât ve selâm, Peygamberimize âline ve sahabelerine olsun.

Müslüman İslam’ca düşünen kimsedir. Her şeyden önce insan;   ben neyim, kimim, ne yaparım, niçin yaparım, nasıl yaparım soruları ile kendisini tanıması gerekir. Yaratan Allah, insanı niçin yarattığını Zariyat 56. ayetinde şöylece açıklar:  “Ben cinleri ve insanları, ancak bana kulluk etsinler diye yarattım.” Bu bir insanın, üzerinde hakikaten düşünmesi gereken önemli bir konudur. Yine Allah, insanın yaratılışının başka bir hikmetini de İnsan suresi 2 ve 3. ayetlerinde şöyle açıklamaktadır, “Gerçek şu ki, biz insanı katışık bir nutfeden yarattık; onu imtihan edelim diye, kendisini işitir ve görür kıldık. Şüphesiz biz ona yolu (İslam’ı) gösterdik. İster şükreden olsun ister nankör.” Allah’ın kulu insana gösterdiği yol İslam’dır. Bu ilahi bir hüküm ve karardır. Maide 3: “…Bugün size dininizi ikmal ettim, (böylelikle) size olan nimetimi tamamladım ve sizin için razı olduğum din (ve düzen) olarak İslam'ı seçtim…” Yine insanlık bilmelidir ki İslam’sız saadet olmaz. Olsaydı Allah, insanlara İslam’ı bildirmezdi. Ali İmran 85: “Kim, İslam'dan başka bir din (ve düzen) ararsa, bilsin ki kendisinden (böyle bir din ve düzen) asla kabul edilmeyecek ve o, ahirette ziyan edenlerden olacaktır.” Bu hüküm gereğidir ki insan; şu dünyaya gönderiliş gayesi olan kulluk imtihanını başarabilmek için, şu üç temel ve birbirini tamamlayan esası bilmek zorundadır. 1. Her şeyden önce İslam’ı öğrenmek, İslam’ın her konudaki emrini bilmek, 2. Öğrenilen İslâmi esaslara göre yaşamak, Kur’an’ın bütün hükümlerini hayatımıza tatbik etmek, 3. Her yerde, her halde ve her meselede, mutlaka İslam’a göre, yani İslam’ca düşünmektir. Müslüman’ca düşünmenin üç temel esası ise şudur: 1. Dünya hayatı, çok önemli bir imtihandır. Ahiret ise, dünya hayatının hesabı ve imtihandaki artı ve eksi puanların karşılığıdır. Nefeslerimiz sayılıdır, bunlar Allah yolunda harcanmalıdır. Çünkü ölüm bize, çok yakındır. 2. İslâm, din ve düzen olarak Allah yapısıdır. Bunun için mükemmeldir ve tastamamdır. Hâşâ, zerre kadar noksanı, fazlası ve hatası bulunmamaktadır. 3. İslâm dini, bir bütündür. Ona bir şey katılamaz ve ondan bir şey çıkarılamaz. Baştan sona haktır, hayırdır ve hepsi, herkes için ve her yerde lazımdır. Bu esaslara göre düşünen bir kimse zihniyet olarak ancak Milli Görüşçü olur. Milli Görüş’ü benimseyen herkesin, benimsenen hedeflere ulaşmak için Saadet Partili olması gerekir. Ben de Milli Görüşçüyüm deyip “faizci kapitalist nizama” rıza göstermek Milli Görüş ile bağdaşmaz.

BU KİN VE DÜŞMANLIK NİYE

Yeryüzünde yaşanan mücadele İslam ile ırkçı emperyalizmin mücadelesidir. Irkçı emperyalizmin temel hedefi Allah’ın nurunu söndürmektir. Irkçı emperyalizm bu mücadelesini şirk içinde olan işbirlikçi dostları ile birlikte yürütmektedir. Bu iki kesimin, İslam’a din ve düzen olarak inanan ve insanlığa bu yolu telkin etmek için mücadele eden samimi müminlere olan düşmanlığı çok şiddetlidir. Bu durum Kur’an’da şöyle bildirilmektedir. Maide 82: “İnsanlar içerisinde iman edenlere düşmanlık bakımından en şiddetli olarak Yahudiler (Irkçı Emperyalistler) ile şirke sapanları (onların kurduğu faizci düzeni Allah’ın düzeni gibi görenleri) bulacaksın.” Bu iki kesimin kullandığı en önemli silah “yalan ve iftira” silahıdır. Türkiye'de bir adam, “Allah'ın indirdiği kitap, o kitabın 1400 sene önce inmiş kimi hükümlerinin güncellenmesi gerekir, yoksa biz bu işin içinden çıkamayız” der ve bir takım kimseler de bu adamın sözüne uyup fesat yoluna saparlarsa bunların hepsi, “hak, adalet ve barış” yolunda yürüyen Milli Görüş topluluğunun derin ve yıkıcı bir düşmanı oluverirler. Irkçı emperyalizm ve işbirlikçilerinin “hak, adalet ve barış” yolunda yürüyen Milli Görüş’e ve onun tek temsilcisi Saadet Partisi’ne olan düşmanlığını doğru okuyabilmek için hak-batıl mücadelesinin tarihi seyrini doğru okumak gerekir. Habil ile Kabil, Nuh ile kavmi, İbrahim ile Nemrut, Yusuf ile kardeşleri, Musa ile Firavun, İsa ile hahamlar ve Peygamberimiz ile müşrikler ve münafıklar arasından geçen hak-batıl mücadelesi, bu düşmanlığın sebeplerini kavramak bakımından bize muazzam örnekler sunmaktadır. Bu örneklerden hareketle diyebiliriz ki, kendilerini “muhafazakâr demokrat” olarak tanımlayan topluluk ve yandaşlarının, Saadet Partisi ile Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu’na yönelik olarak yürüttükleri yıldırma ve karalama kampanyasının altında, işledikleri günahları örtmek, kaybetmek istemedikleri iktidar, dünya menfaati ve kazanımlar yatmaktadır. Bunu da açıktan söylemektedirler. Bu saldırılar karsında takınmamız gerek tavır ise şu olmalıdır: Maide 105: “Ey iman edenler, sizin göreviniz, kendinizi (ve toplumunuzu) düzeltme çabasıdır. Siz, doğru yolda (iman ve cihad yolunda) olduğunuz zaman sapıtanlar (batıla hizmete edenler) size asla zarar veremez. Hepinizin dönüşü Allah'adır. O, size yaptıklarınızı haber verecektir.” Yapmamız gereken şey, iman ve cihadımızı artırmak, hakkını vererek mücadeleye devam etmektir.

KÖTÜLÜKLER İLE MÜCADELE

İnsanın temel görevlerinden birisi de, kötülükler ve kötülükleri örgütleyen inkârcılar ve münafıklar ile mücadele etmektir. İnsanlar bu mücadeleyi, fert, toplum ve siyaset kurumları üzerinden yapmakla mükelleftir. Tahrim 9: “Ey Peygamber; kâfirlere ve münafıklara karşı cihad et, onlara karşı sert davran. Onların varacağı yer cehennemdir. O gidilecek yer ne de kötüdür.” Peygamberimizi dışarıdan Roma devleti, içeriden ise işbirlikçi münafıklar sıkıştırmakta idi. Bunun üzerine Rabbimiz, Peygamberimize; bu adamlar ce¬henneme doğru koşuyorlar, bunlar da yanmasın diye önlerine geç ve onlara çok güçlü bir şekilde engel ol emrini verdi. Bu emir bizleri de bağlar. Selam hidayete tabi olanlara…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Hakkı Akkiraz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?