Reklamı Kapat

Ayasofya-i Kebir Camii!

Anadolu Ajansı’nda yer alan haber şöyle;

* “Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi'nde restorasyon çalışmalarına başlandı. Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü ile Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü tarafından Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi'nde kapsamlı restorasyon çalışması başlatıldı.”

***

Bu haberi buraya neden aldım, anlatayım!

Şimdi bazı endişeler var! Bazı soru işaretleri var!

Bu endişelere geçmeden önce de birkaç tespit yapmak istiyorum;

1) Millî Görüş lideri, Refah-Yol Hükümeti Başbakanı Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın neredeyse tüm hayatı, Ayasofya Camii’nin yeniden ibadete açılmasını temin için ortaya koyduğu çalışmalar, faaliyetler, icraatlarla geçti. Her yıl bu uğurda ‘Fetih Programları’ düzenledi. Fetih Programları halen de devam etmekte.

2) Milli Nizam Partisi’nden (MNP) başlayarak, Milli Selamet Partisi (MSP), Refah Partisi, Fazilet Partisi ve Saadet Partisi, Ayasofya Camii’nin ibadete açılması için canhıraş çaba ve gayretin içinde oldular.

3) Millî Görüş Kuruluşları’ndan (MİLKO), Milli Gençlik Vakfı (MGV) ve Anadolu Gençlik Derneği (AGD), “Zincirler Kırılsın, Ayasofya Açılsın” sloganları ile, sık sık Ayasofya Camii önünde sabah namazına durdular, Ayasofya Camii’nin ibadete açılması için güçlü çağrılarda bulundular, Kur’an okudular, dua ettiler, tekbir getirdiler.

4) Millî Görüş’ün yarım asırdan fazladır gür sesi olan Milli Gazete, Ayasofya Camii’nin yeniden ibadete açılması yönünde sayısız manşetler attı, haberler yaptı, köşe yazıları kaleme aldı. Hakeza, TV5 bu yönde sayısız haberler ve programlara imza attı.

5) Ve neticede, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Danıştay’ın vermiş olduğu Ayasofya kararına istinaden bir kararname yayınladı ve Ayasofya’nın cami olarak ibadete açılmasına karar verildiğini açıkladı. Erdoğan’ın attığı bu imzanın çok önemli ve olumlu olduğunu bu köşede kaleme aldım…

***

Şimdi…

“Bütün bunlara rağmen; peki, ama neden endişe ediyorsunuz?” sorusuna gelince…

* Birkaç gün önce… Estonya Başbakanı Kaja Kallas, İstanbul Ortodoks Patrikhanesi Patriği ve Başpiskoposu I. Bartholomeos’un ülkesini ziyaretinde bir skandala imza attı, hatırlayacaksınız! Estonya Başbakanı, I. Bartholomeos için “Kostantinopolis Başpiskoposu” tanımlamasını kullandı!

* G-20’de alınan kararlar… Zirvenin mottosu olan, “Tek Dünya, Tek Aile, Tek Gelecek”… Bu kadarla da değil; ‘tek para’, ‘tek sağlık anlayışı’, ‘tek yaşam tarzı’, ‘tek vergi sistemi’… Bunun adı Tek Dünya Devleti değil midir? Erbakan Hoca’mızın, Gizli Dünya Devleti’nde dikkat çektiği tehlikeleri de bünyesinde barındırmıyor mu bu kararlar, bu öngörüler, bu imzalar…

*Neler oluyor sahi? Birileri sağımızdan, solumuzdan, altımızdan, üstümüzden kuşatıyor bizleri. Ekümenik kaygılar… Haçlı organizasyonları… Verilen açık-örtülü mesajlar…

Tüm bunları dikkate aldığımızda işte bu endişeler çıkıyor ortaya!

Ayasofya Camii, ilelebet, kıyamete kadar cami olarak kalacak, inşallah!

Ama millet olarak da, tüm karanlık dış plan ve programlara karşı uyanık olmak durumundayız.

Vesselam…

DANIŞTAY’IN AYASOFYA KARARI MANİFESTO GİBİ!

Danıştay’ın Ayasofya karar metnini okumanızı isterim.

Toplam 19 sayfalık bir metin.

Ben satır satır okudum. Kanaatlerimi size de ileteyim;

* Danıştay’ın Ayasofya karar metni, adeta bir manifesto!

*  Danıştay’ın Ayasofya karar metni, adeta bir hukuk dersi!

*  Danıştay’ın Ayasofya karar metni, dört dörtlük bir doküman!

*  Danıştay’ın Ayasofya kararı, üzerinde çok iyi çalışılmış bir hukuk metni!

*  Danıştay’ın Ayasofya karar metni, gelecek nesillerin de örnek alması gereken sayfalar manzumesi.

*  Danıştay’ın Ayasofya kararı, İstanbul’u fetheden cennetmekân Fatih Sultan Mehmet Han Hazretlerinin ‘Vakfiyesi’ gözetilerek alınan bir karar…

*  Kararda imzası bulunan isimleri de zikretmek istiyorum; Başkan: Yılmaz Akçil, Üyeler: Ali Ürker, Ömer Civri, Abdullah Aygün, Lütfiye Akbulut.

Ayasofya-i Kebir Camii!

MİLLÎ GÖRÜŞ ERLERİ

Millî Görüş erleri

Yere serer devleri

Açar sevda gülleri

Adil Düzen kurulur

***

Zulme karşı dururlar

Hak’tan yana olurlar

Mazlumları korurlar

Millî Görüş erleri

***

Daim tevhit okurlar

İlmek ilmek dokurlar

Kalpte iman fokurdar

Millî Görüş erleri

***

Bilekleri bükülmez

Temel sağlam sökülmez

Yolda kalıp dökülmez

Millî Görüş erleri

***

Şehadete koşarlar

Allah deyip coşarlar

Dünya fani, boşarlar

Millî Görüş erleri

***

Önderleri Peygamber

Alırlar O'ndan haber

Bilirler Kur'an rehber

Millî Görüş erleri

***

Etrafa nur saçarlar

Şer olandan kaçarlar

Gönle kapı açarlar

Millî Görüş erleri

***

Güneş gibi doğarlar

Karanlığı kovarlar

Berrak bir sudur onlar

Millî Görüş erleri

(Yavuz MERCAN)

OPPENHEİMER!

* ABD, 6 Ağustos 1945 sabahında ‘küçük çocuk’ (little boy) adlı atom bombasını Japonya/Hiroşima'ya bıraktı.

* Hiroşima'nın yüzde 70'ini yok eden uranyum katkılı atom bombası, merkezinde 3 bin santigrat derece ısı oluşturdu.

* Atom bombası, Hiroşima’da, 1,5 kilometre çapındaki alanda her yeri dümdüz etti ve ilk aşamada 80 bin, 1945'in sonuna doğru ise yaklaşık 200 bin insanın ölümüne neden oldu. Bunun yanı sıra saldırıyı izleyen yıllarda radyasyona bağlı hastalıklardan ölenler oldu.

* ABD'nin, Hiroşima'dan 3 gün sonra Nagazaki'ye de ‘şişman adam’ (fatman) adlı atom bombasını atması sonucu 195 bin nüfuslu Nagazaki'nin yarısı yok oldu. Kentte ilk olarak 39 bin olan ölü sayısı, yılsonuna kadar 75 bine yükseldi.

* Japon yetkililere göre, atılan atom bombaları nedeniyle yaklaşık 500 bin kişi öldü, ölenlerin büyük çoğunluğunu siviller oluşturdu.

***

Bu bilgileri durduk yere neden verdim?

Aslında durduk yere değil; vizyona yeni giren bir Amerikan filmi var; Oppenheimer!

Dram, tarih ve biyografi filmi olan Oppenheimer'ın konusu, atom bombasının babası olarak kabul edilen J. Robert Oppenheimer'ın hayat hikâyesi.

Merak ettiğim şu; acaba konuyu nasıl yansıttılar?

En kısa sürede filmi izleyip döneceğim size!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Adnan Öksüz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

Iyıldız - "Yahudi" Robert Oppenheimer'ı aklama-paklama filmi... Her haltı yerler, haltı yiyenleri bir de masumlaştırıp kahraman yaparlar, sığır çobanı(cowboy), at hırsızlarını kahramanlaştırdıkları gibi... Adamların Hollywood'u var...

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 20 Eylül 14:33


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Erdoğan tarafından 'yüzde 5' ek zamla duyurulan 10 bin TL'lik emekli maaşı sizce yeterli mi?