Reklamı Kapat

Yanılmak için dua ediyorum

Bir seçim dönemini daha geride bıraktık. Şimdi kendi gerçeklerimizle baş başa kalmış durumdayız. Hayat devam ediyor ve kampanya dönemindeki süslü cümlelerin büyüsü birden ortadan kayboluverdi. Merak etmeyin bol keseden ortalığa saçılan vaatlerin gerçekleşme ihtimalinin ne kadar boş bir hayalden ibaret olduğu çok yakında anlaşılır. Bütün bu yaşanmışlıklar da “böyle gelmiş, böyle gider” algısını güçlendiren birer örnek olarak tarihe not düşülür. Hatırlarsınız Sn. Binali Yıldırım 1 Aralık 2016 TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi konuşmasında, “Seçim kampanyalarında söylenenle, sorumluluk omuzlarımıza yüklenince söylemlerimiz hiçbir zaman aynı olmaz. Hiçbir ülkede aynı olmaz. Bu siyasetin gereğidir. Siyasetle hakikat her zaman birbiriyle örtüşmez.” demişti. Bu örnekle de anlaşılacağı gibi Türkiye’de siyaset her hal ve şart altında, seçim kazanmak üzere kurgulandığı müddetçe sorunlarımızın kalıcı çözümlerine ulaşmamız hiçbir zaman mümkün olmayacak.

Şimdi bizi bekleyen önemli bir tehlikeye değinelim. Seçimler sonrası asıl baş ağrısı konu ABD’nin İran’a olası bir saldırı senaryosudur. Amerika’nın nükleer anlaşmadan çekilmesinin ardından, özellikle İran’ı ekonomik açıdan daha sık yaptırımlara maruz bırakacağına dair adımları açıklaması, bölgemizin daha da ağır sorunlarla karşılaşmasına sebep olabilir.

Zaten 466 milyar dolar gibi dış borç tehdidi ile ekonomisini yeni borçlarla çevirmeye çalışan bir Türkiye bu durumdan en fazla etkilenen ülke olacaktır. Bir de bu ekonomik darboğazdan çıkılması adına ABD’nin, İsrail’in İran’a saldırmasına destek verilirse, işte o zaman uzun yıllar sürmesi muhtemel, Suriye’den de beter bir noktaya geleceğiz demektir.

Malum 1 Mart tezkeresi tartışmalarında Bush Türkiye’nin yaklaşımını “at pazarlığı” olarak tarif etmişti. İran üzerinden de aynı hataya düşersek,  İran sonrası adresin kendimiz olduğunu tescil etmiş oluruz.

Diğer taraftan şu gerçeği de ifade etmek zorundayım. Özellikle bazı siyasiler yangına benzin taşımak gibi bir yanlışta ısrar ediyorlar. Oysa siyasetçi sırtında yumurta küfesi taşıyan insan gibidir. Dikkatle ve özenle hareket eder. Bin düşünür bir konuşur. Her bir söylediği sözün toplumda nelere karşılık gelebileceğini hesap etmek zorundadır. Sorumluluk makamındaki siyasetçi bazen hiç konuşmaz ama millet için yapacağını sessizce yapar. Derdi salt alkış almak olan bir kişiden, bu ülke için çalışan bir siyasetçi modeli çıkmaz. Siyaset ego tatmin yeri değildir. Ayrıca şunu ifade etmek isterim ki, Türkiye gerçekten zorlu bir sürecin içindedir. Yapılan yanlışlarla birlikte beka sorunu olduğu açıktır.

Suriye üzerinden içine sokulduğumuz girdaptan nasıl çıkacağımızı hala bilmiyoruz.

Sosyal açıdan birbirine karşı kin ve nefretle bilenen insanları nasıl barıştıracağız belli değil.

İthalat yapmadan ocaktaki tenceresini kaynatamayan bir ülke olmaktan nasıl kurtulacağımıza dair bir yol haritasına sahip değiliz.

Her geçen gün iç göç ile biraz daha sessizliğe bürünen Anadolu’yu tekrar nasıl canlandıracağımız noktasında kafa karışıkları yaşıyoruz.

Borçlanma tehdidinden ne yaparak kurtulacağımızı bilmiyoruz.

Üretim değil tüketim üzerinden büyüyen bir ülkeye dönüşmüş olmak gibi birçok hayati sorunlarla boğuşuyoruz. Bütün bu sıkıntılarla doğru bir mücadele yolunu hayata geçiremezsek, bir sonraki seçim döneminde aynı şeyleri maalesef konuşmaya devam edeceğiz. Şimdi bendeniz bütün bu endişelerimde yanılmak için dua ediyorum.

Sizler de yürekten âmin diyerek bana destek olur musunuz?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Kaya - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?