Kadına Bakış Açımız Hiç Değişmedi

80’li yıllar dindar kadınların değerleri ile birlikte varolmak için giriştikleri mücadelenin en yoğun yaşandığı dönemdi… Seslerini duyurmaya çalışan başörtülü kadınlar, “Biz hayatın her alanında var olacağız” dediler ve okullara başörtüleri ile girmeye başladılar. Bu durum laik kesim tarafından tehdit olarak algılandı ve dindarları terör örgütleri ile ilişkilendirerek cezalandırmaya başladılar. Dini sembolize eden her şey suç kabul edildi ve yaşanan baskı ve dayatmalardan hepimiz etkilendik… Hepimizin bir yakını, bir tanıdığı okuldan ya da işten atıldı ve onların mücadelesini sahiplendik. Laiklik, Kemalist kesimin inanç esaslarını teşkil ediyordu ve savunucuları beslendikleri kaynakları korumak için dindarları değişime zorladılar.

Nüfusunun büyük çoğunluğu Müslüman olan ülkemde dindarların maruz kaldığı hak ihlalleri tarihimize karanlık bir leke olarak geçti. Bu dönem kılık kıyafet ve yaşam tarzlarını korumak için direnç gösteren dindar kadınlar ise eğitim haklarından mahrum bırakılma, işten atılma ve saldırıya maruz kalma gibi durumlarla karşılaştılar ve köleleşmeyi reddederek ağır bedeller ödediler.

2002 tarihinde Milli Görüş gömleğini çıkarıp, liberal ve muhafazakâr demokrat bir ideolojiye evrilen AKP siyaset sahnesine çıktı ve başörtülü kadınlara kapatılan kapılar açıldı, kadınlar kamuda ve özel sektörde kendilerine yer bulmaya başladılar. Fakat dindarlar güç elde ettikçe savundukları değerlerden uzaklaştılar ve çok geçmeden kapitalist sisteme entegre oldular. İsrafı, kibri, torpilciliği meşru gösterecek fetvalar düzenlendi ve dindarlardan adalet bekleyenler büyük bir hayat kırıklığına uğradılar. İsraf zenginliğin bir göstergesi olarak değerlendirildi ve dindarlar kendi mekânlarını, kendi plajlarını, kendi otellerini tesis ederek eylemleri ile değil endamları ile ortaya çıkmaya başladılar.

Muhafazakârların yönetimi ele geçirmesi ile kamu ve özel sektörde kendilerine yer bulan başörtülü kadınlar halkın dindar kesime karşı önyargılarını kırdılar ki; bu önemliydi… Zira siz sadece bir kabuktan ibaret değilsiniz… Siz değerlerinizle varsınız ve hayatta kalabilmek için inancınızla, görüntünüzle, tutum ve tavırlarınızla bir bütün olmak zorundasınız… Ne acıdır ki; dindar kadın ve erkekler çok geçmeden para ve konforun büyüsüne kapıldılar ve farklı kulvarlarda gezmeye başladılar. Başörtüsünü anlamlı kılan değerler zayıflayınca da her şey birbirine karıştı ve geriye sadece modaya alet edilmiş bir örtü kaldı…

Dindar kadının kamuda ve özel kuruluşlarda istihdam edilmesi ve hayatın her alanında yer alması farklı yaklaşımlarla ele alınıp tartışılmaya başlandı. Hocalarımız kadının evinden uzaklaşmasının aile kurumuna ciddi anlamda zarar verdiğini dile getirdiler ve kadın üzerine yoğunlaştılar. Oysa evden uzaklaşan sadece kadın değildi, erkek de aynı vakitte ve aynı şekilde evle bağını koparmıştı.

Kadın iş alanında kendine yer edinse de sorunların kaynağı olarak gösterildi ve sömürüldü. Hak hukuktan bahseden erkek kardeşlerimiz kadını şahsiyeti üzerinden değil görünürlüğü üzerinden değerlendirdiler ve onu cinsel bir obje olarak görmeye devam ettiler. Ağır koşullarda çalışan kadınlar erkeklerle aynı şartlara sahip olamadı, aynı ücreti alamadı ve aynı yaklaşımla karşılanmadı… Şartlar değişti ancak insanlarımızın kadına karşı bakış açıları hiç değişmedi…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fatma Tuncer - Mesaj Gönder

# suç

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Erdoğan tarafından 'yüzde 5' ek zamla duyurulan 10 bin TL'lik emekli maaşı sizce yeterli mi?
Tüm anketler