Reklamı Kapat

Toplumu Yoksullukta Birleştirmek

        Her ay açıklanan açlık ve yoksulluk sınırını belirleyen rakamları anlamlandırmakta güçlük çekiyorum. Çünkü çalışanların ve emeklilerin çok büyük bir kesimi açıklanın, bırakın yoksulluk sınırını, açlık sınırı rakamının altında bir gelire mahkûmlar. Özellikle de 7 bin 500 liraya mahkûm edilen emeklilerin halini düşününce bu ülkeyi yönetenler emeklileri yok mu sayıyorlar diye düşünmemek mümkün değil, Bu arada bu aya kadar geçerli olan 8 bin 500 liralık asgari ücret bu ay itibariyle 11 bin 402 liraya çıkartılmış olsa da açıklanan asgari ücretin açlık sınırının altında kalmış olması ülkenin özellikle de ücretlilerin halinin nasıl bir noktaya gerilediğini görmemek mümkün değil. Ne var ki, Türk-İş tarafından açıklana son açlık sınırı rakamının asgari ücretin gerisinde kalıyor olması artık sorunun dayanılacak bir tarafı olmadığını söylemeye gerek yok, çünkü milyonlar bu gerçeği yaşayarak görüyorlar.

            Özelikle de Türk-İş tarafından açıklanan son yoksulluk sınırı rakamı bırakın toplumun refah seviyesinin artırılmasına hizmet etmesini adeta büyük kitleler yoksulluğa mahkûm edilmiş durumda. Çünkü şu anda 11 bin 402 lira olan asgari ücret yanında milyonlarca emeklinin 7 bin 500 lira alıyor olması ister istemez insanları korkutuyor. Çünkü Cumhurbaşkanı yaptığı açıklamada emeklilerin durumunun yılbaşında ele alınacağını belirtti. Böyle olunca da emeklilerin Şubat başında alacakları ücrette bir artış söz konusu olabilecek. Ancak bu da kesin değil. Çünkü son olarak ücretlerde yapılan ayarlamada memur ve memur emeklilerinin durumunda bir düzeltme yapılırken işçi emeklilerine verilen zam bir derde derman olmadı. Çünkü son olarak artırılmış olan emekli aylıklarının önemli bir kısmı çok geride kaldı.

            Hemen belirteyim ki, ülkenin içinde bulunduğu ekonomik sıkıntılar yöneticileri emeklilere karşı cimri davranmaya itmiş olabilir ama tek sorumlu olarak emeklileri gören anlayışın sağlıklı olmadığını söylemek gerekiyor. Bu bakımdan artık yoksulluk ve açlık sınırı rakamları bundan sonra açıklanmasın ya da açıklanan rakamların altında çalışanlar ve emekliler ücret almasınlar. Çünkü bir yandan açlık ve yoksulluk sınırı diye bir takım açıklamalar yapılırken yine devlet tarafından açıklanan asgari ücret ve maaş artışlarının açlık ve yoksulluk sınırı rakamlarının gerisinde kalıyor olması yapılan artışları anlamsız kılıyor. Bir diğer ifadeyle söz konusu artışlar ile çalışan ve emeklilerin belli bir süre oyalanması için kullanılıyor olduğunu düşünmek yanlış olmayacaktır. Bu noktada bir hususa daha dikkat çekmekte yarar var. Çünkü gelinen noktada çalışanlar ve emekliler için ipin ucu çoktan kaçmış durumda ve bir takım vaatlerle bu kesimlerin oyalanması, beklentiye itilmesi de mümkün görünmüyor.

            Bu noktada bir ricam var, bu ülkenin yönetiminden sorumlu olanlar lütfen bir araştırma yapsınlar ve aylık olarak 37 bin 974 liranın üzerinde gelire sahip bu ülkede kaç kişi var bunu tespit edip topluma açıklasınlar. Özellikle de emeklilerden kaç kişi yoksulluk sınırının üzerinde bir ücret alıyor ilan etsinler. Çünkü ülkeyi yöneteler sadece iyiliklerin değil, eksikliklerin ve yanlışlarından da pay alırlar. Çünkü idareci olmak bunu gerektirir. Sonuç olarak artık uygulanmakta olan ekonominin elle tutulur bir tarafı kalmamış, toplumun büyük bir kısmı yoksulluk sınırında buluşturulmuştur. Kısacası, insanımızı refahta, huzur ve mutlulukta birleştirmek görevi olanlar başarılı olamamışlardır. Başarısızlıklarını gizlemek için bir takım suni gündemler oluşturarak milleti oyalamaktan vazgeçmeliler. Toplumun artık oyalanmaya da tahammülü kalmamış durumda. Çünkü bir evde 4 kişiden üçü asgari ücretle çalışıyor olsa da o evin ekonomik darboğazdan kurtulması mümkün görünmüyor, Unutulmasın ki, idarecilerin görevi toplumu yoksulluk sınırında birleştirmek değildir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

02

Yorumcu - Yaşadığımız ekonomik krizde, sizin de yazılarınızda kuvvetli destek verdiğiniz, covid-19 kapanmalarının/kapatmalarının ve o dönemde uygulanan sağlık/sosyal/ekonomik politikaların katalizör görevi gördüğünün farkındasınızdır inşaallah!!!

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 01 Ağustos 14:07
01

Serkan - Allah razı olsun Allah’a emanet olun inşallah

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 01 Ağustos 07:25


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Erdoğan tarafından 'yüzde 5' ek zamla duyurulan 10 bin TL'lik emekli maaşı sizce yeterli mi?