Reklamı Kapat

Aklımızla Alay Ediliyor

Türkiye’de forma giyen Hollandalı futbolcu Ryan Babel demiş ki: “Ev sahibimden yüzde 100'lük kira artış zammı aldım. Kur düşüşte olduğu için Türkiye’deki ev sahiplerinin kiraları çılgınca yükseltmekten başka neredeyse hiçbir seçeneği yok. 2013’te Türkiye’ye ilk geldiğimde 1 dolar yaklaşık 2,6 Türk lirasıydı. Bugün ise 1 dolar 26 Türk lirasından fazla. Türk lirası bu gidişle 10 yıl içinde nerede olacak? Türk parasının değerinde dev bir düşüş var. Maaşınızı Türk lirası olarak alırsanız ve maaşınızı emeklilik için biriktirmeye çalışırsanız, paranız yavaş yavaş sıfıra inmeden hayat birikiminizi bu şekilde nasıl koruyabilirsiniz? Maaşını Türk lirası olarak kazanan ortalama bir insanın, birikimlerini nasıl koruyabileceği hakkındaki çözümleri söylemenizi bekliyorum.”

Avro veya dolar cinsinden para kazanan ve bu ülkenin vatandaşı bile olmayan birisi bile “hal-i pür melalimizden” şikayet edip, açıkça “ne olacak bu vatandaşın hali?” sorusunu sorarken, kendisine “üç otuz parayı” ve geçim sıkıntısını reva gören milyonların “halinden memnun” olması hayli ibretli olsa gerek.

Kendi meselesine yani hayat pahalılığı, geçim sıkıntısı ve hayatını idame ettirebilme, “medar-ı maişet motoru”nu çalıştırabilme meselesine bile yabancılaşmış, kendi emeğinin ve hayatının, çoluğunun çocuğunun geleceğinin çalınmasından rahatsız bile olmayan, konuyla hiçbir şekilde alakası olmayan “din, iman, vatan, millet, beka” soslu ucuz söylemlerin etkisinden kendini kurtaramamış milyonlar, maaşı dolar veya avroyla olan yabancı futbolcu kadar içinde bulunduğu durumun farkına varamıyorsa, ortada kocaman bir toplumsal algı sorunu var demektir.

Vergilere yapılan korkunç zamların ve akaryakıtın ÖTV artışı marifetiyle bir anda 5-6 lira zamlandığı gün aklıevvelin biri zamların 15 Temmuz’da yapılmasından hareketle “zamanlama manidar” demiş ve “birileri operasyon mu çekiyor?” absürdlüğüne taşımıştı meseleyi. Memleketi idare eden kim, bilmiyor sanki!

Elbette ki, bu ve yandaş medyanın benzer absürdlükleri son derece bilinçli ve planlı, ince ayrıntılarına kadar düşünülmüş, toplumsal psikoloji ve algıyı belli bir yöne sevk etmeyi amaçlayan kurnazlıklar.

Benzer şekilde, tam bir kitle propagandası ve algı yönetimi örneği olarak “kamuda tasarruf genelgesinin Mehmet Şimşek tarafından gönderilmesi” ve benzer mantıkla kamuoyunda “zamları Mehmet Şimşek’in yaptığı” algısı da benzer kafanın ürünü. Aynı şekilde, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın “akaryakıt fiyatlarında Türkiye, Avrupa’nın en ucuz ülkelerinden biri” açıklaması da, bu çerçevede değerlendirilmesi gereken bir nokta. Kendi meselesine bile yabancılaşmış kitleleri belli bir rotada tutmanın aracı sayılmalı bu olanlar.

Yeni Şafak gazetesinin, Merkez Bankası’nın politika faizini yüzde 15’ten yüzde 17,5’e yükseltmesini “Bu son olsun” diyerek görmesi de, hükümet için “faize karşılar ama mecburen faiz artırdılar” propagandası olsa gerek. Sanki faizi artıranlar bir başkaları! Aynı gazetenin 19 Mart 2021’deki faiz artırım kararı için de dönemin Merkez Bankası Başkanı Naci Ağbal’ı (ki kendisi bizzat Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından atanmıştı) “Bu operasyonu kim adına çektiniz?” manşeti de benzer kurnazlığın ürünüydü. Ortada güya bir eleştiri var ama muhatabı yok! Faili meçhul eleştiriler, aslında eleştiri değildir neticede.

21 Nisan 2023’te sarf edilen “Bu kardeşiniz iktidarda olduğu sürece faiz yükselemez faiz devamlı düşecektir. Göreceksiniz enflasyon da faizle beraber düşecektir” sözünün üzerinden birkaç ay geçmeden faizin artırılmasına ne demeli peki?

Cumhuriyet tarihinin ekonomik olarak en kötü dönemini, en hızlı fakirleşmeyi ve en aleni servet transferini yaşarken, gözümüzün önünde olan bitenlerin “aslında öyle değil de böyle” denilerek sunulması, açıkça aklımızla alay edilmesidir. Kendi meselesine, döviz cinsinden para kazanan bir yabancı futbolcu kadar bile sahip çıkamayan, kendi sorununa yabancılaşmış kitlelerin, ortadaki kocaman başarısızlık ve ekonomik fiyasko manzarasına uyanmamaları için narkozlanmaya devam etmesidir bu yaşananlar. Hem aklımızla alay ediliyor hem de görülmemiş şekilde geniş halk yığınlarından belli bir zümreye sistemli bir servet transferi gerçekleştiriliyor.

Ekonomik kriz, buhran, sıkıntı hallerini aşan bambaşka bir durum bu.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Burak Kıllıoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

Serkan - Allah razı olsun Allah’a emanet olun inşallah

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 25 Temmuz 06:22


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Erdoğan tarafından 'yüzde 5' ek zamla duyurulan 10 bin TL'lik emekli maaşı sizce yeterli mi?
Tüm anketler