Gizle

“Dip dalga geliyor” ne demek!

Her gün sabah saatlerinden başlayarak sahur bitimine kadar ayakta, sahada…

Saadet Partisi’nin diğer milletvekili adayları gibi…

Milli Gazete Ankara Temsilcisi ve Saadet Partisi Balıkesir milletvekili adayı Mustafa Yılmaz’dan söz ediyorum.

Milletvekili adaylığı açıklandıktan hemen sonra ilçe demeden, mahalle demeden, köy demeden, dolaşıyor da dolaşıyor.

Mustafa Yılmaz, yıllardan beri siyaseti izleyen, sadece izlemekle kalmayan, esasen fiili olarak içinde de olan, öncesinde Prof. Dr. Mustafa Kamalak, son olarak da Temel Karamollaoğlu’nun konuşma metinlerini kaleme alan bir isim…

Uzun yıllardır Türkiye’de ve dünyanın farklı bölgelerinde Milli Görüş teşkilatlarında konferanslar verdi, panellere katıldı.

Kısacası, “saha”nın ne anlama geldiğini iyi biliyor, Mustafa.

“Ne var ne yok! Yediğin, içtiğin senin olsun, şu ana kadar neler gördün, anlatır mısın?” diye sordum. Şunları ifade etti:

1- Bu seçim sonuçları iktidar kanadında şok meydana getirecek…

2- Sahadaki gündemi belirleyen en önemli isimlerden birisi Temel Karamollaoğlu. 10 hanelik köyde bile, “Dip dalga geliyor!” diyorlar.

3- Türkiye sürpriz sonuçlara hazır olsun.

4- Bu seçim medyanın değil, sosyal medyanın seçimi. Kazananı iktidara yakın medya değil, sosyal medya ve özellikle Twitter belirleyecek.

5- Balıkesir’in bir köyünde yaptığınız konuşma Ardahan’da hatta dünyanın bir başka köşesinde anında yankı bulabiliyor. İşte sosyal medyanın etkisi!

6- Halk yorgun, kırgın ve küskün.

***

Mustafa Yılmaz, 24 Haziran 2018 seçimlerine yönelik olarak herkesten Saadet Partisi’ne oy ve destek istiyor. Bu çalışmalar sırasında son derece ilginç anekdotlarla da karşılaşıyor. Bir tanesini anlattı:

“Bir vatandaş, bir konuşmamdan sonra şöyle dedi: ‘Oyumu bilmem ama söylediklerinizle kalbimi kazandınız!’ Ben de dedim ki, “Elbette bizim için oy kazanmak önemli. Ama kalbinizi kazanmak çok daha önemli...”

YILMAZ’IN SEÇİLME İHTİMALİ YÜKSEK

Mustafa Yılmaz ve Balıkesir’le ilgili bir son not daha iletmek istiyorum…

Uzun yıllardır Başkent’te politikayı takip eden ve yazılar kaleme alan, TV’de siyasal yorumlar yapan deneyimli gazeteci Muharrem Sarıkaya bölgelere giderek 24 Haziran 2014 seçimlerinin nabzını tuttu/tutuyor. Sarıkaya, Habertürk Gazetesi’nde, Balıkesir’le ilgili şunları yazdı:

“Balıkesir’de 1 artışla 9 olan milletvekilinden daha fazla almak için ittifaklar hem dışa hem de içe karşı mücadele veriyor. Arkadaşım Mahmut Acaröz ile nabız tuttuğumuz kentte İYİ Parti eski MHP Milletvekili İsmail Ok’u 1. sıradan aday göstermiş, Saadet Partisi de oldukça etkin. AK Parti’de Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Edip Uğur’un görevden alınmasının etkisi devam ediyor.

Saadet Partisi ve HDP’nin de ağırlığı olan kentte, yarışa Saadet Partisi’nin 1. sıradan aday gösterdiği Basın Müşaviri Mustafa Yılmaz da girmiş. HDP ise 7 Haziran’da kaçırdığı milletvekilliği için bastırıyor. AK Parti’nin 4, CHP’nin 3, İYİ Parti’nin 1 milletvekili vardı; referandumda da “Hayır” oyu çıkmıştı. İki denize birden kıyısı olan Balıkesir’de Saadet Partisi’nin adayı Yılmaz’ın seçilme ihtimali yüksek. Beklenti: “AK Parti 3, CHP 3, İYİ Parti 1, Saadet 1 alır; 1 milletvekili de AK Parti ile CHP arasında gidip gelir.”

Haydi hayırlısı…

BU KARAR NE ANLAMA GELİYOR?

Ne işe yaradığı tartışılan Birleşmiş Milletler’de son bir karar alındı. Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’nda, Filistin halkı için koruma talep eden karar tasarısı kabul edildi.

Peki, bu ne anlama geliyor?

Uluslararası hukuk alanında çalışmaları ve görüşleri ile de bilinen Prof. Dr. İzzet Özgenç, konu hakkında bir “bilgi notu” yolladı. Şöyle diyor, Prof. Özgenç:

* Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda (BM) Filistinlilerle ilgili olarak 13.06.2018 günü alınan kararın hiçbir önemi bulunmamaktadır.

* Alınan karar, lehine oy veren devletler bakımından da herhangi bir bağlayıcılık ifade etmemektedir.

* Uluslararası örgütlerin kararlarının efektifliği, a) Alınan kararların ilgili devletler bakımından bağlayıcı olmasını,

b) Kararın gereklerinin yerine getirilip getirilmediğinin denetlenebilir olmasını,

c) Kararın gereklerini yerine getirmeye devletlerle ilgili olarak uluslararası yaptırım mekanizmalarının devreye sokulmasını gerekli kılmaktadır.

* Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda alınan karar bakımından bu özelliklerden hiçbirisi mevcut değildir.

* Filistin sorununun çözümü için Birleşmiş Milletler teşkilatı efektif bir rol üstlenme özelliğine sahip değildir.

* Sayın Cumhurbaşkanı’na takdim edilen 21.05.2018 tarihli “bilgi notu”nda belirttiğim üzere; bu konuda yapılması gereken ilk iş olarak, Türkiye’nin halen dönem başkanlığını yaptığı “İslam İşbirliği Teşkilatı”nın hukuki yapısının değiştirilmesi, karar alma süreçlerinin yeniden düzenlenmesi ve kararlarının efektifliğini sağlayacak bildirim, izleme ve yaptırım mekanizmalarının oluşturulması gerekmektedir.

* Aksi takdirde havanda su dövmeye ve kendi kendimizi avutmaya devam ederiz.

(Tüm okurlarımın Ramazan Bayramı’nı tebrik ediyorum. A.Ö.)

 

 

 

 

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Adnan Öksüz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Anket Seçim barajı ile ilgili ne düşünüyorsunuz?