Reklamı Kapat

Kavramları güncele feda et(me)mek

Ülkemizde süregiden tartışmalar özellikle hukuk ve siyaset bilimine ait kavramların sıklıkla gündeme gelmesini sağlamaktadır. Bu tartışmalar esnasında kavramların yanlış kullanıldığına sıklıkla şahit olunmaktadır. Hukukçuların ve siyaset bilimcilerin dahi yanlış kullandıkları kavramlar insanların zihinlerinde yanlış algıların oluşmasına neden olmaktadır.

Türkiye’de son yıllarda hükümet sistemlerine ilişkin yapılan tartışmalarda kavramların sıklıkla yanlış anlamlarda kullanıldığı görülmektedir. Bu çerçevede parlamenter demokrasinin karşısında cumhuriyeti öneren fikirlere rastlanılmaktadır. Hâlbuki anayasa hukukunun genel teorisine göre cumhuriyet bir devlet biçimi, parlamenter sistem ise bir hükümet sistemidir. Dolayısıyla parlamenter demokrasinin karşıtı ya da alternatifinin cumhuriyet olduğunu söyleyebilmek mümkün değildir. Nitekim İngiltere (daha doğru bir ifadeyle Birleşik Krallık) monarşi ile yönetilen, Avusturya ise cumhuriyet ile yönetilen bir parlamenter demokrasi örneğidir. Ayrıca “demokratik” olarak nitelendirilen devletlerin çoğunun meşrutî monarşi ile yönetiliyor olmasının dikkatten kaçmaması gerekmektedir.

Amerika Birleşik Devletleri’nde siyasetin iki ana parti (Demokratik Parti-Cumhuriyetçi Parti) etrafında şekilleniyor olması cumhuriyetçilik ile demokratlığın zıt görüşlermiş gibi kamuoyuna sunulmasına neden olmaktadır. Hâlbuki Amerikan siyasî partilerinin disiplinsiz yapıları, bir partinin temsilcileri tarafından yapılan bir kanun teklifinin diğer bir partinin temsilcilerinden de destek görmesine imkân tanımaktadır. Partilerin disiplinsiz yapısı bazı durumlarda Amerikan başkanlarının mensubu oldukları partinin temsilcilerinin başkanın istekleri dışında hareket edebilmelerini ve oy kullanabilmelerini sağlamaktadır. Başkanın tavrının aksine hareket eden ve oy kullanan temsilciler, söz konusu hareketlerinden ve verdikleri oylardan dolayı partilerinde herhangi bir yaptırıma tâbi tutulmamaktadırlar.

Demokratlar ile cumhuriyetçiler arasındaki temel farklılıklar özellikle vergi politikaları, sosyal meseleler, eğitim ve dış politika gibi konularda yoğunlaşmaktadır. Örneğin cumhuriyetçiler, sosyal meselelerde demokratlara göre daha muhafazakâr tavırlar ortaya koymakta ve kürtaja da eşcinsel evliliklere de karşı çıkmaktadırlar. Demokratlar ise her ikisine de destek vermektedirler. Bunun anlamı sanılanın aksine muhafazakâr politikaların savunuculuğunun demokratlar tarafından değil, cumhuriyetçiler tarafından yapıldığı ve bu ayrımın Türkiye açısından doğrudan bir karşılığının bulunmadığıdır.

Güncel meselelerin ve bu meseleler etrafında dönen tartışmaların esiri olma potansiyelini üzerinde taşıyan Türkiye, maalesef kavramları doğru ve yerinde kullanamama hastalığına tutulmuş bulunmaktadır. Kavramların güncele feda edilerek yanlış kullanılması ise sağlıklı bir kamuoyu oluşumuna engel olmaktadır. Bu nedenle kavramları doğru bir şekilde kullanmaktan başka çıkar yol bulunmamaktadır.

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Batuhan Ustabulut - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


İstanbul Markaları

Milli Gazete, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Meclis lokantasında yemek ücretlerinin artırılmasını doğru buluyor musunuz?