Reklamı Kapat

Bunların dedeleri de vahşi...

Batı’nın vahşetine en net örnek Cezayir’deki Fransız işgali 14 Haziran 1830’dan 19 Mart 1962’ye kadar yüz binlerce Müslüman’ı katlettiler.

Sözde medeni Avrupa!..

Bugünkü sayfamızı 132 sene boyunca Fransızlar tarafından sömürülen Cezayir’in istiklal mücadelesine ayırdık. Afrika’nın hemen her yerinde sömürge düzeni kuran Fransızların katlettiği insan sayısı farklılıklar gösterse de hepsinde aynı vahşi ruhu görürüz. Üstelik bu katliamlar, karanlıklar içindeki Ortaçağ’da değil, 20. Yüzyıl’ın sözde medeni felsefesinin geliştiği günlerde gerçekleştirmiştir. Bugün Cezayir’in Fransızlar tarafından işgali sebebiyle hazırladığımız bu sayfada Fransız İşgali’nin sebeplerini ve insanlık tarihinin en kanlı olaylar dizisinden birini anlatmaya çalışacağız. Her fırsatta ecdadımızı barbarlıkla suçlayan Vahşi Batı’nın soykırım tarihinde Fransa’nın nasıl bir ününün olduğunu daha iyi anlamak için bu sayfadaki birkaç küçük bilgiye bakmak yeterli olacaktır.

Devlet-i Ali Osmani’nin zayıflatıldığı dönemin akabindeki gelişmelere bakıldığında sözde medeni Avrupalıların sömürge haline getirdiği topraklarda uyguladığı vahşeti görmekteyiz. Batı’nın vahşet ve soykırım tarihinde Fransa’nın 132 yıllık Cezayir zulmü, en net örnek olarak tarih kitaplarında yerini alır.

Cezayir, 1830’dan 1962’ye kadar yani toplam 132 yıl süreyle Fransa’nın işgalinde kaldı. Fransız işgali sırasında milyonlarca Cezayirli’nin katledildiğini tarih kitaplarında görüyoruz. 132 yıllık işgal sırasında Cezayirliler çeşitli zamanlarda bağımsızlık savaşları verdi. Bu savaşların en şiddetlisi ise 1954-1962 yılları arasındaki Büyük Bağımsızlık Savaşı’dır. Yaklaşık 8 sene devam eden savaşta, 1 buçuk milyon Cezayirli şehid edilmiş, milyonlarcası ya evsiz bırakmış ya da köle olarak kullanmıştır.

İŞGAL İÇİN BAHANE ÜRETTİLER

Fransa’nın işgal saldırıları, Osmanlı’nın zayıfladığı 1827’li yıllarda başlamıştır. O dönemde Cezayir, Osmanlı’ya bağlı bir eyalet konumundaydı. Yöneticisi ise İzmirli Dayı Hüseyin Paşa’ydı. Fransa’nın Bacri ve Busnak isimli iki Yahudi Tüccar’dan aldığı borcu ödeyememesi ve bu borcun tahsili için Dayı Hüseyin Paşa’nın birkaç Fransız gemisini ele geçirmesi sonucu başlayan anlaşmazlık, Fransız konsolosu Pierre Deval’in tokatlanmasıyla farklı bir boyuta taşınmıştı. 16 Haziran 1827’de patlak veren bu olaydan çok önceleri işgal hazırlığına başlayan Fransızlar,  Osmanlı’ya savaş ilan etti. Cezayir sahillerini ablukaya alan Fransızlar, Osmanlı’nın Yunanistan sorunu sebebiyle buralara erişemeyeceğinin farkındaydı. Bütün diplomatik teşebbüsleri boşa çıkaran Fransa, bu olaydan yaklaşık 4 ay sonra 20 Ekim 1827’de Osmanlı donanmasını Navarin’de yaktı. Bu saldırının akabinde gelen Osmanlı-Rus savaşı (1828-1829) Cezayir’in tek başına kalmasına sebep olmuştu. Ancak yine de Fransızlar’ın Cezayir işgal etmeleri kolay olmadı. 14 Haziran 1830’da General Bourmont komutasındaki Yeni Donanma, 37.000 kişilik takviye kuvvetle birlikte saldırıya geçti. Başkent Cezayir, 3 Temmuz 1830’da işgal edildi. O sırada Emir Abdülkadir’in oluşturduğu gerilla birlikleri, Fransız ilerleyişini durdurmayı başardı. Bu direniş, 1847 senesine kadar devam etti. Daha sonra Cezayir’in tümünü ele geçiren Fransızlar, Fransız Kuzey Afrika Genel Valiliği’ni kurdu.

Binlerce Müslüman katledildi

1945 senesi Ağustos’unda savaşın son bulması münasebetiyle düzenlenen gösteriler sırasında Cezayir bayrağı taşıyan yerli halk işgalciler tarafından katledildi. Fransızların öfkesi yatışıp katliam durduğunda 40 bin Cezayirli ölmüştü. Bu olaydan sonra bağımsızlık ilanına kadar Cezayir, Fransızların kabusu olmaya devam etti. Fransızlar bütün vahşiliklerine rağmen, istedikleri sonucu alamamıştı. Kasım 1954’te başlayan son direniş dalgası 1962’de ateşkesle sonlandığında bağımsızlık 1 buçuk milyon Cezayirli hayatını kaybetmişti.

Din, dil ve mülkiyetle ilgili baskılar

Fransız işgal güçleri Cezayir halkının direnişini kırmak ve bağımsızlık yanlısı direnişe destek vermesini engellemek amacıyla askeri, siyasi, dini, kültürel ve ekonomik her baskı yolunu denedi. Halkın Müslüman ve Arap kimliğini yok etmek amacıyla yapılan baskılara, Arapça ve Berberice yerine Fransızca’yı hakim kılma gayreti de eklendi. 

Yerli halktan gasp edilen araziler, göçmenlere verilmeye başlandı. Bu şekilde toprak dağıtımı 1930’a kadar sürmüş, 23 milyon dönüm arazi göçmenlerin eline geçmiş oldu.

Cezayir halkının direnişi aralıksız devam etti

Cezayir’de sözde sivil yönetime 1870’te geçilerek, Fransız İçişleri Bakanlığı’na bağlandı. Ancak ertesi yıl 200 kabile Muhammed el-Mukrani liderliğinde ayaklandı. 1881’de ikinci bir ayaklanma dalgası geldi. Bunu diğerleri takip etti. Her seferinde Fransa, direnişleri katliamlarla bastırdı. Cezayir’de Yerli Kanunu adı verilen keyfi bir düzen hakimdi. Fransa doğumlular ve ailelerine bütün medeni haklar tanınırken, Cezayirliler hiçbir hakka sahip değildi. 1945’e kadar bu baskı devam etti.

Fransa-İsrail işbirliği

Ayaklanmadan önce de Cezayir’deki gelişmeleri yakından izleyen Siyonist İsrail, Fransız sömürge yönetimine aktif destek vermeye başladı. Siyonist askeri uzmanlar, gerilla savaşı konusunda tecrübesiz olan Fransız birliklerine özellikle de gerilla savaşında helikopter kullanımı konusunda eğitim verdi. S. Steven’in yazdığı TheSypmasters of Israel adlı kitabında bildirdiğine göre, Fransız birliklerini eğitmek için iki İsrailli general Cezayir’e gitmişti. Bu iki general de oldukça tanıdık isimlerdi: İzak Rabin ve HaimHerzog, yani İsrail’in eski başbakanı ve eski cumhurbaşkanı. Cezayir’de 1 Kasım 1954’te başlayan ayaklanma 19 Mart 1962’de ilan edilen ateşkese kadar devam etti. Yaklaşık yedi buçuk yıl devam eden çatışmalarda 1 buçuk milyon Cezayirli şehit edildi. Savaş süresince günde ortalama 557 Cezayirli hunharca katledilmiş oldu.

Sadece Cezayir değil!...

Fransızların Afrika’daki katliam ve soykırım harekatları sadece Cezayir’le sınırlı kalmadı. Benin, Burkina-Faso, Cibuti, Çad, Gabon, Gine, Kamerun, Komor Adaları, Moritanya, Nijer, Senegal ve Tunus’ta da binlerce insan katledilmiştir. Buralardaki katliama ya direkt ya da dolaylı olarak katılan Fransa, halen Afrika’daki en etkili sömürgeci devlet durumundadır.

 

KRONOLOJİ

1 Haziran        Türk Hava Kuvvetleri’nin kuruluşu (1911).

3 Haziran        Çin’in Başkenti Pekin’in; Tienanmen Meydanı’ndaki büyük gösteriye askeri müdahalede bulunması, 2 bin civarındaki öğrencinin hayatını kaybetmesi (1989).

3 Haziran        Messina Konferansı; Avrupa Ekonomik Topluluğu’nun doğuşu (1955).

5 Haziran        Hükümetin Kıbrıs’a müdahale kararı üzerine ABD Başkanı Johnson, müdahalede ABD yardımından silahların kullanılamıyacağını belirten bir mektup gönderdi (1964).

5 Haziran        Amerikan Savunma Bakanı General George Marshall’ın “Marshall Panı”nı açıklaması (1947).

7 Haziran        Süleymaniye Camii’nin ibadete açılışı (1557).

9 Haziran        Başbakan İsmet İnönü, Johnson’un mektubunu cevapladı (1964).

9 Haziran        Kıbrıs’ta, Türk Anayasası’nın 230 oya karşı, 37.502 oyla kabulü (1975).

9 Haziran        Ulusal Deprem Konseyi kuruldu (2000).

10 Haziran      İtalya’da krallığın sona erip, cumhuriyetin ilan edilmesi (1946).

11 Haziran      Kızılay’ın kuruluşu (1868).

13 Haziran      Fikir İşçileri Kanunu’nun kabulü (1952).

14 Haziran      Fransızların Cezayir’i işgali (1830).

16 Haziran      Barbaros Hayreddin Paşa'nın Haçlı Donanması’na karşı zaferi (1535).

20 Haziran      Bayezit-Cem Arasında Yenişehir Savaşı (1481).

20 Haziran      Çerkez Ethem kuvvetlerinin Yozgat Ayaklanması’nı bastırmak üzere Ankara’dan yola çıkması (1920).

21 Haziran      Soyadı Kanunu’nun kabulü (1934).

22 Haziran      Kazım (Karabekir) Paşa, İzmir Suikastı sanığı olarak tutuklandı (1926).

23 Haziran      Hatay’ın Anavatan’a ilhakına ait antlaşma Ankara’da imzalandı (1939).

24 Haziran      İbrahim Paşa komutasındaki Mısır Ordusu’nun Osmanlı Ordusu’nu Nizip yörelerinde ağır bir bozguna uğratması(1839).

25 Haziran      Sultan Abdülmecit’in vefatı (1861).

25 Haziran      Kore Savaşı’nın başlaması (1950).

29 Haziran      Balkan Savaşı’nın başlaması (1913).

29 Haziran      A Milli Futbol Takımı, 2002 Dünya Kupası Finalleri’nde Güney Kore’yi 3-2 yenerek üçüncü oldu (2002).

30 Haziran      Cenevre’de Stratejik Silahların Sınırlandırılması Görüşmeleri (START)’ nin başlatılması (1982).

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ayhan Kaya - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

mehmet - Fransız emperyalizmi İngiliz emperyalizminin yanında devede kulak kalır...Fransanın elde ettiği sömürge payı da İngilterenin birçok konuda kendisiyle işbirliği yapmak zorunda olmasının karşılığıdır..

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 01 Haziran 11:34


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?