Saadet Çorbası

Ramazan’ın 1. günü…

Hava sıcak… Akşama doğru… Orucun kendisini en fazla hissettirdiği saatler…

Yer; Mecidiyeköy… Kalabalık mı kalabalık…

Akşam ezanı okundu okunacak…

İstanbul’da bir üniversitede öğretim üyesi olan -adının açıklanmasını arzu etmeyen- kadın psikolog tam da o kritik saatte Mecidiyeköy’deydi…

Ezan okundu… “Hay Allah, orucumu nerede açabilirim, acaba!” diye düşünürken, gözüne birden o kalabalık içinde bir stant ilişti. Stantta aynen şunlar yazılı idi;

“18. Geleneksel İftar Çorbası. Afiyet olsun. Saadet Partisi Şişli İlçe Başkanlığı”

O kalabalık tenhalaşmış mıydı, sanki! İftara yetişmek için kornalarını acı acı çalan şoförlerin telaşlı hallerini, koşar adımlarla yürüyen insanları fark etti, o arada... İstanbul’da insanlar hep koşuyordu, zaten ne hikmetse…

Ağır ağır “geleneksel çorba standı”na doğru ilerledi.

Kendisini mütebessim bir çehre ve güler yüzle karşılayan bir görevli, “Hanımefendi, Ramazan çorbamız. İftarınızı açmak ister misiniz? Buyurun lütfen!”Mecidiyeköy’ün göbeğinde Ramazan’ın ilk orucunu bu çorbayla açtı, kadın öğretim üyesi…

Ne kadar da leziz bir çorbaydı, böyle! Ve bunun da ötesinde Ramazan ayında, evine yetişemeyenlere, yolda kalanlara, Mecidiyeköy kavşağında çorba ikram eden bu adamlar da kimdi, sahi?

Hızır mıydı, yoksa bu kişiler?

***

Olay az sonra belli oldu…

Stanttaki pankartta da yazdığı gibi, Ramazan ayında Mecidiyeköy kavşağında iftar saatinde çorba ikram edenler, Saadet Partisi Şişli teşkilatı yetkililerinden başkası değildi… Üstelik bunu yeni de yapmıyorlardı; yaklaşık çeyrek asırdır, aynı kavşakta, iftar saatinde bu çorba kaynıyordu.

***

Olayı bana aktaran Saadet Partisi Şişli İlçe Yönetim Kurulu Üyesi Cemal Şahin şu ifadeleri kullandı;

“Bir kadın geldi, çorba içti. Daha sonra kendisini hemen cadde üzerinde bulunan ilçe merkezine davet ettik.’İftar ikramımız olsun’ dedik, sağ olsun kabul etti. İftarımızı açtıktan sonra, memnun bir şekilde ayrıldı ve ‘Sizi çok sevdim. Saadet Partisi’ni doğrusu fazla bilmiyordum. Çok candansınız. Hoş sohbetsiniz’ diyerek, iyi dileklerle ilçeden ayrıldı. Bir üniversitede psikoloji dalında öğretim üyesi imiş. Bizde bizim parti ile ilgili bilgi verdik, ‘Bizim kadın üyelerimiz toplantılarını erkeklerden ayrı yapıyor, onlarla birlikte konuşabilirsiniz’ dedik. Genel bilgiler verdik. Erbakan hocamızın ‘Davam’ kitabını ve bir de Saadet Ajandası hediye ettik.”

“İlk gün izlenimlerine gelince; Mecidiyeköy Meydanı çok çok iyiydi. Bir ablanın çorbasını aldıktan sonra, ‘Bak bunlar fakir ama bu hizmeti yıllardan bu yana yapıyorlar’ dediğini duydum…”

***

Peki, bu çorba öyküsünün diğer kahramanları kimler? Cemal Şahin’in dışında, tümü de Saadet Partisi Şişli İlçe Teşkilatında görevli olan Engin Yılmaz, Muharrem Dinç, Şener Balcan, Ayhan Kahraman, Ali Kanbak, Eyüp Koç, Osman Erim ve Mustafa Coşkun.

Elbette, bütün bu çalışmaları koordine eden Saadet Partisi Şişli İlçe Başkanı Adem Akbulut…

GÜNDE 300-400 KİŞİYE İFTAR SERVİSİ

Biraz da bilgi vermek gerekirse; Saadet Partisi Şişli İlçe Teşkilatı, uzun yıllardır, (bu yıl 18’cisi) her Ramazan’da Mecidiyeköy Kavşağı’nda kurulan stantta, iftara evlerine yetişemeyenlere çorba, hurma, pide ve su ikram ediyor. Günde 300-400 kişiye iftar servisi yapılıyor...

Bir günlük çorba masrafı yaklaşık 300 TL…

Her gün bir hayırsever bu masrafı karşılıyor. Güzel bir faaliyet, hayırlı bir çalışma, Saadet çorbası… Düşünenler ve hayata geçirenlerden Allah (C.C.) razı olsun…

Türkiye’den ve dünyanın herhangi bir köşesinden bu kutsal hizmete katkı vermek isteyenlerin, başta ilçe başkanı olmak üzere yetkili isimleri aramaları yeterli…

TRT HABER’İ ŞİDDETLE KINIYORUM

“Pazar sabahı, ailece kahvaltı yapıyoruz…

Hanım TRT Haber’i açtı, spiker, ‘Şimdi de partilerin seçim çalışmalarını aktaracağız’ dedi ve başladı: ‘AK Parti şöyle, şöyle parti çalışmaları yaptı, yapıyor, yapacak. Arkasından MHP’den bahsetti. Hanım kanal değiştirmek üzere iken, ‘Dur, değiştirme! Bakalım Saadet Partisi’nin hangi çalışmalarından bahsedecek?’ dedim. Ama biliyor musunuz, Saadet Partisi’nden tek kelime bahsetmedi. Ve sonrasından da spiker diğer haberlere geçti. Bırakın Saadet Partisi’ni, ana muhalefet partisi CHP’den bile söz etmedi.

Bizim vergilerimizle ayakta durabilen devletin televizyonu bile, yandaş! Pes doğrusu! Bu durumu şiddetle kınıyorum…

Ülkede sadece 2 parti mi seçime giriyor? Ve RTÜK’ün görevi nedir?

Yüksek Seçim Kurumu ve RTÜK’ten cevap bekliyorum. Hemen…” (MAHMUT APAYDIN / ŞANLIURFA)

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Adnan Öksüz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

01

Sami Karel - Herkesin tuzu olmalı bu çorbada... Bravo

Yanıtla . 0Beğen 18 Mayıs 11:54

Anket Son dönemde TL'nin yabancı paralar karşısındaki değer kaybının asıl nedeni sizce hangisidir?