Gizle

Samiri’nin Böğüren Buzağısı

Bismillahirrahmanirrahim;

Alemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah’a (C.C.) hamd ederim. Salât ve selâm, Peygamberimize, âline ve sahabelerine olsun.

Musa’nın (A.S.) kıssasını, günümüz toplumunun mutlaka okuması gerekir. Bu kıssalar, insanlığın din ve düzen olarak İslam’a bağlanmaktan başka kurtuluş yolunun olmadığının delilleridir. Musa (A.S.), İsrailoğullarına gönderilmiş büyük peygamberlerdendir. Yusuf (A.S.) zamanında Mısır’a yerleşen İsrailoğulları, Musa’nın (A.S.) dönemine kadar bu ülkede yaşamışlardır. Musa’nın (A.S.) peygamber olduğu dönemde Mısır’ı kendisini ilah olarak gören inkârcı ve zalim Firavun yönetiyordu. Musa (A.S.) kavmini Allah’ın inayeti ile bu zalim Firavun’un zulmünden kurtardı. Allah›ın, kulları hakkındaki sünneti, bu olayda da kendini göstermiştir.

PUT İSTEDİLER

Allah; İsrailoğullarını Firavun’un zulmünden kurtardıktan sonra onlar, Musa’dan (A.S.) olmadık şeyler istemeye başladılar. Denizden yeni geçen bu toplum, yürüdükleri güzergâhta puta tapan bir kavme rastladılar. Musa’ya; onların nasıl taptıkları puttan ilahları varsa, sen de bizim için puttan ilahlar icat et dediler. Onların Musa’dan, puttan ilahlar istemeleri ne kadar şuursuz ve kara cahil bir toplum olduklarının delilidir. Musa (A.S.) onlara kızınca bu isteklerini tehir ettiler. Bunun üzerine ondan bir kitap ve şeriat istediler. Allah, Musa’dan Tur dağına gelerek, talepte bulunmasını emretti. Ve Musa (A.S.) Tur dağına gitti. Kardeşi Harun’u da kavminin başına vekil tayin etti.

BUZAĞI

Harun (A.S.), “Ey İsrailoğulları, ganimet, size helâl değildir. Kıptilerden, emaneten almış olduğunuz süs eşyaları ise, ganimettir. Onların hepsini, bir araya toplayıp kazacağınız bir çukura gömünüz. Musa gelip de onları size helal kılarsa, çukurdan çıkarıp alırsınız. Aksi olursa, sakın, onlardan, hiç bir şey yemeyiniz” dedi. Samiri, İsrail oğullarına, “Firavun hanedanından, emaneten aldığınız ve onların, felâkete uğramaları üzerine, size kalan süs eşyalarını bana getiriniz” dedi. Getirdiler ve ona verdiler. Samiri de, onlardan böğüren bir buzağı heykeli yaptı. İsrailoğullarına, “İşte, sizin ilahınız ve Musa’nın İlahı, bu böğuren buzağıdır, fakat Musa, onu burada unuttu da, aramaya gitti” dedi. İsrailoğullarından Harun (A.S.) ile birlikte kalan azınlık dışında herkes, bir benzeri daha görülmeyen bir sevgi ile bu böğüren buzağıya tapmaya başladılar. Harun (A.S.) onlara, “Ey kavmim, siz, bu böğüren buzağı ile imtihan oluyorsunuz. Bu buzağıdan ilah filan olmaz. Sizin gerçek ilahınız, âlemlerin Rabbi olan Allah Teâlâ’dır. Gittiğiniz yol yanlıştır, bu Samiri’ye aldanıp, onun dediğine kulak vermeyiniz, bana uyunuz ve size telkin ettiğim şeylerden ayrılmayınız” dedi. Onlar ise, “Biz, Musa bize dönüp gelinceye kadar, buzağıya tapmaya devam edeceğiz” dediler. Harun (A.S.) ve beraberindeki şuurlu topluluk, bu buzağıcıları ikaz ettilerse de onlar, bu yollarından dönmediler. Çünkü Samiri onları azdırdı. Musa (A.S.) döndüğünde yoldan sapan ve buzağıcı olan kavmine kızdı ve onlara; “Siz arkamdan ne kötü işler yapmışsınız?” dedi. Samiri’ye çıkışarak; “Sen niçin hakka yönelmiş bir toplumu batıla yönlendirdin” dedi. Samiri; “Ben, onların görmediklerini gördüm, yaptığım iş hoşuma gitti” dedi. Bunun üzerine Musa, Samiri’yi kınadı ve onu yanından uzaklaştırdı. Samiri, perişan hallere düştü ve yok olup gitti. Yaptığı heykel ise eritildi, toz haline getirilerek denize atıldı.

KURTULUŞUN YOLU 

İnsanlar, her zaman huzur ve barış içinde yaşamak isterler. İsterler de aradıkları saadeti hep yanlış yerlerde ararlar. İnsanlara kurtuluşun yolunu gösteren Allah’tır. Eğer insanlar bu gönderilen yola yönelirler ve hak ve adalet ölçülerine uyarlarsa dünyada da ahirette de saadet bulurlar. Allah’ın insanlara indirdiği kitaplar, uyulsun ve yaşansın diye gönderilmiştir. Allah bu kitaplar vasıtasıyla bizlere insanlardan korkmayın benden korkun, elde edeceğiniz ufak tefek çıkarlar sebebiyle ayetlerimi satmayın, benim ahkâmıma itiraz edip, onunla yönetmeyen inkârcılar gibi olmayın, bu inkârcılar gibi yaparsanız, o zaman da sizler zalim ve fasık olursunuz. Musa da, İsa da İslam peygamberidir. Günümüzün Hıristiyan ve Yahudileri bu iki peygamberi İslam peygamberi olmaktan çıkarmışlardır. Bunun için bunların arkasından gidilmez. Kur’an-ı Kerim son kitaptır. Önceden gönderilmiş bütün kitaplar Kur’an’da cem edilmiştir. Allah Teâlâ, Kur’an-ı Kerim’i Peygamberimize hak olarak indirmiştir. Peygamberimizin görevi, insanlar arasında Allah›ın indirdiği ile hükmetmektir. Kur’an’dan yüz çevirerek zanlarını ilah edinmiş toplumun uydurduğu algılara, hevaya tabi olmak kınanmıştır. Eğer bir kimse ilim geldikten sonra toplumun algılarına, heva ve zanlarına uyarsa o zaman da zalimlerden olur. Hatalı tartan terazinin başına en dürüst adamı da koysanız değişen bir şey olmaz. Şerden, bozuk düzenden hayır gelmez. Adamın sözüne değil, işine bakılır. Allah›ın indirdiğiyle hükmetmek bir Müslümanlık görevidir. Hakkı batıla karıştıran işbirlikçi grupların Allah›ın indirdiklerinin bir kısmından toplumu saptırma oyununa gelmemek gerekir.

DİKKAT

Hak, Allah’ın insanlara bildiği şeylerin bütünüdür. Faizci Kapitalist nizam ile İslam arasında hiçbir bağlantı yoktur. Bazı kimseler “Faizci Kapitalist Nizamı” yürütmeyi Müslümanlıkla eş tutmaya çalışıyorlar. Bunlar; cahiliye kanunlarını istiyorlar da mantık oyunlarıyla aklımızı çelerek bizi Allah’ın düzeninden, kendi düzenlerine döndürmek istiyorlar. Çünkü bunlar haksız kazanç peşindeler. Bu kesimlere karşı, millet olarak uyanık olmak zorundayız. Bizim hak gibi gözüken bu karanlık hareketlere karşı kendimizi korumamız, ancak Milli Görüş’e sarılmak ile olur. İlaç, Saadet Partisi’ndedir. AK Parti güncel yanılgıdır. Yolu yanlıştır. Savunduğu fikirler, toplumu yok olmaya götürmektedir. Bunun için bu önümüzdeki seçimlerde Saadet Partisi’ne yönelmek gerekir. Milli Görüş’ün tek adayı Temel Karamollaoğlu’nu işbaşına getirmek hepimizin lehinedir. Adil Düze olmadan olmaz. Selam hidayete tabi olanlara…

 

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar İsmail Hakkı Akkiraz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

01

Şaban Çetiner - Hocam hayırlı Ramazanlar. Ahsen Batur Beyin tercüme ettiği Araplar ve Yahudiler kitabını, Doç. Yaşar Kutluay (Siyonizm ve Türkiye) ve Prof. Hikmet TANYU (Tarihte Türkler ve Yahudiler) kitaplarını okumalısınız. Bilhassa ilki çok mühim, Irak'lı bir medeniyet prof. tarafından yazılmış ve K.Kerime atıflarla desteklenmiş.

Selam ve dua

Yanıtla . 0Beğen 16 Mayıs 11:40

Anket Seçim barajı ile ilgili ne düşünüyorsunuz?