Ateş Önce Kendini Yakar

“Siz ey yılanlar, siz ey engerek nesli! Cehennem hükmünden nasıl kaçacaksınız? Bunun için işte, size peygamberler, hikmetli adamlar ve yazıcılar gönderiyorum; siz  onlardan bazılarını öldürecek  ve Haç’a gereceksiniz ve bazılarını  havralarda dövecek  ve şehirden şehre kovacaksınız ki, salih olan Habil’in kanından, ma’betle  mezbah/kesimhane  arasında öldürdüğünüz  Barahiya oğlu  Zekariyya’nın  kanına kadar, yeryüzünde dökülen her salih kan üzerinize gelsin. Doğrusu size derim: Bütün bu şeyler bu neslin üzerine gelecektir.”

Bu sözler bana ait değildir.

Bu sözler, Trump’un inandığını ima ettiği tahrif edilmiş İncil’dendir.

Bu bölüm şu anda  bütün dünya kiliselerinde;  Katolik, Ortodoks  ve Protestan ayırımı yapılmadan, Süryani, Keldani kiliselerinde  okunmaya devam eden Matta incilinin 23/33-36’dan alınmıştır.

 Tarih boyunca peygamberleri, salih insanları öldüren, Kabil’in kendi kardeşi Habil’i  haksız yere öldürmesi nedeniyle  yeryüzüne akıtılan  ilk kan kurumasın,

Irmağa, nehre dönüşsün diye  imanlı, izzetli, iffetli, namuslu, şerefli  insanları öldüren,

Ma’betle mezbahı/boğazlama evini  birbirine yakın yapan,

Havraları işkencehane yapan  bu Yahudilere, günümüzde okunan İncil, “Yılan nesli,  hem de engerek yılanı nesli” diyor.

Muharref  İncil öyle diyor. Peki, bende katılayım mı aynı ifadeye? Veya bizde katılalım mı bu tür hitaba?

Yanan acıyan yaraya acı ilaç, acı merhem iyi gelir. “Acı acıyı unutturur.”

Yahudi teröristlerin  kurduğu devletçiğin, eli kanlı katilleri,   yavrusunun gövdesini siper yapan,

Silahsız savunmasız, bir babanın ciğer paresini, biricik yavrusunu  Amerika yapımı silahlarla taradığında, çaresiz babanın  yanan yüreğinden gelen  yakıcı, kavurucu, yüreği olanların yüreğinde yangınlar meydana getirici  feryadı,

Minicik yavrusunun cansız cesedinin  başında saçını  başını yolan,

Derdini dinleyecek bir kul bulamayan,

Bağrının ateşi sönsün diye  bağrına taş basıp  yine Mevla’sına  yönelen ananın çığlıkları, “Engerek yılanlarını” hatırlattı.

Siyonistler başarılı olurlar mı?

Dünyadaki engerek yılanlarının nesli tükenmek üzere.

Yırtıcı hayvanlar en az yaşayan hayvanlardırlar.

Balinalar bir günde tonlarca balık tüketirken kendilerini tüketiyorlar ama hamsiler milyarlarca sayıya her sene ulaşırlar.

Kartallar yırtıcı hayvanlardırlar. İstanbul’da yaşayanlar kartalı belgesellerde görebilirler ama serçe kuşları hemen camlarının önünde cik cikler.

Ateş, önce kendini yakar, sonra etrafını ve kendini yakar bitirir.

Yahudiler, tarihin en eski milletlerinden olmalarına rağmen sayıları İspanyol çingenelerinin sayısına ulaşamamıştır.

Her yüz sene de bir kendilerini kırdırırlar.

En son Hitler beş milyonunu kırmıştı.

Aradan 73 yıl geçmiş.

Yüz yıla 27 yıl kalmış.

Bu son yaptıkları, her halde kaşıntıdır.

Biz, can taşıyan her insanın Müslüman olacağını hesap edeceğiz veya engerekliği bırakacağı ümidiyle elimizden ve dilimizden ne gelirse onu yapacağız.

Biz, her şeye rağmen Kur’an dilini kullanacağız ve onlara bile, “Engerek yılanı” diye hitap etmemeye dikkat edeceğiz.

Rabbimiz, Kur’an-ı Kerim’in 18 ayetinde sekiz milyara, “Ey insanlar...” diye hitap eder.

5 ayetinde, “Ey Adem’in çocukları...” diye başlar ve bugün sekiz milyar insanı Adem aleyhisselâmın çocuğu olarak görür ve insan olarak hitap eder. “Ey engerek yılanları, maymun çocukları, sağmal inekler” demez.

12 ayette, “Ey ehli kitap ..” diyerek Yahudi ve Hıristiyanlara tahrif edilmiş olsa bile kitabı seven, sayan, sahip olan insanlar olarak bakar.

6 ayette, “Ey İsrail oğulları...” diyerek başlar.

İsrail, Yakup aleyhisselâmın adıdır.

Yani Kur’an bize edep öğretir. Yahudilere ve bir kısım Hıristiyanlara, “Ey peygamber çocukları” diyerek olumlu yönlerini öne çıkararak hitap edersek ola ki bundan sonra kötüleri değil, Yakup aleyhisselam, Musa aleyhisselam, İsa aleyhisselam, Muhammed aleyhisselam gibi iyileri örnek alırlar.

 

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Mahmut Toptaş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Anket Son dönemde TL'nin yabancı paralar karşısındaki değer kaybının asıl nedeni sizce hangisidir?