Reklamı Kapat

Sosyal Medya Rezaleti

Kimi akıllı, kimi meczup… Kimi faydalı işler peşinde, kimi desise, hile… Kimi rahmaniyete talip, kimi şeytanın sözcüsü. Sosyal medyanın dolu dolu dere...

Kimi akıllı, kimi meczup… Kimi faydalı işler peşinde, kimi desise, hile… Kimi rahmaniyete talip, kimi şeytanın sözcüsü.

Sosyal medyanın dolu dolu deresi, nehri var… Lağım çukurları daha çok… Pis çukurları oluşturan da insanın kendisi.

Kimi eline fırçayı alıyor, siyah boyaya batırıyor, ona buna kara çalıyor, dilediğince günah işleyebiliyor, hak hukuk çiğneyebiliyor.

Denetim mekanizması yok.

Normal hayatta, kendini ifade etmekten yoksun, iki cümleyi bir araya getirmeyi beceremeyenler, klavyenin başında cellât kesilebiliyorlar.

İnsanoğlu, kendi eliyle, kendi cellâdını besleyip duruyor… Teknoloji, tabi mecrasından çıkınca, insanın zehirleyicisi olabiliyor. 

Üretimde, insanların iyiliğinde, hayatın kolaylaşmasında sosyal medyayı, interneti, bilgisayarı kullanan topluluklar, amaca hizmet etmiş oluyorlar… Ya bizde?

Yapılan araştırmalarda, bilgisayarı oyun alanı olarak kullanma oranı hayli yüksek… Üretimde, mesleki olarak bilgisayarı hayata adapte etmedeki başarımız çok aşağılarda.

Garip değil mi?

Dahası, sosyal medyayı, bir kavga aracı, bir karalama zemini olarak kullanmaya meyilli binlerce insan var…

Yirmi dört saat internet başında olanların varlığından bahsediliyor…

Ona buna çamur atan… Hikâyeler düzenleyen… İftirada sınır tanımayanların sayısı da az değil… Peki, bunları, bunların hukuksuzluğunu denetleyen birileri var mı? Yok.

Başıma geldi, biliyorum.

Adam, almış eline kalemi, veryansın etmiş bize… Eleştirse, bir şey demeyeceğim. Hakaret etse, yine bir nebze, tövbe çekip yan yolu kullanacağım… Lakin adam düpedüz, iftira yoluyla, yalan yanlış sözlerle, sahtecilikle, pislikle kendince öfke kusabiliyor.

Neden? Niye beni memnun etmedin… Dediğimi yapmadın…

Geldiğimiz noktaya bakar mısınız? Mahkemeye gidiyorsun… Bir ay sonra mı çağırırlar, iki ay sonra mı, belirsiz...

Erişimi engellemek, hukuk yoluyla hak aramak da kolay değil… Anlayacağınız, sanal ortam, sosyal medya, insanoğlunun hem dostu, hem düşmanı… Hem zehir, hem panzehir.

Kullanıma bağlı olarak fonksiyon değiştirebiliyor.

Bu problem sadece Türkiye ile sınırlı değil… Dünyadaki zorluklar, pislikler, yaşananlar hep aynı. Aslında, kötülere sığınak ve zemin oldu bir yerde bu sanal ortam.

Yalan yanlış isimle veya adresle hesap açıyor… Oradan dilediğine ateş açabiliyor. Dilediğine çamur çalabiliyor... Dilediği boya ile herkesi boyayabiliyor.

Bu ne menem iştir?  Düzenleme ve denetim şart… Bu ortamı hazırlayanlar, denetim ve insani boyutu mutlaka eklemelidirler.

  Aksi takdirde, ürettiğimiz eşyanın kurbanı olabiliriz.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Remzi Çayır - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Covid-19 aşısı bulunursa yaptırır mısınız?