Hak’la ve Hak’ta İttifak Eden Kazanır

Kâinatın Yaratıcısı olan Cenab-ı Hak, iki çeşit kanun koymuştur. Tekvinî ve Teklifî olmak üzere. Bu kanunlara imtisal eden iki cihanda da aziz olur, kazançlı çıkar. Cenab-ı Hakk’ın koyduğu kanunlardan biri de şudur: “Hak’la ve Hak’ta ittifak eden kazanır.” Bütün peygamberler bu kanuna riayet etmiş ve kazanmışlardır. Peygamber yolunu takip edip de bu kanuna riayet edenler de kazanmışlardır.

Hak, Allah-u Azimüşşan’ın bir ismidir. Edep icabı Cenab-ı Hak diye telaffuz edilir. Rabbimiz Kur’an-ı Azimüşşan’da kendini -mealen- şöyle tavsif buyurmaktadır: “Göklerde ve yerde bulunan her şey Allah’ı tespih etmektedirler. O, azizdir, hakîmdir. / Göklerin ve yerin mülkü O’nundur. O diriltir, öldürür. O, her şeye gücü yetendir.” (Hadid Sûresi / 1-2); “Göklerin ve yerin mülkü O’nundur. Bütün işler ancak O’na döndürülür.” (Hadid / 5); “Rabbinizden bir mağfirete; Allah’a ve peygamberine inananlar için hazırlanmış olup genişliği gökle yerin genişliği kadar olan Cennete koşun. İşte bu, Allah’ın lûtfudur ki onu dilediğine verir. Allah, büyük lütuf sahibidir” (Hadid / 21).

Böyle bir Kudret Sahibine, Sultanlar Sultanına dayanan O’nunla (yani O’nun Kitabıyla, Ahkâmıyla, Peygamberleriyle) ittifak eden hiç mağlup olur mu? Rabbimiz (C.C.) şöyle ferman buyuruyor (mealen): “Allah, ‘Elbette ben ve elçilerim galip geleceğiz’ diye yazmıştır. Şüphesiz Allah güçlüdür, galiptir” (Mücâdele Sûresi / 21).

Peygamberler, devirlerinde güçlü kavimlere, devletlere, idarecilere İslâm’ı tebliğ etmiş, onları Allah’ın hükümleriyle hükmetmeye davet etmişlerdi. Hiçbir peygamber, idarecilere; “Sen o makamı terk et! Ben oturacağım!” dememiştir. Onların yegâne gayesi Allah’ın hükümlerinin hâkim olmasıdır. Onlar, o idarecilere ve o güçlü kavimlere; “Müslüman olun! Allah’ın hükümleriyle hükmedin! Yine mal, mülk, makam sizin olsun!” demişlerdir. Bu tebliğe kulak verenler kurtulmuş, vermeyenler ise, ne kadar güçlü olurlarsa olsunlar, mağlup, perişan ve rezil olmuşlardır. Nuh Aleyhisselam’ın kavmi, Âd Kavmi, Semûd Kavmi, Lût Aleyhisselam’ın kavmi, Nemrud ve Kavmi, Firavun ve Kavmi gibi…

Aklı başında Müslümanlar peygamberlere ve Allah’ın kitaplarına kulak vererek, Hak’la ittifak etmiş, tâğutu reddetmişlerdir. Tağut, yani, şeytanın yoldaşları, yani insanları Hak yoldan, Hakk’a tapmaktan alıkoyanlar. Mümin olmanın temel şiarlarından biri de “tağutu reddetmektir.” Rabbimiz mealen şöyle ferman buyuruyor: “…O halde kim tâğutu inkâr edip Allah’a inanırsa, sağlam bir kulpa yapışmıştır ki o hiçbir zaman kopmaz. Allah işitir ve bilir” (Bakara/ 256). Tağuttan, yahut tağutlardan medet istemek, onların sûrî aldatıcı ve gerçekte hiçbir kıymeti olmayan şaşaalarına aldanmak, insanı perişan eder, iki dünyada da rezil eder. Zira o tâğutlar, insanı aydınlıktan alıp karanlığa götürür. (Bakara / 257).

Aklı başında Müslümanlar, şu İlâhî fermana kulak verirler -mealen-: “Ey iman edenler! Benim de düşmanım, sizin de düşmanınız olanları dost edinmeyin. Onlar size gelen gerçeği inkâr etmişken, onlara sevgi gösteriyorsunuz. Hâlbuki onlar Rabbiniz olan Allah’a inandığınızdan dolayı, Peygamber’i ve sizi yurdunuzdan çıkarıyorlar. Eğer siz Benim yolumda savaşmak ve rızamı kazanmak için çıkmışsanız, onlara nasıl sevgi gösterirsiniz? Oysa ben sizin gizlediğinizi de açığa vurduğunuzu da bilirim. Sizden kim bunu yaparsa doğru yoldan sapmış olur” (Mümtehine / 1).

Müminlerin tavrı nettir: Tağutu reddederler. Yani Allah’ın ve Müslümanların düşmanlarını reddederler. Müslümanlarla da Hak’ta, yani Kur’an ve hadiste ittifak ederler. Bu ölçünün dışına çıkıldı mı, o zaman ittifak olmaz, iftirak olur. Birleşelim derken kesir darbı gibi küçülünür, çer-çöp mesabesine gelinir. Oysa Hak’la ve Hak’ta ittifak edenler güçlenir. Öylesine ki, kâinata meydan okuyabilir. İstiklal de, izzet de şeref de onun hakkıdır. Şair bundan dolayı, “Hakkıdır Hakk’a tapan milletimin istiklâl” demiştir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Burhan Bozgeyik - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?