Gizle

Cami, cemaat ve kadın

İngiliz yayın kuruluşu BBC kanalına konuşan saçı örtülü bir bayan, “Ben erkek arkadaşlarımla okulda sınıfta yan yana beraber ders yapabiliyorum fakat camiye geldiğimizde direkt arka safta kalıyoruz” diye dert yanıyor. Öte yandan fethin sembolü Fatih Camii’nde bir grup kadın kendilerine ayrılan mahfilde namaz kılmayı reddedip, “Biz caminin istediğimiz yerinde namaz kılarız” diyerek adeta terör estiriyor. Hiçbir uyarıya da kulak asmıyorlar. Bundan daha vahim olaylar zaman zaman çeşitli camilerde ve özellikle de cenaze namazlarında sürekli yaşanıyor. Ladini hayat tarzını benimseyenlerin her alanda erkekle yarışma hastalığı maalesef bu gün modern Müslüman kadına da bulaşmış durumdadır. O da artık her yerde erkeği bir rakip olarak görmekte ve onun olduğu her yerde var olmak istemektedir. Nihayet bu iş, camide erkeklerle aynı safta namaza durma kepazeliğine kadar götürülmüş durumdadır.

Hâlbuki İslam toplumu ile cahiliye toplumlarını birbirinden ayıran en önemli özelliklerden biriside İslam’ın kadın-erkek ilişkilerine getirdiği sınırlamalardır. Cahiliyye toplumları karma bir toplum hayatı yaşarlar. İslam toplumu ise iki karşı cinsin temas noktalarını en asgari seviyeye indirmeyi öngörür. Bunun için kadınlara cihat, rızık temini için çalışma ve cenaze namazı farz kılınmamış, evin geçimi erkeğin üzerine yüklenmiş, camiye ve cemaate devam etmesi teşvik edilmemiş, sadece ruhsat verilmiştir.

Kadınları namaz kılmak için camiye gitmekten meneden genel bir yasak yoktur. Zira Allah Resulü şöyle buyurmuştur: “Kadınlarınız sizden gece namaza gitmek için izin istediklerinde onlara izin verin” (Buhari, 818; Müslim, 669). Bununla birlikte camilere gitmeleri teşvik de edilmemiştir. Aksine ÜmmüHümeyd isimli sahabe hanımın camiye gelme isteğine karşı verdiği cevapta Allah Resulü, kadınlara namazlarını evlerinde kılmalarının kendileri için daha faziletli olduğunu bildirmiştir. ÜmmüHümeyd (R.A.) bir gün Resûlullah (S.A.V.) Efendimize gelip: “Ey Allah’ın elçisi sizinle beraber namaz kılmayı seviyorum” demiştir. Bunun üzerine Resûlullahsallallâhu aleyhi ve sellem şöyle cevap vermiştir:

“Benimle namaz kılmayı arzu ettiğini biliyorum, ama evinde özel odanda kıldığın namaz, oturma odasında kıldığın namazdan, oturma odasında kıldığın namaz, evin salonunda kıldığından, o da kendi kavminin mescidinde kıldığın namazdan, kendi kavminin mescidinde kıldığın namaz ise benim mescidimde kıldığın namazdan daha hayırlıdır” (Ahmed b. Hanbel, 26550).

Yani erkeklerin farz namazları camide kılmaları istenirken kadınlardan da evlerinde kılmaları istenmiştir. Abdullah İbniMes’udradıyallâhuanh rivayet ettiği hadis-i şerifte ise Resûlullahsallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyuruyor: “Kadının (hususi ve dâhili) odasında kıldığı namazı, evin salonunda kıldığı namazından daha üstündür. (Kendi) yatak odasında kıldığı namazı ise umuma açık bulunan odada kıldığı namazından daha üstündür” (Ebu Davud, 570; Tirmizi, 1173).

Kadınların camilere, ilim meclislerine katılmalarında dini açıdan bir sakınca yoktur. Ancak hem erkeklerin hem de kadınların dikkat etmesi gereken kurallar vardır. Bu kurallara uyulup uyulmamasına göre de verilecek hüküm değişir.

Hz. Aişeradıyallâhuanhâ annemiz Allah Resulünün vefatından sonra daha sahabe asrında kadınların camiye gelip gitmeleri konusunda kadınların özensiz davranışlarını görüyor ve şu tespiti yapıyor: “Bugün kadınların yeni icat ettikleri halleri Resûlullah görseydi, onların camilere gelmelerini yasaklardı” (Buhari, 822; Müslim, 676).

Resûlullahsallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“Muhakkak kadın, günahsız olarak evinden çıkar, hemen kendisini gözeten şeytan yanına yaklaşır. ‘Sen kimin yanından geçersen o seni takdir eder ve güzelliğine hayran kalır’ der. Kadın süslendiğinde, ‘Nereye gidiyorsun’ denildiği zaman, ‘Hastayı ziyaret veya cenazeyi techiz veya camide namaz kılmaya gidiyorum’ der. Hâlbuki evinde olduğu gibi hiçbir yerde Rabbine ibadet etmiş olamaz” (Taberani, M’ucemül Kebir hadis no: 8828 ve 9373).

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Mustafa Kasadar - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

01

Gülrin - kadınlarımıza askerliği mecbur etsek bu eşitliği savunanlar ne der acaba.şurası bir gerçek bu modern çağda bile dünyanın yükünü ve sıkıntısını erkek çekiyor.yurt savunmasında hayatını,kolunu ,bacağını ,sağlığını kaybedenler yine erkekler.yaratılışımız belirgin biçimde farklıyken eşitlik diye iki cinsi eşitlemeye çalışmak gerçekliğe aykırı ve ne yazık ki bu saçmalık camide namaz gibi dini konulara da sıçramış durumda ben inançlı gözüken kadınlar eliyle iki cinsin eşitlenmesi hadisesini toplum düzeni ve dinin dejenerasyonu açısından tehlikeli görüyorum.

Yanıtla . 1Beğen 16 Nisan 18:49

Anket Seçim barajı ile ilgili ne düşünüyorsunuz?