Reklamı Kapat

İfsat ve Islah

Bismillahirrahmanirrahim;

Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah’a (C.C.) hamd ederim. Salât ve selâm, Peygamberimize, âline ve sahabelerine olsun.

İnsanlar, meramlarını kavramlar ile ifade ederler. Islah ve ifsat kavramları bunlardan ikisidir. Bu iki kavram fert, toplum ve siyasi hayatımızla ilgili olumlu ve olumsuz gelişmeleri ifade için kullanılır. İfsat; bozmayı, kargaşa çıkarmayı, yıkmayı, kötü sonuca sebep olmayı ifade eder. İfsat, ikilik çıkarmaktır. Islah; düzeltmeyi, yapmayı, barışı sağlamayı, imar etmeyi, istenen iyi sonuca elde etmeyi, ideal olan için çalışmayı ifade eder. İslam; ifsat etmeyi değil, ıslah etmeyi esas alır. İnsanlardan, hak söz söyledikleri halde, şer ve fesat yolunda yürüyenler ve bozgunculuğa koşanlar da vardır. Bunlar; iktidar sahibi olduklarında, nesli ve ekini, yani toplumun ve insanların geçim kaynaklarını tahrip ederler, ülkeyi yaşanmaz hale getirirler. Bir toplumun saadet içinde yaşayabilmesi için bu karakterleri tanıması ve iktidardan uzaklaştırması gerekir. BAKARA 204-205: “İnsanlardan öyleleri vardır ki, onun dünya hayatı hakkındaki sözü (balkon konuşmaları) senin hoşuna gider ve kalbinde olana (imanlı bir kimse olduğuna) Allah’ı şahit tutar. Hâlbuki o düşmanların en azılısıdır. Ancak o, iktidar olup işbaşı yaptığında yeryüzünde bozgunculuk yapmaya, ekini ve nesli yok etmeye koşar. Allah bozgunculuk yapanı sevmez.” Böylesi insanları tanımak için söyledikleri sözlere değil, yaptıkları işlere bakmak gerekir. Çünkü bunlar; sözleriyle yaptıkları bir olmayan işbirlikçilerdir. Bu insanlara Allah lanet etmiştir. RAD 25: “Allah’ın tevhit ahdini, onu kesin olarak onayladıktan sonra bozanlar, Allah’ın riayet edilmesini emrettiği şeyleri (akrabalık bağlarını) terk edenler ve yeryüzünde (düzenini bozup) fesat çıkaranlar; işte lanet onlar içindir. Ve kötü yurt (cehennem) onlarındır.” Bu insanların lanete uğramış olmaları Adil Düzenden sapmaları, faizci kapitalist nizama evrilmiş olmalarıdır. Fesat yoluna sapanlar; inkârcılar, müşrikler ve münafıklardır. Bu yüzden bunlar, yeryüzünde manevi tahribata, ekonomik yıkıma, uluslar arası ilişkilerde kargaşaya neden olurlar.

DÜNYANIN DURUMU 

Yeryüzünde ifsadı ırkçı emperyalizm örgütlemektedir. ABD, AB ve İsrail üçlüsü, ifsatçılığın jandarmalığını yapmaktadır. İslam âleminin işbirlikçi yönetimleri de, bunlarla beraberdir. Bu ifsatçılar ve işbirlikçileri yüzünden, İslam dünyası her gün yeni bir trajediyle sarsılmaktadır. ABD destekli Afgan Hava Kuvvetleri, hafızlık eğitimi gören çocukları bombalamış, 100’e yakın çocuk en mutlu günlerinde ölmüşlerdir. Daha bunun acısı dinmemişken, bu sefer Doğu Guta’da yine çocukları ve masum sivilleri hedef alan bir başka alçak saldırı gerçekleştirilmiş, çoğunluğu kadın ve çocuk olmak üzere 78 sivil hayatını kaybetmiş, yüzlercesi de yaralanmıştır. İslam dünyasının dört bir yanında; Filistin’de, Libya’da, Yemen’de, Keşmir’de, Arakan’da, Suriye’de, Irak’ta, Afrika’da sadece Müslüman kanı akmaktadır. Bölgemizde bu katliamlardan yararlanan tek ülke ise İsrail’dir. Yeryüzünde yaşananlar bir hak-batıl mücadelesi olayıdır. Bu bir imtihandır. Ancak Müslümanlar bu imtihanda şimdilik sınıfta kalmaktadırlar. Dünyanın bu kötü gidişatı karşısında “Yeni Bir Saadet Dünyasının” kurulması kaçınılmazdır. Bu ise ancak Milli Görüş yani Saadet Partisi iktidarı ile kurulabilir.

ÜLKEMİZİN DURUMU

Üzülerek ifade edelim ki, ülkemiz ırkçı emperyalizme itibar eden işbirlikçi bir anlayışla idare edilmektedir. Bu anlayışın sonucu olarak ülkemizde ıslah değil, ifsat yapılmaktadır. Bu ifsat politikaları yüzünden toplum cinnet geçirmektedir. Tahrip edilmiş sosyal yapımız, çürüten materyalist muhtevalı eğitimimiz, faiz ve haksız vergilerle yıkıma uğratılmış ekonomimiz, yerlerde sürünen adalet sistemimiz, darmadağın edilmiş dış politikamız yüzünden ülkemiz, çok sıkıntılı bir süreçten geçmektedir. Maalesef geçtiğimiz hafta sonu, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi’nde bir trajedi yaşandı. Ruh hastası bir akademisyen kendi fakültesindeki dört meslektaşını öldürdü. Ruh hali bozuk birine silah ruhsatı nasıl verilmiştir? Bu ruh hali bilinmesine rağmen meslekte nasıl tutulmuş ve buna kimler göz yummuştur? Bu kişinin şikâyet ve iftiraları nedeniyle yüzlerce kişi hakkında işlem yapılmış, bazıları ihraç edilmiş hatta bazıları uzun süre hapis yatmak zorunda kalmıştır. Akli dengesi bozuk birinin şikâyet ve ihbarlarına nasıl ve neden itibar edilmiştir? Bu kişinin ihbar dilekçeleri dikkate alınırken, hakkındaki uyarı ve şikâyet dilekçeleri neden sümenaltı edilmiştir? Bu sorular cevaplanmadan, doğru bir teşhiste ve tespitte bulunmak mümkün değildir.

AMBARGO

Ülkemizde bir korku imparatorluğu kurulmuştur. Bu yüzden bakanlar, dekanlar, gazeteciler, milletvekilleri, bürokratlar, aydınlar, âlimler, hocalar konuşamıyor. Saadet Partisi konuşuyor, sesini duyuran basın susturuluyor, konuştukları duyulmasın isteniyor. Çok net ifade etmek gerekirse; fikirlerin, düşüncelerin konuşulmadığı, insanların konuşamadığı yerde “kaba kuvvet” konuşuyor. Ne yazık ki, mürekkebin akmadığı yerde, insanların kanı akıyor. “Benimle olan Haccac’ı Zalim olsa da dostumdur. Benimle olmayan Hz. Hüseyin olsa düşmanımdır” anlayışı doğru bir anlayış değildir. Bu yaklaşım sadece ülkeye, sadece toplumsal barışa değil, AK Parti’nin kendisine de zarar verir. İnsanları susturarak, medyayı kontrol altına alarak iktidarlarını devam ettireceklerini sananlar büyük bir yanılgı içindedirler. Ne yapılırsa yapılsın, milletimiz Saadet Partisi’ni bu seçimin en başarılı partisi yapması önlenemeyecektir.

İTTİFAK

Merak edilen şey; Saadet Partisi kimin ile ittifak yapacak? Elbette Saadet Partisi bir ittifak yapacak. Bilge Başkan Temel Karamollaoğlu açıkladı: “Biz fitre parasına muhtaç hale getirilmiş 6 milyon asgari ücretliyle ittifak yapacağız. Yoksulluk sınırı altında ücret alan memurla, yarı fiyatına satılan şeker fabrikası işçileriyle, pancar ve tütün üreticileriyle, tarlasını ekemeyen çiftçi ve besiciyle, baylock, zoka, mor beyin, KHK mağdurlarıyla ittifak yapacağız. Sizi taşeron köleliğinden kurtarıyoruz denilerek kandırılan 4C’lilerle,  evine ekmek götürmekte zorlanan emeklimizle, memurumuzla, siftah yapamadan dükkânını kapatmak zorunda kalan esnafımızla, işsiz binlerce gencimizle, kısacası milletimizle ittifak yapacağız.” Selam hidayete tabi olanlara…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Hakkı Akkiraz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

02

yaşar inan - itifak ekmek değildir. bütçeye biriken aylık vergi gelirlerinin yüzde 80i her insanımıza eşıt olarak ödenmedikçe zulüm devam eder. fert başına düşen bütçe hakkı mart ayında 600 liradır. 5 kişilik bir ailenin 3000 lirası çalınmıştır. duyurulur

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 14 Nisan 14:45
01

Zati Ürer - Allah muvaffak etsin niyeti insanları dertlerinden kurtarmak olanları, yollarını açık etsin, ayaklarına taş değdirmesin.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 14 Nisan 10:59


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?