Reklamı Kapat

Açılan ve Daralan Zaman

İnsanın zamanı belli bir sınırda. Kimin ne kadar yaşayacağı önceden bilinmez. Bilinen o ki, zaman sınırlı.

İnsanın dönemleri var, çocukluk, ergenlik, gençlik, orta yaş ve yaşlılık dönemi. Ömrü olanlar için bu böyledir.

Hayata hazırlıklı olmak ancak belli bir düzen ve disiplin ile olur. Zamanın hızlı akışında ne olacağı kestirilemediğinden zamanın geçip gitmesi bir gerçek. Ancak bunu anlamlandırma, içini doldurması insanın her anını bilinçle yaşamasına bağlıdır. Bu, ister dünyevî, ister uhrevî olsun değişmez.

Zamana, yani kendine olan yolculukta insan kendi değerini bilirse ona göre yaşar. Hayatı, kendini ve zamanı değerlendirir.

Günler yorucu. Çünkü insan insanı yoruyor. İnsan insana hasım. Sevgi ve merhametten uzak, nefret ve öfkeye yakın bir hâl yaşanıyor. Birbirini itme, öteleme, uzaklaştırma çabası içinde sanki. Geçmişin hataları, yanlışları saçılıp savruluyor. Bunları örtme, görmeme, düşünmeme gibi bir yaklaşım söz konusu olamıyor şu ortamda. “Ben Müslüman’ım sen sakın Müslüman olma, uzak dur” gibi bir psikoloji egemen. Allah’ın yeryüzündeki her şeyi bol ve insanlık için. Bundan nasiplenmek her kulun, insanın, hayvanların ve cinlerin nasibi dâhilinde. Allah’ın cenneti de sonsuz. Cennete yalnız biz girelim, başkası görmesin gibi bir durum oluşuyor nedense. Bunlar insanın alanını, bakışını ve ufkunu daraltıyor.

Zulme elbette ortak olunamaz, olunmamalı. İnsanlığa ve diğer canlılara eziyet çektirenler bunun hesabını verecekler. Zalimin yaptıklarının aynını yapmak insanı, özellikle de bir Müslüman’ı değerli kılmaz. İntikam, kin, öfke ve nefret karanlık ruhluların hayat anlayışıdır.

Müslüman kişi zaten Müslüman’dır. Onun yapacağı, kendi iç zenginliğinde dünyasını sürdürmesi. Daha derinleşmesi, olgunlaşmasıdır. Kendisinin dışına baktığında, yani ailesinin, bulunduğu topluluğun, cemaatin, partinin vs. onlara tekrar tebliğde bulunması gerekmez. Güzel insanlar birbirlerini güzellikleriyle gözetlerler, güzellikte benzeşmeye bakarlar.

Tebliğ kime ve niçin yapılır? Ya da başkalarına güzelde ve iyide örnek olmak dururken, hırçınlıkta, nefrette, öfkede örnek olmak kime ne kazandırır? Kazandırır mı?

İnsan taş ve kaskatı bir varlık değildir. İnsanın kalbi var. Kalp dili nefrete açık değildir, sevgi ve merhamet kalpten doğar. Aşklar da. Oradan çıkar ve olgunlaşır.

İnsanların çıkarları söz konusu olunca birbirlerini tüketmeye yok saymaya bakarlar. İdeolojiler, topluluklar ve hatta cemaatlerde bile bu durumlar söz konusu. Birileri kendini cennetlik sayar diğerlerine cenneti uygun görmez.

İnsanlığın önüne alanlar açılıyor. Bu alanlar insanların yaşama ve kullanmaları içindir. Mekânda olduğu gibi zaman da bir alandır. Bunun hakkını vermek insanın hem bulunduğu anı için hem de geleceği için önem kazanır.

Hayata başlayan insan adım attıkça ve ilerledikçe zamanını tüketiyor. Geçip giden bir daha geri gelmiyor. Her insan teki için kayıp giden zamanın hakkı verilmişse bir sorun yoktur ve değerlidir. Değilse zaten geçen geçip gitmiştir denilemez. Onun başlıklarının dolması gerekmektedir.

Bugünün insanı bir kentin bir kasabının çarşı ruhundan yoksun. Artık oralar bir gösterge değil. Sosyal medya çarşısından geçilemiyor. İnsanlar öfkelerini insanların üzerine sıçratmak için sanki özel bir çaba içindedirler. Müslüman olma ruh ve bilinicinin çok uzağında. Zehrini özel bir marifet sanıyor ve sanki bununla cihat ediyor. Cihadını nefretle boşaltıyor. Öyle sanıyor ki ben bir başarı elde ettim, karşıtlarımı ezdim de geçtim. İnsanların girebilecekleri kapıları kapatmak için özel bir gayret gösteriyor. Bunu da bir Müslüman olarak yapıyor.

Ey Müslüman senin tebliğin sadece kendi cemaatine mi, topluluğuna mı? Oysa Müslüman ise zaten buna gerek yok. Rabbim gönülleri ve dilleri hoş eylesin.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ali Haydar Haksal - Mesaj Gönder

# Kayıp

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

Sems - Enfes bi yazi olmus emeginize saglik umarim yanlis iletisim icinde olanlara yol gosterici olsun

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 02 Haziran 20:19


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Erdoğan tarafından 'yüzde 5' ek zamla duyurulan 10 bin TL'lik emekli maaşı sizce yeterli mi?