İşler Kızışıyor

Bundan sonrası için, işlerin daha da sarpa saracağı söylenebilir.

Peki, gerginlik kimler arasında yaşanıyor?

Tabiî ki, Saadet’le muarızları arasında.

Saadet Partisi, seçimlerde aldığı oyun fevkinde bir etkiye sahiptir. Bu partinin gördüğü alakayı böyle değerlendirmek gerekir.

Saadet Partililerin -haklı olarak- kızgınlığına neden olan bazı şeyleri hatırlatmanın ve hatırlamanın zamanı olduğunu düşünmekteyiz;

İşte hatırlatmak istediğimiz bazı konu başlıkları:

1- Dış güçlerin tertip ettiği bölme projesine alet olunması.

2- D8’leri bırakıp AB ile iş tutulması.

3- Dışarıdan desteklenen bazı çevrelere, gereğinden fazla yakınlık gösterilmesi.

4- Liderlik rolünü üstlenen zatın sık sık hata yaptığını ifade etmesine rağmen hoş görüyle karşılanması.

Listeyi uzatmak mümkün. Ancak, bir yerde nokta konulması gerekir düşüncesi ile biz konumuza devam edelim. Ama sadece bir konu daha var ki, ona değinmesek meseleyi eksik bırakmış oluruz: Şu, her kesimle barışık olma adına iyice sırıtan tavırlar ve merkez medya üzerinden estirilen rüzgâr...

İşte, bir kesim, hâlâ bu ve benzer meseleleri sorgulamaktayken, diğer kesimin, hiç bunlar olmamış gibi davranması. Batı ile sürdürülmekte olan, tavizkar ilişkiler ise, işin cabası.

Bir yandan ABD ve AB ülkeleriyle kavga ederken, öbür yandan bu kesimlerle işbirliğine devam mesajları ile sadece o kesimler istiyor diye, özelleştirme bahanesiyle, şeker fabrikalarının kapatılması.

İşte bu ve benzeri, birçok mesele, milletin iktidara güvenini tarumar etmektedir: Bir yanda Suriye’de ABD’nin işlediği cürümleri ortaya koymak; 4900 tır dolusu silah ve askeri mühimmatı bu devletin teröristlere teslim ettiğini dünyaya ilan ederken öbür tarafta müttefiklik ilişkilerine devam etmek...

NATO’nun elindeki ve ABD kontrolündeki İncirlik üssünü hala açık tutmak, Kürecik’le ilgili bir uygulamaya geçmemek nasıl izah edile bilir? Kaldı ki, geçmişte -1975 yılında- bu üsler, ABD taşkınlığına karşın kapatılmıştı. Yoksa Türkiye, 1975’deki durumundan daha mı geridedir?

Milli Görüşçüler, asla kutuplaşmadan yana değildirler. Tam tersine, ülkede, huzur ve barışın hâkim olmasını en çok isteyen kesimdir Milli Görüşçüler. Kendilerini, kardeşliğin teminatı olarak görmektedirler. Onun içindir ki, Milli Görüş partileri, yakın geçmişte, CHP ile AP, MHP ve CGP ile koalisyon ortaklığı yapmışlardır.

Dikkat buyurun lütfen! Bahse konu partiler, görünüşte, birbirlerine epeyce uzak ve mesafeli görünmektedirler. Milli Görüşçülerin, bugün de aynı noktada bulunulduğu ve hin-u hacette bu birlikteliğe katkı sunacağı, rahatlıkla düşünülebilir.

Yarın çok geç olmadan, işler iyice sarpa sarmadan; Saadet Partisi’ne ve Genel Başkanı’na kulak verilmelidir.

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Sadrettin Karaduman - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Anket Seçim barajı ile ilgili ne düşünüyorsunuz?