Din dersi öğretmenleri ve imam kardeşlerim!

İstanbul’un en geniş meydanında kameraman, geçenlere mikrofonu uzatıyor ve “Kelime-i Tevhidi” soruyor. Birçok insanımız bilmediğini söylüyor.

Amerika’da Hıristiyan asıllı bir üniversite öğrencisine profesör sormuş: “Niçin ateist oldun?”

Öğrenci, “Üç Allah’a aklım yatmadı, ben de hepsini inkâr ettim” diye cevap vermiş.

Profesör aynı soruyu Türk öğrenciye sormuş: “Sen niye ateist oldun?”

İlk, orta ve lisede din dersi öğretmenlerinin daha dikkatli olması gerekir.

İmamlarımız biraz daha fazla çalışmalı.

Türk öğrenci, “Arkadaşın söylediği nedenlerden ateist oldum” diye cevaplamış. Makamı kocaman bir adam birkaç yıl önce, “Dinde reform yapılmalı” demişti.

Reformun olması için deforme olması lazım. İslam’ın ana kitabı Kur’an, tek harfi dahi değişmeden bize kadar gelmiş. Neyi reforme edecekler? Peki, niçin bu sözü söylerler?

Türk öğrencinin söylediği nedenlerden dolayı söylerler.

Hıristiyanlığın tahrif edildiğini, reformistlerin tamir ederken yeniden bir daha tahrip ettiklerini, İslam’ın ana kitabının tahrif edilmediğini bilmeden mademki Avrupalılar dinlerini reforme ettiler, biz de edelim kafasıyla söylenmiş sözdür.

Reformdan bahsedenler, Müslümanlar tarafından tenkit edildikleri gibi ateistler tarafından da tenkit edildiler.

Ateistler, “Biz, dinin tahrif edilenine de edilmeyenine de karşıyız” diyerek karşı çıktılar.

Demokritos (M.Ö. 460-370) ile Epikuros’un (M.Ö. 341-270) öncülüğünü yaptığı bu ateistlik akımına Yunanlılar “Kelbiyyun” köpekleşenler hareketi adını vermişler.

Darvin (1809-1882) türü insanlar yalan üzerine kurulmuş mantık oyunlarıyla türlerin geliştiğini söylemiş ve tarihi kalıntılar üzerinde oynayarak tanrısızlığa delil aramaya çalışmışlar. Ama insaflı ilim adamları sahtekârlığını ortaya koyuvermişler.

Türlerin çeşitlemesine örnek olarak, “Kuyruğu kesilen köpeğin, doğurduklarının da kuyruğu kesilirse on nesil sonra kuyruğu kesik yavrusu oluyor ve o da ayrı bir köpek cinsi oluyor” dediklerinde cevap olarak, “Yahudiler ve Müslümanlar binlerce yıldır sünnet olurlar. Ama yine de çocukları sünnetsiz doğar. Biz şimdi sizin uydurduğunuz yalana mı uyacağız, yoksa milyarlarca insanın bildiği gerçeğe mi uyacağız?” dediklerinde soru, cevapsız kalmıştır.

Onlar hayvanlar gibi yaşamak, haram-helal ayırımıyla zevklerinden mahrum olmamak için ateistliği/gâvurluğu yaymaya çalışıyorlar.

Gençken ateist oluyorlar. Zevklerini, şehvetlerini sınırsızca kullanmak için din engelini kaldırmaya çalışıyorlar.

Türkiye’de ve dünyada din düşmanlarına dikkat ederseniz alnı terlemeden milletin malını hortumlayanlar, güzellerini soyanlar, dolar sayanlar veya bunların kapısının önünde onların attığı kemiklerle geçinenlerdirler.

Siz ona buna bakmayın. Tek olan Allah’ın yolunda:

İhlâs Suresi’ni okuyarak yürüyün. “‘Deki: Allah birdir. Her şey ona muhtaç, O hiçbir şeye muhtaç değildir” bölümünde ateist-gâvurlara doğruyu duyurunuz.

“O doğurmamıştır, doğmamıştır” ayetiyle Allah-oğul-ruh’ul-kudüs üçlemesine inananlara doğruyu söyleyin. “Hiçbir şey O’nun dengi olmadı” ayetiyle, Allah’ın kullarını ilahlaştırmaya, insanların türettiği inkâr yüklü değerleri Allah’ın kitabıyla denk kabul ettirmeye çalışırken insanlığa kan kusturanlara doğruları söylemeye devam edin.

Siz doğruları parlak ayna gibi kişilerin karşısına çıkarın. Herkes yanlışını, özünün karasını kendisi görsün.

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Mahmut Toptaş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Anket Seçim barajı ile ilgili ne düşünüyorsunuz?