Gizle

Milli Görüş üzerine denemeler III

İkinci hedefimiz ise var olan uluslararası sömürü düzeninin yeni boyuta geçmesini engellemek olmalıdır demiş idik. Şimdi ise bu boyutu biraz daha açmaya çalışalım.

Sömürü sistemi yeni kavramlar, yeni araçlar oluşturuyor. Bunun farkındayız. Yeni Dünya Düzeni, Kripto ve Sanal Para, Küresel Vatandaşlık, Cinsiyetsiz Birey, Mikro Milliyetçilik ve niceleri… Böylece el altından yapmış oldukları sömürüyü resmi hale getirecekler. Tarihi tecrübemiz bize şunu göstermiştir ki sistem değişiklikleri milyonlarca insanın canına mal olmuştur. Yeni Dünya Düzeni dedikleri bu sisteme geçiş çalışmaları akamete uğratılamaz yahut durdurulamaz ise milyonlarca belki de milyarlarca insan yok olma tehlikesi ile karşı karşıya kalacaktır. Hareket altmışlarda yetmişlerde Siyonist planları anlatırken birileri “bunlar kafayı yemiş” diyorlar idi. Rahmetli Hocamın 1992 yılında söylediklerine “aaa hoca demişti” diyenleri hocamın 2002 yılında yaptığı konuşmaları dinlemeye davet ediyorum.

Mesele ciddi. İnsanlık artık yok oluşun eşiğine gelmek üzere. Bu yüzden herkese düşen görevler her günkünden daha fazla ve daha ehemmiyet arz ediyor. Yerleşik sistemle mücadele etmeyi kendisine şiar edinmiş Milli Görüş hareketi bu yüzden önemlidir. Çünkü küresel ölçekte meseleleri idrak edip çözüm gayretine girmiş başka bir hareket ve dava ne yazık ki yoktur. Bu yüzden Milli Görüş olmaz ise olmaz. Milli Görüş yaptıkları ile önemi her zaman hissettirmiştir.

Türk siyasi hayatında inanılması güç işler yapan Milli Görüş hareketi ilk defa siyasi arenaya çıktığında, sanayi, teknoloji, ekonomi ve eğitim başta olmak üzere birçok alanda geri kalmış Anadolu halkına bir gelecek vaat etmiştir. Ağır Sanayi Hamlesi ile maddi geri kalmışlığa çözüm sunan Milli Görüş Hareketi, Önce Ahlak ve Maneviyat hamlesi ile yıllardır süren ahlaki ve manevi değerlerden uzaklaşılmasına ve bazıları tarafından modernleşmenin ön şartı olarak takdim edilen erdemlerin göreceleşmesine çözüm olanağı sunmuştur.

Önce Ahlak ve Maneviyat üzerine biraz daha durulması gerektiği kanaatindeyim. Önce Ahlak ve Maneviyat sadece karşı cinslerle olan ilişkiler olarak tanımlanamaz. Önce Ahlak ve Maneviyat fıtrata uygun bütün durumların sahiplenilmesi uygun olmayanların ise ret edilmesi demektir.

Önce Gümüş Motor tecrübesi ile hayallerinin uygulanabilir ve yakın olduğunu bizatihi ortaya koyan hareket liderleri, koalisyon oldukları hükümetler ile birçok engellemelere rağmen projelerini hayata geçirmeyi başarmıştır. Ne demek bu? Bu şu demek: Biz Milli Görüşçüler her zaman birkaç adım ötesini hayal etmek ve ona göre hazırlık yapmak zorunda. Bilişim, ileri seviye teknoloji, Uzay Çağı, 4.0 sanayi gibi projeler hakkında önce bizler bilgi sahibi olmalı ve önce bizler toplumumuza bu kolaylıkları getirmelidir.

Ağır Sanayi Hamlesinin çeşitli suni gerekçelerle engellenmesi ve dengesiz sanayileşme bilhassa ekonomik paylaşımda adaletsizliğin ortaya çıkmasına neden olmuş, bu durumda hareket kendisini “Adil Düzen” söylemi ile bir kez daha güncellemiş ve güncel olana çözüm önerileri getirme iddiasını ortaya koymuştur. Bu söylem yenilenmelerine kırsalın kente bir diğer ifade ile çevrenin merkeze talip olması realitesi eklendiğinde hareket kısa vadede teveccüh kazanmış ve Türkiye’nin birinci partisi olmayı başarmıştır.

Kapatılmalar, yasaklanmalar, bölünmeler ve nihayetinde kurucu liderin vefatı, hareket için yeni bir dönemim başladığının habercisidir. Artık Milli Görüş hareketi dolayısı ile Saadet Partisi yeni bir vizyon, yeni bir söylem ve ülke sathında yeni proje/ler ortaya koymalı ve bütün çalışmalarını bu proje/ler etrafında yeniden şekillendirmelidir. Ya yenidünya düzeni denilen küresel sömürü düzeninin yeni versiyonuna teslim olacağız yahut yeni ve yaşanabilir bir dünyayı bizler kuracağız. Başka bir çare kalmamıştır.

Saadet Partisi bir muhalefet partisi olarak elbette ülkemizin içinde bulunduğu problemleri tespit ve bu problemlere karşı çözüm önerileri sunmaktadır. Ancak bir yönümüzle de ülke yönetimine talip bir parti olarak, kendi değerlerimiz ve medeniyet anlayışımızı üzerine bina edeceğimiz ve insanımıza umut ışığı olacak “Yeniden Büyük Türkiye” portresi çizmelidir.

“Yeniden Büyük Türkiye’’ dediğimiz Türkiye, nasıl bir Türkiye’dir? Yeniden Büyük Türkiye’nin çerçevesini çizecek temel dayanak noktaları nelerdir? Yeniden Büyük Türkiye’nin inşasını temin edecek maddi, manevi kaynaklar ve kadro gereksinimi nasıl sağlanacaktır? Unutulmamalıdır ki Türkiye her metrekaresi ile hepimizindir ve Yeniden Büyük Türkiye’yi inşa ederken küstürecek ne bir ferdimiz; atıl bırakılacak ne bir kaynağımız, ötekileştirecek ne bir vatandaşımız ve terk edilecek ne bir metrekare toprağımız vardır.

Yeniden Büyük Türkiye’yi Milli Görüş’ün öncülüğünde bütün Türkiye ile birlikte kurmak ve gelecek nesillere emanet etmek zorundayız.

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar İdris Cevahir - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Anket Seçim barajı ile ilgili ne düşünüyorsunuz?