Gizle

İki farklı yaklaşım!

Saadet Partisi’nin iktidar tarafından gündeme getirilen ittifak konusundaki “ilkeli ve kararlı tutumu” yandaş kafaları allak bullak etmiş durumda!

Yandaş kafalar Saadet Partisi’ne karşı nasıl davranılması gerektiği konusunda ikiye ayrılmış gibi bir izlenim veriyor.

Birinci grup Saadet Partililere seslenirken, “Sizi yanımıza çağırıyoruz, daha ne istiyorsunuz, kendinizi bulunmaz Hint kumaşı mı sanıyorsunuz” türünden aşağılayıcı dahası ötekileştirici bir üslup kullanıyor.

İkinci grupsa kendilerini birinci gruptan ayıran bir eda ile “Saadet Partisi’nin elbette eleştiri hakkı var ama bu eleştirileri hayata geçirebilmeleri için iktidar kanadında yer almaları gerek” diyor ve sahiplenir gibi yaparak sırt sıvazlayıcı bir hava içinde konuşuyor.

Yani Saadet Partisi’nin haklı eleştirilerini gerçeğe döndürmek için iktidar partisinin kurduğu ittifak içinde yerini alması gerektiğini iddia ediyorlar. Tabir caizse Saadet Partilileri birkaç milletvekilliği ile yemleyerek tavlamaya çabalıyorlar.

Birinci gruba göre daha zeki davrandıkları inkâr edilemez ama ileri sürdükleri tezin gerçekle bir alakası bulunmuyor.

Evet, ikinci grubu oluşturanlar birinci gruptakiler gibi aşağılayıcı ve ötekileştirici bir üsluptan medet ummuyorlar ama “ittifakta yer alırsanız söylediklerinizi gerçekleştirme şansınız olur” iddiasının da ayakları yere basmıyor.

Yani şimdi iktidar partisinde milletvekili olanlar istek ve arzularını hayata geçirebiliyorlar mı?

Bırakın isteklerini hayata geçirmeyi daha Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan randevu bile alamıyorlar.

Cumhurbaşkanı’nın oğlu Bilal Erdoğan bile, “Cumhurbaşkanımız ile görüşmekte zorlanıyoruz” mealinde laflar etmiyor mu?

Malum son günlerde pek çok milletvekili ile bakanı artık sakallı ve bıyıklı olarak görüyoruz. Ne kadar doğru bilemiyoruz ama bu sakal ve bıyık bırakma işinin Külliye’den esen rüzgârlardan esinlendiği iddia ediliyor.

Dahası yine ne kadar doğru bilmiyoruz ama sakalı ve bıyığı kendisine hiç yakıştıramadığı halde kesmekten çekinenler olduğu ifade ediliyor.

Hâl böyle iken “ittifak çatısı altında yer alırsanız istek ve arzularınızı hayata geçirme olanağı bulabilirsiniz” söyleminin bir anlamı kalıyor mu? Halen aynı çatı altında bulunanlar bile istek ve arzularını hayata geçiremezken Saadet Partililer bu şansı nasıl bulabilirler ki?

Evet, ittifak konusunda Saadet Partisi’nin sergilediği ilkeli ve kararlı tutum yandaş kafaları allak bullak etti ve şimdi her kafadan farklı bir ses çıkar hale geldiler.

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Zeki Ceyhan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

01

Mehmet - akp'nin şimdiye kadar Saadet Partisi stratejisi; Saadet Partisi'ni hiç muhatap almayarak, %90 kontrol ettiği medyada hiç yer vermeyerek kamuoyunda böyle bir bir partinin varlığını bile unutturmaya yönelikti; aslında perde gerisinde en çok çekindikleri Saadet Partisi'dir. akp, hep kutuplaşma üzerinden oy toplamaya çalışıyor. Malum, önümüzdeki seçimlerde tüm muhafazakar, milliyetçi kitleyi kendi etrafına toplayarak kutuplaştırma oluşturmaya çalışıyor. Bu bağlamda Saadet Partisi tam kilit parti oldu. Bilmeyerek ve istemeyerek de olsa Saadet Partisi'ne hizmet ettiler.

Yanıtla . 3Beğen 08 Mart 09:31

Anket Seçim barajı ile ilgili ne düşünüyorsunuz?