Gizle

Ahlak, adalet, barış

Bismillahirrahmanirrahim;

Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah’a (C.C.) hamd ederim. Salât ve selâm, Peygamberimize, âline ve sahabelerine olsun.

İnsan, Allah Teâlâ’nın yarattığı eşrefi mahlûkattır. İnsanı eşrefi mahlûkat kılan şeylerin başında yaratan, yaşatan, yöneten hak ve adalet ölçülerini koyan Allah Teâlâ’yı rızasını gözeteceği, kulluğunda kusur etmeyeceği RAB edinmesidir. Yine onu en şerefli kılan, Allah için iyiliği emretmek, kötülüğü engellemekten sorumlu kılınmış bir HALİFE olmasıdır. Ve yine onu en şerefli kılan, Allah’ın teklif ettiği EMANETİ yüklenmiş olmasıdır. Onu en şerefli kılan, geçici olarak iskân edildiği yeryüzünün İMARI ile mükellef kılınmasıdır. Bu dört görevi birlikte yapabilen insan iyi ve güzel bir insandır. FUSSİLET 33: “İnsanları Allah’a (yoluna) çağıran, salih (faydalı) amelde bulunan ve gerçekten ben Müslümanlardanım diyenden daha güzel sözlü kim olabilir?” Allah’ın yolu, din ve düzen olarak İslam’dır. İslam; ferdin hayatını da, toplum hayatını da, kamusal alanı da tanzim eder. İslam, bu düzenlemeleri yaparken insanın hem bu dünya saadetini, hem de ahiret saadetini esas alır. İslam; kin ve düşmanlık değil, sevgi ve şefkat, barış ve kardeşlik düzenidir. Kur’an ve sünnet İslam’ın iki dayanağıdır. İslam haktır. İslam’ın dışında ne varsa; din, ideoloji, felsefe ve düzenlerin hepsi batıldır. İslam’ın düzeni Adil Düzen’dir. Faizci kapitalist nizam; İslam’ın ve Müslümanların benimseyeceği bir düzen olamaz. ABD ve İsrail ile stratejik ortaklığına dayanan bir dış politika; İslam’ın ve Müslümanların dış politika tercihi olamaz. Avrupa Birliği; İslam’ın ve Müslümanların benimseyeceği bir medeniyet projesi olamaz. Çünkü İslam; faizi Allah ve Resulü ile savaşmak olarak görür. Çünkü İslam; İslam düşmanı ABD ve İsrail ile stratejik ortaklığına dayanan dış politika tercihini şiddetle reddeder. Çünkü İslam; Avrupa Birliği’ni bir medeniyet projesi olarak asla kabul etmez.

SİYASET

İslam’a din ve düzen olarak iman etmiş bir Müslüman, bilmelidir ki SİYASET İslam’ın dışında değil içindedir. İslam, siyaset ile ilgilenmez demek, Kur’an’ın devlet eliyle yapılması gereken ahkâmını görmezlikten gelmek demektir. Müslüman; İslam’dan sayılan Meşru Siyaset ile de ilgilenmek zorundadır. Bu inancının gereğidir. Meşru Siyaset: “Meşruiyetini bireylerin hak ve özgürlüklerini koruma amacından alan, en üst siyasi organizasyon olan devlet eliyle, hak ve adalet ilkeleri çerçevesinde insanlara hizmet etme işidir.” Ömer Nasuhi Bilmen ise IstılahatıFıkhiyye’de siyaseti şöyle tanımlamaktadır: “İktidar sahibinin halka yönelik emir ve yasakları, ahlakı, huzuru, mal ve can güvenliğini korumaya yönelik yapılan kanun, insanları dünya ve ahiret saadetlerini sağlayacak yola yönlendirmek suretiyle toplumun ıslahı, refahı ve huzuru için çalışmaktır.” İslam bu çalışmaları, cihat olarak tanımlamaktadır. Müslümanlardan bir topluluk böyle bir siyaseti benimseyip yürütüyorsa, bu siyasetin dışında başka yolları benimseyen Müslümanların, bundan rahatsızlık duymaları kendileri bakımından sıkıntılı bir durumdur. Meşru Siyaset; Peygamberlerin benimseyip yürüttüğü siyasettir. Müslüman’ım diyen herkesin benimseyip yürüteceği siyaset de bu siyasettir. İnsanları, Allah’ın yolundan uzaklaştırmayı esas alan siyaset ise İblis’in siyasettir. ARAF 16-17:“İblis dedi ki: ‘Öyle ise beni azdırmana karşılık, yemin ederim ki, ben de onları saptırmak için senin doğru yolunun üstüne oturacağım. Sonra elbette onlara önlerinden, arkalarından, sağlarından, sollarından sokulacağım ve sen, onların çoklarını şükredenlerden bulmayacaksın’ dedi.” ABD’nin, İsrail’in, Avrupa Birliği’nin benimsediği siyaset İblis’in siyasetidir. Bir Müslüman, dünya menfaatidir diye böyle bir siyaseti benimseyemez. Çünkü din ve düzen olarak İslam bellidir. Sağa, sola çekilemeyecek kadar nettir ve mükemmeldir. HUCURAT 16:“De ki: Siz dininizi (İslam’ı) Allah’a mı öğreteceksiniz? Oysa Allah göklerde olanları da bilir, yerde olanları da. Allah her şeyi hakkıyla bilendir.” Müslüman olarak görevimiz, İslam’ı din ve düzen olarak yaşamak ve yaşatmak için cihat etmektir.

MİLLİ GÖRÜŞ-SAADET PARTİSİ

Milli Görüşçüler yani Saadet Partililer; Peygamberlerin takip ettiği yukarıda tanımı yapılmış Meşru Siyaset’i benimsemiş ve bu istikamette bütün insanlığın saadeti için çalışmaktadırlar. Bu siyasetin özünde ise, hakkı üstün tutmak, nefis terbiyesini esas almak, hakikaten hesap gününe inanmak vardır. Saadet Partililer için ahlak, adalet, barış çok önemli şeylerdir. Hakkı batıla karıştıran işbirlikçi siyasetten ve türevlerinden uzak dururlar. İslamcılığı değil, Müslümanlığı önemli görürler. İslamcılığı İsrail tiyatrosunda oynanan muhafazakârlık olarak kabul ederler. Muhafazakârlığı ise, İslam dininin şeklini değiştirmek suretiyle bu milleti İslam’dan uzaklaştırmaya çalışmak olarak tanımlarlar. İtikat ve ilmihal konularını öğrendiği, bildiği ve bir kısım ibadetleri yerine getirdiği halde, ticaret, siyaset ve devlet hayatında müşrikler gibi düşünen, olayları batılı ve cahili ölçülerle değerlendiren bir kimse, ancak muhafazakâr demokrat veya sosyal demokrat olur. Örneğin, beş vakit namazı imamın arkasında ve tadili erkânıyla kılan bir insan, içinden “camiden çıktıktan sonra, sattığım tarlanın parasını acaba hangi bankaya yatırsam?” diye geçiriyor ve rahatlıkla faiz yiyorsa, bu kişi İslam’ca düşünmüyor demektir. İslam’ca düşünen bir kimse, her meselesini Kur’an, sünnet ve salim fıkıh ile çözen kimsedir. İslam’ca düşünmeyi esas alan görüşe Milli Görüş diyoruz. Saadet Partisi bu görüşün partisidir. Erbakan Hocanın dediği gibi, Saadet Partisi siyaset yapmıyor, cihat ediyor. İslam, ancak kendi orijinal kavramlarıyla anlaşılır ve anlatılır. Cihat; hakkı hâkim kılmak, temel insan hak ve hürriyetlerini sağlamak ve korumak ve her türlü zulüm ve sömürü düzenlerini ortadan kaldırmak için yapılacak hizmet ve faaliyetlerin tamamıdır. Batılıların kullandığı manada “harp” ve “savaş” gibi kelimeler cihadı ifade edemez. Cihat izzet ve aydınlık, gevşeklik ise zillet ve karanlıktır. Selam hidayete tabi olanlara…

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar İsmail Hakkı Akkiraz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

01

Bilal - Bir Müslüman olarak soruyorum Saadet partisi iktidara gelirse kerhaneler kapatılacak mı içki fabrikaları kumar pisliği tefeci faiz bankalarına hala izin verilecek mi? Nato bağlılığı devam edecek mi? incirliğimizden teröristlere tır tır silah yollanacak mı? diğer partiler gibi koltuğa oturur oturmaz 7 göbek sülale kadrolu işe mi yerleştirilecek? BUNLARI MERAK EDİYORUM.

Yanıtla . 1Beğen 07 Mart 16:47

Anket Seçim barajı ile ilgili ne düşünüyorsunuz?