Endişeye mahal var (mı)

Gençlerin temel ihtiyaçlarını hesaba katmaktan uzak mevcut iletişim dili, onların meşru özgürlük alanlarını kısıtladığı gibi, onu gayr-i meşru uygulamalara karşı korumaktan da uzaktır. Bu açıdan hayatını anlamlandıracak temel düşüncelerin gençlere aktarılması önemlidir. Rızık ve gelecek endişesi ya da bu yolda her şeyi meşru gören algılarla yüzleşmezsek endişeye mahal var!

Gençliği tahlil eden araştırmalar; “asi, aykırı, itiraz etmeyi seven, farklı heyecanlar yaşayan, hayat tarzı değişik bir gençlik” tespitini öne çıkarıyor Bu tespitleri olumsuz ifadeler olarak kabul etmek yerine, itirazla başlayan bir iletişim kanalı oluşturmak zorundayız. Çünkü gençliğin başkaldırı merkezli, itiraz endeksli bir hayatının olması aslında olumlu ve fırsata dönüştürülecek bir unsurdur. Gençliğin itaat ve itiraz dengesini sağlayacak yeni iletişim dili bu açıdan gereklidir. Bilmeliyiz ki; peygamberler insanlara aklını kullanmayı önermişler, düşünmeye davet etmişler ve bu yüzden gençleri kazanmayı başarmışlardır.

“Gençlik ve inanç” konusunda yapılan çalışmalar, daha çok öğrendiği halde sorgulayamadığı için sorumsuzlaşan gençleri kazanmak adına temsilden çok fonksiyon üretmek gerektiğinin altını çiziyor. Çünkü Z kuşağı tamamen görsel çalışıyor ve bu açıdan şekillendirme ve tasvir, iletişimin fonksiyon aşamalı bir süreç olduğunu gösteriyor. İyi bir fonksiyonu gençliğe sunabilirseniz anında o fonksiyonu alıyor ve ulaştırıyor ama bunun için sizin onu etkilemeniz gerekiyor. Çünkü en önemli mesaj insanın kendisidir.

Gençlerle iletişimde fonksiyon geliştirmek; yeni bir bakış açısı sunma, davranış biçimini değiştirme, bilgilendirme ve yetki verme ile mümkündür. Gençlerimiz sadece yarınlarımız olmak istemiyor, bugün de söz hakkı istiyor. Eğer bugün onlara söz hakkı verebilirsek yarınlarımızı şekillendirmeleri daha kolay olacaktır. Teknolojinin rahmet olmasıyla bu kolaylık daha büyük tesirler üretecek ve müjdeleyen bir dil ile buluşarak çağlara muştu olacaktır.

Gençler için önemli olan, “özgürlük ve rızık” gibi konularda özgün çalışmalar aranıyor! Bu ise, “takva ve isar” kavramlarını yeniden anlamakla mümkündür. Sorumluluk ve gönüllülüğün şahsiyet ve erdem kazanma adına ne kadar önemli olduğu görülüyor. Gençlerimize kazandıkları şahsiyet ve erdemle hayatlarını şekillendirmelerine vesile olmak, geleceğe yapılan en büyük yatırım olacaktır.

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar İbrahim Veli - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Anket Seçim barajı ile ilgili ne düşünüyorsunuz?